Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4939 E. 2024/259 K. – Ecrimisil

Konu: Ecrimisil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4939
Karar No
2024/259
Karar Tarihi
Konu
Ecrimisil

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/103 E., 2023/264 K. KARAR : Asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davaların kabulüne Taraflar arasındaki ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkillerinin maliki oldukları 607 ada 1 parsel sayılı taşınmaza davalı ...’nın (... bünyesine katılan) yaptığı hizmet binasının bir kısmını taşırarak müdahalede bulunduğunu, önceki döneme ilişkin açılan davanın kabul edildiğini ancak henüz kesinleşmediğini, haksız müdahalenin devam ettiğini ileri sürerek 27.10.2011 tarihinden dava tarihine (17.12.2013) kadar şimdilik 50.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemişler, yargılama sırasında ecrimisil isteklerini 68.500,00 TL'ye arttırmışlar, bozmadan sonra birleştirilen davalarda ise takip eden dönemler olan 18.12.2013-06.04.2018 arası dönem için 10.000,00 TL (ıslahla 143.000,00 TL), 07.04.2018-11.08.2020 arası dönem için de 125.000,00 TL (ıslahla 150.711,10 TL) ecrimisil talebinde bulunmuşlardır. II. CEVAP Davalı ...; davanın reddini savunmuş, yargılama sırasında davaya dahil edilen ..., farklı kararlar çıkmaması için önceki döneme ilişkin açılan ecrimisil davası ile eldeki davanın birleştirilmesini ya da önceki davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirtmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile 68.500,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalı ...’ndan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince: “…çekişme konusu 607 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davacılar ... ile ... ’ye ait olduğu, taraflar arasında dava konusu taşınmaza ilişkin 2006 yılı temmuz ayından 27.10.2011 tarihine kadar olan dönem için açılmış ecrimisil istemli Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.12.2014 tarih ve 2014/538 E, 2014/662 K sayılı davasının Dairenin 26/01/2017 tarih ve 2015/3935 E, 2017/518 K sayılı ilamı ile bozulduğu (öncesinde Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.02.2013 tarih ve 2011/629 E, 2013/126 K sayılı ilamı ile hükme bağlanan ), halen derdest olduğu, eldeki davada ise bir önceki dönem sonundan itibaren yani 27.10.2011 ile 17.12.2013 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil istendiği, davalı ...’nın, ...’na katıldığı, ayrıca davanın ecrimisil isteğine ilişkin olup el atmanın önlenmesi ve yıkım istekleri de bulunmadığı gözetilerek davalı ... aleyhine ecrimisil hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazlarının yerinde görülmediğinden reddine; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince, çekişme konusu taşınmazın kullanımında her hangi bir değişiklik olmadığı gözetildiğinde, ecrimisil talebine ilişkin olarak açılan derdest davanın kesinleşmesi beklenerek, önceki dönem için belirlenen ecrimisil miktarına sonraki yıllar için ÜFE oranında artırım yapılmak suretiyle belirlenecek miktardan az olmamak koşuluyla bulunacak ecrimisile hükmetmek gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 11.07.2023 tarihli ve 2018/103 E., 2023/264 K. sayılı kararıyla; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı olan ...'nın Tüzel Kişiliği'nin sona erdiğini, husumetin ...'na yöneltilmesi gerektiğini, belediye binasının bulunduğu taşınmazın hangi belediyeye devredildiği araştırılmadan karar verildiğini, hak düşürücü sürelerin dolduğunu, İdari yargının görevli olduğunu, davacıların binanın yapılmasına itirazlarının olmadığını, davacıların 2002 tarihinde taşınmazı hibe etmeyi taahhüt ettiklerini, belirlenen ecrimisilin fazla olduğunu, hükmün 1-e bendinde vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine yerine hatalı olarak davalılardan alınarak davacıya verilmesi şeklinde yazılmasının da hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleştirilen davalar ecrimisil talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nın 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı). 2. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. 3. Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır. 4. Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir. 5. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir. 6. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir. 3.Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Mahkemece, reddedilen miktar yönünden hüküm fıkrasının (1-e) bendinde davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi yerine davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir. Ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nin geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’nin 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince hüküm sonucunun düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir V. KARAR Yukarıda (1) No.lu bentte açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun (1-e) fıkrasının hükümden çıkarılmasına yerine, “ 1-e. davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince reddedilen kısım yönünden hesaplanan 7.469,51 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,” cümlesinin yazılmasına, hükmün 1086 sayılı HUMK’nın 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4939, K. 2024/259, T. 17.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4939-e-2024-259-k-29cc0a1f8921