Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1213 E. 2024/5869 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1213
- Karar No
- 2024/5869
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/451 E., 2024/158 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 16.02.2016 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/376 E., 2021/318 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ... ...’ün 04.01.2014 tarihinde öldüğünü, terekesi borca batık olup miras kanun gereği hükmen reddedilmiş sayılmakla birlikte, alacaklı SGK tarafından müvekkilleri aleyhine toplamda 142.320,79 TL borç tahakkuk ettirilerek, takip dosyasına ödeme yapılması istendiğini, müvekkillerine varis sıfatı ile ve murisin sağlığında doğan borçlar sebebi ile başvurulduğunu, müvekkillerinin babalarından kalan mirası kayıtsız ve şartsız reddettiklerini, murisin üzerine kayıtlı taşınır-taşınmaz hiçbir mal varlığı bulunmadığını, açıklanan sebepler ile, terekenin borca batıklığının açıkça belli olması nedeni ile mirasın hükmen reddi talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, miras bırakan ... ...ün ölüm tarihinde ödemeden aczinin tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. II. CEVAP 1. Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; mirasın 3 ay içinde ret olunabileceğini, bu sürenin yasal mirasçılar için, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe miras bırakanın ölümünü öğrendikleri, vasiyetname ile atanmış mirasçılar için miras bırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başladığını, bu nedenle süresi içinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak, haksız ve hukuka aykırı açılan esastan reddini istemiştir. 2. Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; muris ... ...’ün... iş adresinde dış giyim eşyalarının toptan ticareti işinden dolayı ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi olduğunu 28.02.2011 tarihi itibariyle işini terk ettiğinin görüldüğünü, murisin 19.07.2017 tarihi itibariyle tahakkuk edip kanuni süresi içerisinde ödenmeyen 247.134,18 TL vergi aslı, 255.663,26 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 502.797,44 TL vergi borcunun bulunduğunu, 6183 sayılı Kanun'un 3. maddesinde Kanun'un 1 ve 2. maddeleri kapsamına giren alacakların amme alacağı olarak tanımlandığını, amme borçlusu veya borçlu teriminin amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan gerçek ve tüzel kişileri ve bunların kanuni temsilcilerini veya mirasçılarını ifade ettiğini, murisin borca batık olduğu yönünde bir tespit bulunmadığı gibi davacı terekenin borca batık olduğu yönünde yeterli bir delil sunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacıların murisi ... ...ün 04.11.2014 tarihinde öldüğü, ölüm tarihi itibariyle mal varlığının bulunup bulunmadığı hususunda Bankalara, Tapu ve Kadastro Müdürlüğüne, Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne, Vergi Dairelerine, Belediye Başkanlıklarına ve SGK'ya yazılar yazıldığı, gelen yazı cevapları ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemece verilen bir önceki kararın eksik inceleme ile kaldırılması sonrası ilgili bankalara müzekkere yazıldığı, murisin ortağı olduğu şirkete ait defter kayıtları celp edilerek murisin aktifinin hesaplanması için yeniden bilirkişi raporu alındığı, alınan bilirkişi raporunda, muris ... ...ün ölüm tarihi itibariyle mal varlığının bulunmadığı ve davaya konu borçlarının bulunduğunun tespit edildiği, bu nedenle muris terekesinin borca batık durumda olduğu, Türk Medeni Kanunu'nun 605 inci maddesinde öngörülen mirasın hükmen reddine ilişkin şartların mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne davacıların mirası hükmen reddettiklerinin tespitine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Mirasçıların mirası kabul ettiklerini gösteren hal ve hareketleri bulunmaması gerektiğini, bu husus araştırılmadan hüküm tesis edildiğini, b. Terekenin ölüm tarihinde borca batık olup olmadığının tespitinin gerekli olduğunu ileri sürerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu verilen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir. 2. Dahili davalı ... Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; a. Mirasçıların bu mirası kabul ettiklerini gösteren hal ve hareketleri bulunmaması gerektiğini, mirasın hükmen reddini talep edebilmek için, mirasın kabul edildiğini gösterir davranışta bulunulmaması gerektiğini, b. Mahkemece bu hususların yeterince araştırılmadığını ileri sürerek, usul ve yasaya aykırı olarak verilen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 nci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 nci maddesinde; "Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır" düzenlemesi yer almaktadır. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden davalılar harçtan muaf olduğundan harç yükletilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.