Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2187 E. 2024/2982 K. – Paydaşlar Arası
Konu: Paydaşlar Arası Ecrimisil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2187
- Karar No
- 2024/2982
- Karar Tarihi
- Konu
- Paydaşlar Arası Ecrimisil
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/251 E., 2023/31 K. DAVA TARİHİ : 01.06.2011 KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki paydaşlar arası ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 6 parsel sayılı taşınmazda davalı ile birlikte paydaş olduklarını, rızası dışında davalının dava konusu taşınmazda uzun zamandan beri oturduğunu ancak herhangi bir kira ödemediğini ileri sürerek 8.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kendisine herhangi bir ihtar tebliğ edilmediğini ve kira konusunun hiç gündeme gelmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 02/07/2015 tarihli ve 2011/185 Esas, 2015/205 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 4.950,00 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 16.05.2019 tarihli ve 2018/8170 Esas, 2019/5180 Karar sayılı ilamıyla; “... intifadan men koşulunun gerçekleştiği 2.12.2010 tarihinden itibaren, kira gelirine göre ecrimisil hesaplama yöntemine uygun şekilde hesaplama yapılması gerekirken, yazılı ve yerinde olmayan gerekçeler ile ihtarname tebliğinden öncesine ilişkin olarak da ecrimisile hükmedilmesi doğru olmamıştır...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; Yargıtay bozma ilamında açıklandığı üzere intifadan men koşulunu sağlayan ihtarnamenin 02.12.2010 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davanın 15.06.2011 tarihinde açıldığı, davacının payı üzerinden ecrimisil hesaplamasının yapıldığı, buna göre 02.12.2010-31.12.2010 tarihleri arasında 26,25 TL ve bu tarihten 15.06.2011 tarihine kadar da 541,04 TL tazminat miktarı belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, davanın kabulü yerine kısmen kabul kararı verildiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmeden sonuca gidildiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini, davacının haklı olduğu davada borçlu duruma düştüğünü ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, paydaşlar arası ecrimisil istemine yöneliktir 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği gözetilmeksizin, davalı yararına fazla vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin V.C.3.2 numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacı vekilinin V.C.3.3 numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (9) numaralı bendinde yer alan "...7.432,35 TL..." rakamının hüküm sonucundan çıkarılarak yerine "...567,65 TL..." rakamının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.