Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/903 E. 2023/6179 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/903
- Karar No
- 2023/6179
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TARİHİ : 27.02.2013 KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında görülen satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil veya tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı bir kısım davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların murisi ...'nın 25.03.2009 tarihli 2770 ve 2771 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile dava konusu 1651 ve 1784 parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerini müvekkiline satmayı vadettiğini, müvekkilinin satış bedellerini ödediğini, ...'nın 02.04.2009 tarihinde öldüğünü, müvekkilinin ... mirasçılarına gönderdiği ihtarname ile tapu devrini istediğini ancak mirasçıların devre yanaşmadıklarını belirterek, dava konusu taşınmazda davalıların murisi ... adına kayıtlı hisselerin müvekkili adına tesciline, mümkün olmaması halinde taşınmazların değerlerinin sözleşmede kararlaştırılan cezai şart ve faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili ile davalılar ... ve ... vekili, murisin ölümünden kısa süre önce düzenlenen sözleşmelerin muvazaalı olduğunu ve murisin iradesi sakatlandığından sözleşmelerin geçersiz olduğunu, vekaletnamenin düzenlendiği tarihte murisin fiil ehliyetinin bulunmadığını, satış vaadi sözleşmelerinin muris tarafından değil vekili olan ... aracılığıyla mirasçılardan mal kaçırmak için yapıldığını, bu taşınmazlar dışında murisin bir çok taşınmazının ölümünden önce devredildiğini ve bu devirler nedeniyle taraflarınca Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/150 Esas sayılı dava dosyasında muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası açıldığını, taşınmazların değerinin de sözleşmede çok düşük gösterildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.01.2016 tarihli ve 2013/35 Esas, 2016/1 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 12.01.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 06.03.2019 tarihli ve 2016/7824 Esas, 2019/1999 Karar sayılı kararıyla "Davalıların, murislerinin fiil ehliyetinin bulunmadığına ilişkin savunmaları karşısında mahkemece Adli Tıp Kurumundan bu hususta aldırılan bilirkişi raporunun murisin fiil ehliyetine haiz olduğu kanaatine varıldığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dosya içerisinde yer alan Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/150 E. sayılı dosyasının incelenmesinde ise; eldeki davaya konu 1651 ve 1784 parsel sayılı taşınmazlarının satışının vaadedildiği 23.05.2009 günlü 2770 ve 2771 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmelerinin iptalinin istenmediği, farklı taşınmazlar için yapılmış satış vaadi sözleşmeleri için açılmış bir dava olduğu görülmektedir. Dava konusu satış vaadi sözleşmelerinin iptali davalılar tarafından istenmediğinden bedeli de ödenen geçerli satış vaadi sözleşmelerine dayalı davacının tapu iptali ve tescil talebinin kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle, Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2009/150 E. sayılı dosyadaki dava konusuyla ilgisi bulunmayan taşınmazlar nedeniyle verilen karar gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle oy çokluğuyla kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " Davalılar tarafından Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 06.03.2019 tarih ve 2016/7824 Esas, 2019/1999 Karar sayılı ilâmı sonrasında 24.05.2019 tarihinde dava konusu gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin iptaline yönelik dava açılmış olduğu, bu bozma ilamına 17.10.2019 tarihinde mahkememizce uyma kararı verilmiş olmasından dolayı davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu, bu sebeple bekletici mesele yapılmasına dair ara karardan dönülerek Yargıtay ilamı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalılar ..., , ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Uzunköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/216 Esas sayılı dava dosyası ile satış vaadi sözleşmesinin muvazaalı olduğuna karar verildiğini, müvekkilinin de satış vaadi sözleşmesinin iptali için dava açtığını, bu davaların bekletici mesele yapılmadığını, murisin torunu ...'a vekaletname verdiğinde 82 yaşında olduğunu, satış vaadi sözleşmesinin düzenlendiği tarihte ise 84 yaşında olduğunu, satış vaadi sözleşmelerinde satış değerinin gerçek değerin çok altında olduğunu, muvazaa olgusunun daha önce açılan davalarda da ispatlandığını, usuli kazanılmış hak gerekçesini kabul etmediklerini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar Nesrin, Sibel, Meliha ve ... vekili temyiz dilekçesinde; Uzunköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/216 Esas sayılı dava dosyası sonucu beklenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. B. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Bekletici sorun" kenar başlıklı 165 inci maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Kanun'un birinci fıkrasında bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlıysa mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılamanın bekletilebileceği düzenlenmiştir. 2. Bir davadaki asıl sorun hakkında karar verilebilmesi için daha önce çözülmesi gereken bir sorunun başka bir mahkeme tarafından başka bir davada karara bağlanması gereken hallerde bekletici mesele söz konusu olur. 3. Derdest olan bir davanın sonuçlanmasının başka bir davada bekletici sorun yapılabilmesi için bekletici mesele yapılacak davanın başka bir mahkemede görülmekte olması ve iki dava arasında bağlantı bulunması gerekir. Mevcut olup olmadığı diğer davada kesin olarak karara bağlanacak olan hukuki ilişkinin, kısmen veya tamamen bekletilerek davaya etkili olması başka bir ifadeyle diğer dava hakkında verilecek hükmün bekletilerek davada verilecek hükmü etkileyecek nitelikte olması gerekir. 4. Somut olayda: davaya dayanak 25.03.2009 tarihli 2770 ve 2771 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmeleri ile ilgili sözleşmelerin muvazaa nedeniyle iptali istemiyle Uzunköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/216 Esas sayılı dava dosyasında dava açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda sözleşmelerin iptaline yönelik verilen kararın henüz kesinleşmediği, temyiz incelemesi aşamasında olduğu anlaşılmıştır. 5. Satış vaadi sözleşmelerinin iptaline dair davanın sonucu, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istemine ilişkin eldeki davayı etkileyeceğinden, satış vaadi sözleşmelerinin iptali davası 6100 sayılı Kanun'un 165 inci maddesi uyarınca bekletici mesele yapılarak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur. 6. Diğer taraftan; dosyadaki nüfus kayıtlarının incelenmesinde, davalı ...'un 17.06.2021 tarihinde öldüğü ve mirasçılarından ... ile ...'in mirası reddettikleri anlaşılmış olup; Mahkemece, adı geçen davalının mirasçılık belgesi ilgilisinden temin edilerek tespit edilecek mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerekirken eksik taraf teşkili ile karar verilmesi de doğru değildir. 7. Mahkemece, değinilen hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının usulden BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2023 tarihinde birliğiyle karar verildi.