Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/101 E. 2024/5644 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/101
Karar No
2024/5644
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3279 E., 2023/3207 K. DAVALILAR : ... vekili Avukat ..., ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 05.05.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/188 E., 2023/409 K. Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti, mümkün olmadığı takdirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 3248 ada 8 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduklarını, davalı ... tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davası neticesinde Samsun 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/1318 Esas, 2016/549 Karar sayılı ilamı ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ve satış dosyasının açıldığını, davaya konu taşınmaz üzerinde davacı tarafından yaptırılan bina bulunduğunu, ancak bu durumun kesinleşmiş ortaklığın giderilmesi davasında dikkate alınmadığını, satış sonrasında davalıların haksız kazanç elde etmesine sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını belirterek muhdesat aidiyetinin tespitini mümkün olmaması halinde binanın bedelinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, 3248 ada 8 parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin paydaş olduğunu, payı oranında yapı üzerinde hak sahibi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu 3248 ada 8 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davacı tarafın taşınmaz üzerindeki yapıyı kendisinin yaptığına dair iddialarının asılsız olduğunu, kötü niyetli olarak satışı durdurmak adına muhdesatın aidiyeti iddiasında bulunduğunu, hukuki menfaatinin olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında hukuki yararın bulunmadığı ortaklığın giderilmesi davasının kesinleşmiş olduğu; sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat talebi açısından ise taşınmazda henüz satış işlemleri gerçekleşmediğinden sebepsiz zenginleşmeden bahsedilemeyeceği" gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesi kararı 16.11.2023 tarihinde kesinleşmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Bölge Adliye Mahkemesince kararın kesin olduğu belirtilmiş olmasına rağmen kararın kesin olmayıp temyiz edilebilir bir karar olduğunu, b. Yargılama sırasında mahkemece binanın değerinin tespiti için keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadığını muhdesatın değeri tespit edilmediğinden temyiz sınırının altında olup olmadığının anlaşılmasının mümkün olmadığını, c. Dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın müvekkili tarafından yapıldığını ancak kesinleşmiş ortaklığın giderilmesi davası nedeniyle satış işlemlerinin başladığını, d. Diğer paydaşların bina için haksız olarak satıştan pay alacağını bu durumun sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, e. Yargıtay İçtihatları gereği ortaklığın giderilmesi davası kesinleşmiş olsa bile eldeki davanın açılabileceğini, f. Müvekkilinin hukuki yararı bulunduğunu beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti mümkün olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre mahkemece dava konusu taşınmazın dava dilekçesindeki harçlandırılan değeri olan 50.000,00 TL üzerinden hüküm tesis edilmiş ise de mahkemece keşfen değer belirlenmediği ve davacının iddiasının binanın tamamına yönelik olduğu dikkate alındığında temyiz incelemesi yapılmasına karar verilmiş, usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. III.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/101, K. 2024/5644, T. 11.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-101-e-2024-5644-k-6ce97fecdf2b