Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2715 E. 2025/1210 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2715
- Karar No
- 2025/1210
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1451 E., 2024/718 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Anamur 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/204 E., 2021/365 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Mersin ili, Anamur ilçesi, ... Mahallesi, 110 ada 220 parsel numaralı taşınmazın davacıya ait olduğunu, davacının davaya konu kadim suyu yaklaşık 60 senedir atadan beri kullandığını, davacının dedesinin vefatı sonrası taşınmazların mirasçılar arasında paylaştırıldığını, davaya konu suyun diğer mirasçılara ait tapu üzerinde kaldığını, davalı mirasçısının ise bir süredir bu kadim suyu kullandırtmadığını belirterek suya müdahalenin men-i’ne, suya müdahale sebebiyle davacının bahçesinde bulunan ürünlerin uğramış oldukları zararların tesbitine ve giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının 110 ada 220 parsel sayılı taşınmazı su kaynağından sulamadığını, başka parsellerdeki tarlalarını suladığını, davacının davaya konu su kaynağının dışında başka kaynaklardan da yararlanarak tarlalarını suladığını, davacının su sorunu olmadığını, su kaynağından çıkan su miktarının davalıya dahi yetmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu suyun davalıya ait taşınmaz içerisinde kaldığı, kadim kullanma hakkının olmadığını, suyun kendiliğinden kaynadığı arazinin hudutlarını aşacak debide olmadığı ve tek başına malikinin ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; su üzerinde kadim hak bulunduğunu, suyun kaynağının doğal kaynak suyu olduğunu, daha sonrasında yörede tapulama çalışmaları, kadastro tespitleri yapılması sonucunda işbu kadim suyun davacı tapusu dışında alanda kaldığını, suyun 110 ada 62 parsel içinde kaldığını ve davacının bu parsel malikinin mirasçısı olduğunu, taksim sözleşmesi olmadığını, davalının suyu kullanmaya engel olduğunu, suyun kattığı değerin çok yüksek belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, suya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.