Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5198 E. 2023/6228 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5198
Karar No
2023/6228
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/11 E., 2020/89 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; kadastro çalışmaları sırasında 30 günlük askı ilan süresi içerisinde itiraz edilmediği için 131 ada 5 parselde kayıtlı taşınmazın davalı hazine adına tescil görülüp kaydedildiğini, gayrimenkulün davacılar ve onlardan önce zilyet olanlarca 50 yıldan fazla bir süredir aralıksız kullanıldığını, geçmiş yıllarda tarımsal amaçlı kullanılan yapının şu anda evin bahçesi olarak kullanıldığını, davalı adına yapılan tescil haklı sebebe dayanmadığından davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına 1/2'şer hisse ile tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkeme ilk kararında "...taşınmazın her ne kadar Hazine adına arsa vasfıyla tapuya tescil edildiği görülmüş ise de, tespit sırasında yer alan bilirkişilerin beyanlarına göre dava konusu taşınmazın geçmişten bu yana devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olmadığı, zilyetlikle kazanma koşullarını oluşturan süre içerisinde davacılar tarafından kullanıldığı, zilyetlikle kazanma koşulu oluşan arsa vasfındaki taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline" karar vermiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.05.2019 tarihli 2016/9379 Esas ve 2019/3601 Karar sayılı ilamında "....dava konusu taşınmazın ham toprak vasfı ile Hazine adına kayıtlı olduğu, 24.10.2014 tarihli ziraatçi bilirkişi raporunda taşınmazın tarımsal amaçlı kullanılmadığı, üzerinde mera ve otlaklara has bitkilerin bulunduğu, 30.06.2015 tarihli ziraatçi bilirkişi raporunda ise, taşınmaz üzerinde kültür bitkisi yetiştirilmediği, sadece üzerindeki ot biçilmek suretiyle değerlendirildiğinin belirtilmiş olduğu, her iki raporda da dava konusu taşınmazın komşu parsel ile bütünlük gösterdiğine ilişkin açıklamalara yer verilmesi ve çekişmeli taşınmazın bitişiğinde mera parselinin bulunması, dosyada bulunan 30.06.2015 tarihli ziraatçi raporuna ekli taşınmaza ait fotoğraflar ile birlikte değerlendirildiğinde çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunmadığı, davacıların ekonomik yarar sağlayan bir zilyetliklerinin bulunmadığı, davacılar yararına 3402 sayılı Yasanın 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme koşulları gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına" karar vermiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...davacıların ekonomik yarar sağlayan zilyetliklerinin bulunmadığı, 3402 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme koşulları gerçekleşmediğinden davanın reddine" karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; taşınmazın tarımsal arazi niteliğinde olmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiş olsa da, 24.10.2014 tarihli ziraatçı bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu, 30.06.2015 tarihli raporda ise arsa vasfındaki taşınmazın istenilse tarımsal amaçla kullanılabileceğinin ve devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden de olmaması nedeniyle zilyetklikle iktisabının mümkün olduğu şeklinde rapor sunulduğu, mahalli bilirkişilerin ve tanıkların taşınmazın müvekkil tarafından kullanıldığını beyan ettiği, mera vasfında olmayan ve zilyetlikle iktisabı mümkün olan taşınmazların tarımsal amaçlı kullanılma zorunluluğu olmadığından hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5198, K. 2023/6228, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5198-e-2023-6228-k-c146edb26552