Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2024 E. 2024/3742 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2024
Karar No
2024/3742
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2188 E., 2021/1711 K. DAVA TARİHİ : 22.11.2016 KARAR : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/667 E., 2019/469 K. Taraflar arasında asıl davada el atmanın önlenmesi, birleştirilen davada tapu iptali ve tescil istenmesinden dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 188 ada 5 parselde kayıtlı binanın 2. kat 3 No.lu bağımsız bölümünün davacıya ait olduğunu, taşınmazın mirasbırakan ... adına kayıtlı iken üzerindeki binanın 1996 yılında yapılan inşaat yapım sözleşmesi ile davacı ve mirasbırakanı tarafından birlikte yapıldığını, murisin vefatı üzerine ana taşınmazın mirasçılar arasında paylaştırıldığını, davacının payına dava konusu taşınmazın düştüğünü, davacının kendisine ait bu daireyi 1998 yılından itibaren kullanması için kız kardeşi ...'e tahsis ettiğini, kız kardeşi ...'ün 2015 yılının mart ayında konuttan ayrıldığını, aynı binada bulunan dairesine taşınarak ...'e boşanma davası açtığını, davalı ...'ün davacıya ait daireyi haksız ve fuzuli olarak işgal ettiğini belirterek bu işgalin sonlandırılmasını talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı vekili; inşaatın yapımında sağladığı maddi destekler sebebiyle dairenin davacıya tahsis edildiğini, söz konusu adreste bulunan dairelerden birisinin eşi ..., birisinin ..., diğerinin de davalı adına kayıtlandığını, ancak o dönemde eşi ile arası iyi olduğu için bu duruma ses çıkarmadığını ve davalı adına söz konusu dairenin kayıt edildiğini, el atmanın önlenmesi davası ile dairenin aslında davalı adına kayıtlı olduğunu öğrendiğini belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ile birleştirilen davada davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ve kayınpederine maddi manevi desteği nedeniyle kayınpederinin bu evi davalıya tahsis ettiğini, ancak söz konusu dairenin atadan kalma arsa üzerine yapıldığı için davacı ve davacının kardeşleri arasında bölüştürüldüğünü, davalı ile eşinin halen evli olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Birleştirilen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın usulden, aksi takdirde esastan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...188 ada 5 parselde kayıtlı 3 No.lu bağımsız bölümün davacıya ait olduğu, davalının taşınmazı kullanmasına davacı tarafından müsaade edilmiş ise de, ... 6. Noterliğinin 26.10.2016 tarihli 14464 yevmiye sayılı ihtarnamesinin tebliği ile bu iznin kaldırıldığı, davalının taşınmazdan çıkmamasının haksız işgal niteliğinde olduğu, birleştirilen dava yönünden ise; davacı taraf dava konusu taşınmazın kendisine tahsis edildiği ve 1998 yılından bu yana zilyet olduğu iddiasında bulunmuş olsa da bu hususların mülkiyetin nakli için yeterli olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine" karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı-birleştirilen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; birleşen dava davacısının dava konusu dairede yaşamını devam ettirdiği, yurt dışındaki birikimlerini evin yapımında kullanılmak üzere kayınpederine gönderdiği, bu nedenle dava konusu dairenin davalı ve eşine tahsis edildiği, bu husuların tanıklar tarafından da beyan edilmesine rağmen mahkemece dikkate alınmadığını, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı-birleştirilen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı-birleştirilen davada davacı vekili; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi; birleştirilen davada tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 683 ve devamı maddeleri. 2. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26; 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 60 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2024, K. 2024/3742, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2024-e-2024-3742-k-9c2d9f00cff5