Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5799 E. 2024/4726 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5799
Karar No
2024/4726
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1359 E., 2023/1811 K. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : 05.12.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/384 E., 2023/194 K. Taraflar arasındaki tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... Deftardarlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Deftardarlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tapu tahsis belgesine dayanarak 4723 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya bakmakla görevli mahkemenin İdare Mahkemeleri olduğu, taşınmazın Hazine adına kayıtlı olması nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, taşınmazın mera vasfında olması nedeniyle davacı adına tescil edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu tapu tahsis belgesinin hukuken geçerli olduğunu, tahsise konu yerde ıslah imar planı ve uygulama imar planı yapıldığı, taşınmaz her ne kadar ticari alanda kalsa da giriş katları dükkan yapılmak şartıyla üst katlarına konut yapılabileceğinin belirtilmesi nedeniyle üzerine konut yapılabilmesi mümkün olduğu, taşınmazın imar planında konut alanında kalmış gibi değerlendirilmesi gerektiği, taşınmazın ifrazının mümkün olmadığı, davacıya tahsis belgesi karşılığı başka bir taşınmaz verilmediği, taşınmazın mera vasfından çıkartıldığı, tapu tahsis belgesine dayanılarak taşınmazın hak sahibi adına tescili için gerekli koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Deftardarlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... Deftardarlığı vekili istinaf dilekçesinde; tapu tahsis belgesinin mülkiyet hakkı kazandırmayacağı, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının müvekkili lehine kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... Deftardarlığı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Deftardarlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... Deftardarlığı vekili temyiz dilekçesinde; tapu tahsis belgelerinin mülkiyet belgesi değil zilyetliği ispatlayan bir belge olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için; - Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması, - Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasa'nın 18 inci maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması, - İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması, - Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması, - Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması, - Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması, - İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa'nın 18/b-c maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... Deftardarlığı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosya incelemesinde davacının tapu tahsis belgesine istinaden dava konusu taşınmazın 260 m² yere isabet eden miktarının davacı adına tescil edilmesi gerektiği, taşınmazın ise toplam 2.469 m² olduğu, bu bakımdan İlk Derece Mahkemesince 260/2469 payın iptal edilerek davacı adına tescil edilmesi gerekirken maddi hata sonucu 260/2649 payın iptal edilerek davacı adına tescil edilmesi isabetsizdir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “260/2649” ibaresinin çıkartılarak yerine “260/2469” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5799, K. 2024/4726, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5799-e-2024-4726-k-a0c9d035727f