Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2272 E. 2024/5063 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2272
Karar No
2024/5063
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/180 E., 2024/57 K. DAVA TARİHİ : 16.05.2018 KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli, davacı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.11.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklaması dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin paydaşı olduğu 1530 ada 3 ve 8 parsel sayılı taşınmazların önceki paydaşı ...’ın taşınmazlardaki payını 17.04.2018 tarihinde davalıya sattığını, ancak müvekkiline noter bildirimi yapılmadığını, ayrıca resmi senette satış bedelinin diğer paydaşların ön alım hakkını engellemek amacıyla yüksek gösterildiğini ileri sürerek, dava konusu payların gerçek değerinin tespitini ve bu değer üzerinden belirlenecek ön alım bedeli karşılığında, davalı adına kayıtlı payların iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 1530 ada 3 No.lu parseldeki payı tapuda gösterilen 200.000,00 TL; 8 No.lu parseldeki payı ise 500.000,00 TL bedelle satın aldığını, bedelde muvazaa iddiasını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli ve 2021/408 Esas, 2022/67 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafa yemin teklif etme ... verilmiş ise de davacı vekilince yemin deliline başvurmayacakları bildirildiğinden, zuhulen mevcut haliyle karar verilmiş olduğu belirtilmek suretiyle depo edilen 356.009,86 TL ön alım bedeli üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 28.03.2023 tarihli ve 2022/5932 Esas, 2023/1811 Karar sayılı ilamıyla özetle; Mahkemece, bozmaya uyularak davacı tarafa yemin teklif etme ... verilmiş, davacı vekili ise yemin deliline başvurmayacaklarını bildirmiştir. Bu durumda Mahkemece, davaya konu 17.04.2018 tarihli ve 6054 yevmiye numaralı resmi satış sözleşmesindeki satış bedelleri ile tapu harç ve masrafları toplamından ibaret ön alım bedelinin belirlenerek, davacı tarafından bozma ilamından önce depo edilen 356.009,86 TL’nin de tespit edilecek ön alım bedelinden mahsup edilmek suretiyle kalan kısmın davacı tarafa depo ettirilmesi ve daha sonra sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere bozma ilamına aykırı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekili lehine dava dilekçesinde belirtilen 10.000,00 TL dava değeri üzerinden, davalı taraf lehine ise tapuda gösterilen satış bedeli ile ödenmesi zorunlu harç ve masraf toplamı olan 714.000,00 TL ile dava değeri arasındaki fark miktarı olan 704.000,00 TL üzerinden avukatlık ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin de bu kabul ve ret oranı esas alınarak haklılık oranına göre (%1,4 kabul - %98,6 ret) taraflara paylaştırılması suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşmasız, davalı vekili ise duruşmalı temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, Mahkemece yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu hisseyi davalının satın aldığı tarihten sonra, kurdaki değişiklikler nedeniyle resmi senetteki satış bedelinin değerinin azaldığını, bedel depo edilirken bu hususların Mahkemece dikkate alınmadığını, ön alım bedelinin nemalandırılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Resmi satış sözleşmesindeki ön alım bedelinin makul süre içerisinde depo edilmemesi ve vadeli bir mevduat hesabında değerlendirilmemesi nedeniyle pay satın alan davalıyı fakirleştirecek, ön alım hakkını kullanan davacıyı amaç dışında zenginleştirecek yorum ve sonuçlardan kaçınılmalıdır. 2. Hakkın kullanılması hiçbir zaman davalının zararına olmamalıdır. 3. Dava konusu paya yönelik ön alım davasının açıldığı tarih ile ön alım bedelinin depo edildiği tarih arasında uzunca bir zamanın geçtiği; bu süre gözönüne alındığında, ön alım bedelini zamanında depo etmeyerek kullanması nedeniyle davacının amacı dışında zenginleştirildiği, nemalandırılmayan satış tarihindeki miktarın depo edilmesi nedeniyle enflasyon oranında veya faiz getirisinden mahrum kalınması oranında davalının da fakirleştiği, bir tarafın diğer taraf zararına azımsanamayacak derecede oransız bir çıkar sağladığı, bu durumun 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olacağı açıktır. 4. Mahkemelerce, ön inceleme tarihi itibariyle resmi senetteki bedelin, satış masraflarıyla birlikte, vadeli bir mevduat hesabında depo edilmesine karar verilerek yargılama sürecinin uzaması nedeniyle ön alım bedelinde meydana gelecek değer kaybının önüne geçilmesi sağlanmış olacaktır. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede , Somut olayda, ön alım bedelinin tensip tarihi itibariyle depo ettirilmediği, satış bedelinin değerinde meydana gelen azalmanın önüne geçilmediği anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece yapılması gereken, konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli şekilde rapor alınarak; resmi senette yazılı satış bedeli ile tapu masrafı toplamı olan 714.000,00 TL'nin öninceleme tutanak tarihi olan 20.12.2018 tarihinden bilirkişi incelemesi yapılan tarihe kadar nemalandırılması halinde ulaşacağı değer belirlenerek, bu miktardan depo edilen ve bankada mevcut bulunan (nemalı veya nemasız) miktar çıkarılarak aradaki farkın da depo edilen ön alım bedeline ilavesi suretiyle karar vermektir. Davacı tarafından aradaki fark depo edildikten sonra işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 28.000,00 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 19.11.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2272, K. 2024/5063, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2272-e-2024-5063-k-2c5683ae6040