Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2507 E. 2025/823 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2507
- Karar No
- 2025/823
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/41 E., 2024/486 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından verilen ve ödenmeyen bonolar nedeniyle müvekkili adına davalı borçlu aleyhine kambiyo senedine özgü icra takiplerinin başlatıldığını ve bu takiplerin kesinleştiğini, davalının babası ...'ın ölümü üzerine babasından davalıya intikal eden taşınmazlar üzerine haciz şerhi konulduğunu; ancak davalının Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/511 Esas, 2022/474 Karar sayılı dosyasında muris babasının mirasını kayıtsız şartsız olarak reddettiğinin öğrenildiğini, Türk Medeni Kanunu'nun 617. maddesi gereği 6 aylık hak düşürücü sürede iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, davalının alacaklılardan mal kaçırmak için mirası reddettiğini ileri sürerek, davalı tarafından gerçekleştirilen mirasın reddi işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının ... plakalı kamyonet niteliğinde bir aracının olduğunu, davacı alacaklının bu aracı haczettirip alacağını alabileceğini, davacının müvekkilinin mal varlığının alacağı karşılamaya yetmediğini ve davalının alacaklıya zarar verme kastını ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ve 2022/421 Esas, 2023/396 Karar sayılı kararı ile "...davalının şahsi malvarlığının borcu karşılamaya yeterli bulunmadığı, murisin terekesinin borca batık olmadığı, davalının borcun ödenmesi için de yeterli güvence göstermediği..." gerekçesiyle "...davanın kabulüne..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.03.2024 tarihli ve 2024/41 Esas, 2024/486 Karar sayılı kararı ile "...davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde cevap dilekçesindeki nedenlere dayanarak; 1.Davacı tarafça müvekkili aleyhine girişilen takipte müvekkile ait araca yalnızca haciz konulduğunu ve davacı tarafından yakalama dahi talep edilmediğini, 2.Aciz vesikası alınmadan iptal davasının açıldığını, bu durumun usuli bir eksiklik olduğunu, 3.Mahkemece yapılan araştırmaların ve tespitin hukuka uygun olmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, mirasın gerçek reddinin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.