Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/17 E. 2024/5541 K.

Konu: Mera Tahsis Kararının İptaliyle Aidiyetinin Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/17
Karar No
2024/5541
Karar Tarihi
Konu
Mera Tahsis Kararının İptaliyle Aidiyetinin Tespiti

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/602 E., 2023/630 K. DAVALILAR : ... vekilleri Avukat ......vd., ... vekilleri Avukat ... vd., Tarım Ve Köy İşleri Bakanlığı vekili Avukat ..., ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 18.08.2009 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Almus Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2009/124 E., 2022/23 K. Taraflar arasındaki mera tahsis kararının iptaliyle aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili ve Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;...ili, Almus ilçesi, Dumanlı bölgesinde yer alan 108 ada 478 parsel numaralı taşınmazın sınırları içerisinde bulunan dava konusu yerin müvekkil Köy adına yayla niteliği ile tespitinin yapıldığını, davalı ... Muhtarlığının dava konusu yaylanın kendilerine ait olduğu iddiasıyla...Kadastro Müdürlüğüne yaptıkları itiraz üzerine yaylanın davalı ... adına tespitinin yapıldığını, davalı Köyün dava konusu yerde herhangi bir hakkının olmadığını ileri sürerek, tahsis kararının iptali ile dava konusu yerin yayla vasfı ile davacı ... adına tespit ve tahsisine karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yerin yayla değil mera vasfında olduğunu, bu belirleme ya da tashihin idari nitelikte bir işlem olduğunu, müvekkili adına yapılan tespit ve tescilin kesinleştiğini, davacı tarafından kadastro mahkemesine gerekli itirazların yapılmadığını, dava konusu yerin müvekkil Köyün hudutlarında olduğunu ve davacı Köy ile ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.04.2022 tarihli ve 2009/124 Esas, 2022/23 Karar sayılı kararı ile "...... Köyü'nün intifa hakkı kararının kaldırılmasını gerektirir somut ve yeterli bir delilin mevcut olmadığı, mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarının beyanları itibari ile de davaya konu yaylanın eskiden beri davacı köyün köylüleri tarafından kullanıldığının sabit olduğu, davalı köye ait yaylanın davaya konu yerin güney batısında kaldığı..." gerekçesiyle "...1.Davalılar...Valiliği ile ... açısından husumet yokluğundan davanın reddine, 2....Kadastro Komisyonunun 02.07.2008 tarihli kararının iptali ile...108 ada 478 parsel sayılı yaylanın kullanım hakkının davacı ... Köyü Tüzel Kişiliğine ait olduğunun tespitine ve özel siciline tesciline ...." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli ve 2023/602 Esas, 2023/630 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun "...esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde özetle; a. Müvekkil Köye ait 101 ada 19 parsel, 108 ada 477 parsel ile dava konusu 108 ada 478 parsel sayılı taşınmazların yayla olarak bütünlük arz ettiğini, bu nedenle dava konusu taşınmazın müvekkil Köyün yaylalarının devamı niteliğinde olduğunu, b. Davacı Köyün özellikle son yıllarda dava konusu yeri işgal etmek suretiyle hak iddiasında bulunduğunu, bu durumun müvekkil Köyün kadim kullanım hakkını ortadan kaldırmayacağını, c. Müvekkil lehine olan tanık beyanlarının dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, d. Davacı Köyün eski adı ile İçişleri Bakanlığından Köyün kuruluş tarihinin yeniden sorulması talepleri ile ilgili olarak Mahkemece herhangi bir karar verilmediğini, bağlı olarak eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, mera tahsis kararının iptaliyle aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Köy Tüzel Kişiliği vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/17, K. 2024/5541, T. 09.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-17-e-2024-5541-k-d248a5035818