Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2678 E. 2024/3792 K. – Vasiyetnamenin
Konu: Vasiyetnamenin Tenfizi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2678
- Karar No
- 2024/3792
- Karar Tarihi
- Konu
- Vasiyetnamenin Tenfizi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/574 E., 2022/3049 K. DAVA TARİHİ : 21.05.2020 KARAR : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/178 E., 2020/645 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'in ... 2. Noterliği’nin 03/02/1999 tarih ve 02488 yevmiye No.lu vasiyetnamesi ile 313 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki dükkanın 1/4 hissesini davacıya bıraktığını, bir kısım mirasçıların vasiyetnamenin iptali ve tenkisi talepli dava açtıklarını, dava sonunda davacı yönünden iptal ve tenkis taleplerinin tamamının reddedildiğini ve hükmün kesinleştiğini beyan ederek dava konusu vasiyetnamenin tenfizi ile tapunun iptal edilerek dükkanın 1/4 hissesinin davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vd. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilleri tarafından "vasiyetnamenin iptali-tenkis" talepli dava açıldığını, dava sonucunda tescil hükmü kurulduğunu, bu kararın kesinleştiğini, dava konusu yerin davacı da dahil olmak üzere kimlerin adına ve ne oranda tapuya tescil edileceğine ilişkin kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunduğundan bu davanın görülmesinde hukuki yarar olmadığını, müvekkillerinin mahkeme ilamı doğrultusunda tapuya kayıt ve tescil için idari başvuru yaptıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığını, davacı tarafından mahkeme dosyasına sunulan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 2011/95 Esas, 2017/369 Karar sayılı ilamı incelendiğinde, tescil için yeterli olup infaza uygun olduğunun görüleceğini, şekli anlamda salt üzerine düşen yasal yükümlülükleri yerine getirmek amaçlı bir davet, ihbar ya da ihtar yoluyla bilgilendirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığını, davacı tarafından mahkeme dosyasına sunulan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 2011/95 Esas, 2017/369 Karar sayılı ilamı incelendiğinde, tescil için yeterli olup infaza uygun olduğunun görüleceğini, şekli anlamda salt üzerine düşen yasal yükümlülükleri yerine getirmek amaçlı bir davet, ihbar ya da ihtar yoluyla bilgilendirilmediğini, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 4. Davalı ... vd. vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, tapu iptaline yönelik kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu, mülkiyet hakkının tescilden önce kazanıldığını, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, talebin öncelikle zamanaşımına uğradığını, husumetin kendilerine yöneltilmesinin mümkün olmadığını, tenkis defi ileri sürdüklerini belirterek davanın usul ve esastan reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu vasiyetname ile mirasçı olarak atandığını ve Sulh Hukuk Mahkemesinden murisin külli halefi olduğunu gösterir veraset ilamı aldığını, davacının bu veraset ilamıyla başkaca bir resmi senet ya da belgeye gerek olmaksızın murisin külli halefi olarak mirasçılık hakkını kullanabileceğini, getirtilen tapu kaydında da davacı adına tescil işleminin yapıldığının görüldüğünü belirterek davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Bu davanın 21.05.2020 tarihinde açılan vasiyetnamenin tenfizi davası olduğunu, lehine vasiyetname düzenlenen davacının vasiyetnamenin kendi lehine olan kısımlarının tenfizini talep ettiğini, dava dilekçesinin davalılara tebliğinden sonra ... vekili tarafından ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/95 E. ve 2017/369 K. sayılı tapu iptali ve tescil kararının tescil edildiğini, davadan önce vasiyetnamenin tenfizine ilişkin bir karar ve tenfize ilişkin tapuda yapılan bir işlem bulunmadığını, dolayısıyla davada hukuki yarar yokluğundan söz edilemeyeceğini, tenfiz kararı verilmesi gerektiğini, hukuki yarar yokluğundan verilen ret kararı usuli bir ret olduğundan maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının temel amacının kendisine vasiyet edilen taşınmazın adına tapuya tescilini sağlamak olduğunu, vasiyetnamenin iptali ve tenkis talepli olarak görülen ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/95 Esas ve 2017/369 Karar sayılı ilamı ile " Tarafların murisi ... oğlu, ... adına tapuda kayıtlı olan ... İli, Antakya İlçesi ... Mahallesi 313 parsel sayılı taşınmazın 25/100 hisse ile Vedi oğlu ... … adına tapu kayıt ve tesciline " şeklinde hüküm kurulduğunu ve bu kararın 30/01/2020 tarihinde kesinleştiğini, o halde davacının kesinleşen kararın infazı yoluyla bu amacını gerçekleştirebilme imkanı varken 21/05/2020 tarihinde vasiyetnamenin tenfizi davası açmasında hukuki yararı olmadığını, öte yandan davalı taraf lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri İstinaf dilekçesindeki itirazlarına ilaveten davacının tescil talebinin defalarca tapu müdürlüğü tarafından reddedildiğini, bu nedenle hukuki yararı olduğunu, dava açılmasına davalılar sebebiyet verdiğinden davacı lehine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 600 üncü ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.