Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/170 E. 2024/5529 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/170
- Karar No
- 2024/5529
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2865 E., 2023/3107 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/170 E., 2023/354 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ve davalının kardeş olduklarını, dava konusu ...li, Merkez İlçesi, 53 ada, 25 parselde kayıtlı 10 No.lu bağımsız bölümün davalıya satılmadan önce 1/2 hisse oranı ile tarafların amcası ... ... ve babası ... ... adına kayıtlı olduğunu, bu taşınmazların hali hazırda 10 ve 11 numaralı bağımsız bölümler olarak davalı adına tapuya tescilli olduklarını, müvekkilin babası ...... bu taşınmazda kardeşi ... ...'un hissesini almak istediği ancak amca taşınmazdaki hissesini kardeşine değil, sadece davacıya satacağını ifade ettiğini, bunun üzerine tarafların amcası ... ...'un hissesinin müvekkiline babalarının hissesinin ise davalıya satılması konusunda anlaşma sağlandığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazı alırken amcasına toplam 15.000,00 TL bedel ödediğini, tapu işlemleri sırasında müvekkilinin şehir dışında olduğundan geri dönmesi mümkün olmadığından abisine devir yapılmasında sakınca görmediğini, taşınmaz davacıya ait olmasına rağmen davalının taşınmazın tapusunu vermediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile adına tescilini talep etmiştir. 2. Davacı vekili; 23.06.2021 tarihli dilekçesi ile taşınmaz bilgileri konusunda maddi hata yaptığını, dava konusu taşınmazın 11 numaralı bağımsız bölüm olduğunu beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolduğunu, bu davanın el atmanın önlenmesi ve tahliye davasını sürüncemede bırakmak amacıyla açıldığını, dava konusu bağımsız bölüme ilişkin, davalı müvekkilin adına düzenlenen 02.01.2019 tarihli Yapı Kayıt Belgesi de bulunduğunu, dava konusu bağımsız bölüme ilişkin bakım ve giderlerin, resmi dairelerdeki tüm işlemlerin davalı tarafından yapılmış olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yazılı belge olmadığından, davacı yemin delilinden de vazgeçtiğinden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın inançlı işlem hukuksal nedeninden kaynaklanmadığını, alım satım ilişkisi olduğunu, bu nedenle taraflar da kardeş olduğundan tanık dinlenmesinin mümkün olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.