Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5705 E. 2024/5596 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5705
Karar No
2024/5596
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1708 E., 2023/1918 K. DAVA TARİHİ : 02.03.2020 KARAR : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/103 E., 2022/164 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 2057 ada 1 No.lu parselde hissedar olduğunu, taşınmazda bulunan binanın zemin katındaki dükkanı davalının iş yeri olarak kullandığını, davalının yeğeni olduğunu, öncesinde babası ...'in hissesine dayalı olarak burayı kullandığını, hisse devrinden sonra da kullanmaya devam ettiğini, davalı aleyhine Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğünün 2020/589 Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, bu takibe itiraz edilerek kira ilişkisinin kabul edilmediğini, davalı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesini ve 21.08.2015 tarihinden itibaren oluşan ecrimisil bedelinin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı ve davalının babasının birlikte malik olduğu taşınmazda davalının dava konusu dükkanı işyeri olarak fiili taksim sonucu kullandığını, aralarında kira ilişkisi olmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; tapuda arsa niteliğiyle kayıtlı taşınmaz üzerinde bina bulunduğu, binadaki daire ve dükkanların paydaşlar arasında taksim edildiği, taksim sözleşmesine dava konusu taşınmaz dışındaki taşınmazların da dahil edilerek paydaşlara dava konusu taşınmazdan ve farklı yerlerden daire ve dükkan verildiği, her bir paydaşın kullandığı yer bulunması ve taksime ilişkin paydaşlar arasında ihtilaf bulunmaması sebebiyle taksimin eşit yapılıp yapılmadığının, sonuca etkili olmadığı, dava konusu halı yıkama dükkanının tamamı üzerinden davacının ecrimisil talep edebileceği gerekçesiyle hem el atmanın önlenmesi, hem ecrimisil istemi yönünden davanın kabulüne karar vermiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; tanık beyanları uyarınca taşınmazda fiili paylaşım yapıldığı, dava konusu dükkanın davacıya bırakıldığı, davacının davalı aleyhine Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğünün 2020/589 Esas sayılı dosyasında 2019 Ağustos ayı ile 2020 Ocak ayı arası kira alacağı ve tahliye talepli takip başlattığı, davalının takibe aralarında kira ilişkisi olmadığını belirterek itiraz ettiği, tanıkların beyanlarında davalının davacıya kira ödediğini belirttikleri, davacının ise beyan dilekçesinde davalının önceleri düzenli kira ödediğini, sonrasında keyfine göre ödeme yaptığını belirttiği, resmi kurumlara yazılan müzekkere cevabında dava konusu yer için davacı ve davalının imzasını taşıyan 21.01.2016 tarihli kira sözleşmesi örneğinin gönderildiği, tarafların imza inkarı yapmadıkları, bu haliyle davacı ile davalı arasında kira ilişkisinin bulunduğu, davalının taşınmazdaki kullanımının haksız işgal sayılmayacağı, uyuşmazlığın kira hukukuna göre çözümlenmesi gerektiğinden bahisle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Müvekkilinin tek taraflı beyanı ve dosyada dinlenen tanıkların duyuma dayalı beyanının kira ilişkisini ispatlamaya ve kurmaya yeterli olmadığını, Dava ekonomisini gözeterek kira alacağından dolayı icra takibi yaptıklarını, davalının icra takibine "kiracı olmadığına dair" itirazı nedeni ile işgalci olduğunu ileri sürerek dava açtıklarını, Dosyaya sunulan kira sözleşmesinin taraflarca ibraz edilmediğini, sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, Davalının da kiracı olduğuna dair bir itirazı olmadığını, Davalının takibe itirazı üzerine dava açıldığı halde yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5705, K. 2024/5596, T. 10.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5705-e-2024-5596-k-b8953be84d05