Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1099 E. 2024/5600 K.
Konu: Muvazaalı Devirlerin Tenkisi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1099
- Karar No
- 2024/5600
- Karar Tarihi
- Konu
- Muvazaalı Devirlerin Tenkisi
MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/144 E., 2024/87 K. DAVA TARİHİ : 25.04.2011 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/329 E., 2022/490 K. Taraflar arasındaki muvazaalı devirlerin tenkisi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin murisi olan ...'nin 08.02.2011 tarihinde öldüğünü, geriye mirasçı olarak ilk eşinden olma çocuğu olan davacı ile, davalı ikinci eşi...ve ikinci eşten olma çocukları ... ... ve...'u mirasçı olarak bıraktığını, murisin ölümü sonrasında yapılan araştırmada tapuda davalı adına kayıtlı olan İstanbul ili, ... ilçesi, ...Mahallesi 1213 ada 67 numaralı parsel 5 numaralı bağımsız bölümde kayıtlı dükkan nitelikli taşınmaz, yine ... ilçesi, ...Mahallesi 1085 ada 78 numaralı parsel 6 bağımsız bölüm numarasında kayıtlı daire nitelikli taşınmaz ile ...ili,... ilçesi,... Köyü 8558 numaralı parsel B Blok 18 numaralı bağımsız bölümde kayıtlı dubleks mesken nitelikli taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğunun öğrenildiğini, davalının ev hanımı olduğunu, dolayısı ile bu taşınmazları satın alabilecek maddi bir gücünün bulunmadığını, bu taşınmazların bedelini gerçekte muris Hakkı Suha'nın ödediğini, davacının saklı payını zedeleme kastı ile bu şekilde hareket edildiğini bu nedenlerle tenkis taleplerinin kabulünü talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; muris üzerine kayıtlı çok sayıda mal varlığı bulunduğunu, murisin mal kaçırma kastı ile yaptığı bir işlem bulunmadığını, davacının tek başına bu davayı açamayacağını, terekenin tespitinin yapılması gerektiğini, muris tarafından davalıya yapılan bir devir olmadığı gibi, davalı adına yapılan bir ödeme de olmadığını, davalı ile murisin yaklaşık 35 yıl evli kaldığını ve iyi bir birlikteliklerinin olduğunu, davacının murisin davalı ile evlililiğini hazmedemediğini, davalı ile murisin evliliğinden itibaren davacının muris babasını hiç ziyarete gelmediğini, davacı tarafından taşınmaz bedellerinin muris tarafından ödendiği iddiasının kanıtlanması gerektiğini, murisin mal varlığının oldukça fazla olması dikkate alındığında mal kaçırma kastı ile hareket etmediğinin açık olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; yerel Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, murisin müvekkilini mağdur etme kastı ile hareket etmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, davalı tanığı ...'ın beyanından da anlaşılacağı üzere murisin davacıyı zarara uğratmak maksadı ile hareket ettiğinin anlaşıldığını, sırf yönlendirme ile beyanda bulunan davalı tanıklarının beyanları ile hüküm kurulduğunu, davalının ev hanımı olduğunu, dolayısı ile dava konusu edilen taşınmazların davalı tarafından kendi parası ile satın alınmasının mümkün olmadığını, davalının bu taşınmazları kendi parası ile satın aldığını ispatlayamadığını, yine ...Semtinde bulunan dükkanın bağış olarak üçüncü bir kişiden edinildiği beyanlarının Mahkemece eksik ve hatalı olarak değerlendirip kabul edildiğini, bilirkişi raporunda taşınmazların eski tarihli değerlerinin baz alındığını ve taşınmaz fiyatlarındaki olağan üstü artışın dikkate alınmadığını, taşınmazların gerçek değerinin belirlenmesi gerektiğini belirterek yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19, 611 ve devamı maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 560 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.