Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2076 E. 2025/984 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2076
Karar No
2025/984
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1959 E., 2024/301 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/629 E., 2021/376 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 490 ada 4 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalı Şirketin ise taşınmazın diğer hissedarlarına ait payları satın aldığını, müvekkilinin satış işlemini haricen 22.12.2017 tarihinde öğrendiğini, ön alım hakkına engel olmak için tapudaki satış bedellerinin yüksek gösterildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazdaki davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkilinin Kestel 1. Noterliği’nin 28.08.2017 tarihli ve 2017/10148 yevmiye numaralı ihtarnamesinin davacıya 05.09.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 aylık sürenin 05.12.2017 tarihinde dolduğunu bu nedenle davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddini savunmuştur. 2. Davalı ... A.Ş fer’i müdahil olarak davaya kabul edilmiş, davacıya yapılan ihtarname tebliğinin usulüne uygun olduğunu belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "mahkemece 25.02.2021 tarihli celsede bilirkişi raporları uyarınca dava konusu taşınmazın değeri belirlendiğinden, tapu satış bedeli olan 4.050.000,00 TL ve tapu masrafların olan 60.700,00 TL'nin vadeli hesapta depo edilmesi için davacı vekiline gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde bedel yatmadığında dosyanın mevcut hâli ile karar verileceğinin ihtarına karar verildiği, davacı tarafça kesin süreye rağmen bedelin depo edilmediği, 31.03.2021 tarihli celse sırasında, bedelin depo edilmesine ilişkin ek süre talebinin kabul edildiği, davacı tarafa yeniden gelecek celseye kadar kesin süre verildiği ancak kesin süreye rağmen belirlenen bedelin bankaya depo edilmediği, 21.04.2021 tarihli celsede davalı vekili kesin süre içinde paranın depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, gerçek satış bedeli olduğu tespit edilen tapu satış bedeli ve masraflarının depo edilmediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının bedelde muvazaa iddiasında bulunduğu, bilirkişi raporu ile satış tarihindeki değer ile tapuda gösterilen değer arasında fark bulunmadığının anlaşıldığı, davalı tarafın sunduğu bir kısım dekontlar ile ödenen paranın yaklaşık olarak ispat edildiği, muvazaayı ispatlar nitelikte başka delil gösterilmediği, tapuda gösterilen bedel ile alış masrafları toplamının kesin süreye rağmen davacı tarafça depo edilmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, 2. Mahkemece öncelikle gerçek satış bedeli tespit edildikten sonra depo kararı verilmesi gerektiğini, 3. Mahkemece eksik araştırma ile karar verildiğini, 4. Bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2076, K. 2025/984, T. 24.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2076-e-2025-984-k-c60d9aff6e21