Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1284 E. 2024/5991 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1284
- Karar No
- 2024/5991
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1215 E., 2023/2193 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tercan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/120 E., 2021/91 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; davalının, davacıya ait taşınmazın yanındaki dükkanda demircilik işi yaptığını, faaliyeti sebebiyle davacının dükkanının camlarının zarar gördüğünü, dükkan kapısına çok yakın olarak demir malzemesi koyması nedeniyle işyerini kendisi kullanamadığı gibi başkasına da kiraya veremediğini, ilçede demircilik yapan kişilerin sanayi bölgesinde bulunduklarını, kendi dükkanının olduğu yerin sanayi amaçlı kullanılan yer olmadığını, ticari lokanta, otel olarak ve diğer ticari amaçla kullanılan yer olduğunu belirterek; davalının yaptığı faaliyetin önlenmesi ve taşınmaza elatmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazda kiracı konumunda bulunduğunu davacının dükkanına herhangi bir zarar vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait taşınmazın seneler önce kullanımına son verilen metruk ve harabe hale gelmiş otel olduğu, aynı davalıya komşu işletme çalışanın da; dava konusu taşınmazın yaklaşık 3-5 senedir atıl vaziyette bulunduğu, davalının bir kaç senedir dava konusu dükkanı işlettiği, ondan önce de davacının otelinin atıl durumda olduğunu beyan ettiği, davacının 10 yıllık süre zarfında herhangi bir iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatına tabi olmadığı, davalının ise iş yeri çalıştırma ruhsatına tabi olmadığı ve davalının iş yerinin Covid-19 münasebetiyle 1 yıldır kapalı olduğunun bildirildiği, bilirkişi raporuyla dava konusu taşınmaza ve taşınmaz içerisindeki eşyalara zarar verilmediği, söz konusu malzemelerdeki zararların ekonomik ömürleriyle alakalı deformasyon olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının fiili hakimiyeti altında olduğu uyuşmazlık konusu olmayan taşınmazda davalının taşkın kullanımına bağlı bir zarar ya da zarar tehlikesinin meydana gelmediğinin dosya içeriğine göre sabit olduğu, her ne kadar istinaf dilekçesinde ecrmisile hükmedilmesi gerektiği yönünde itirazda bulunulmuş ise de dava konusunun ecrimisil talebini zaten içermediği, davalının faaliyette bulunduğu işyerinin konum itibariyle mevzuat hükümlerine aykırı yerde konuşlandırıldığına dair itirazın ortada bir zarar bulunmadığı kabul edilmekle dinlenebilir nitelikte olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Davalının faaliyetinin 1.sınıf tehlike arz eden faaliyetlerden olduğu, çevresinde insanların yaşadığı konutların içerisinde faaliyetlerine devam ediyor olmasının insan sağlığı ve çevre sağlığı açısından büyük tehlike arz ettiğini, b. Davacıya ait işletmenin halen atıl vaziyette olup otel işletmesi olarak verilen rahatsızlıktan dolayı kimseye kiralanamadığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.