Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4725 E. 2024/3790 K.

Konu: El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4725
Karar No
2024/3790
Karar Tarihi
Konu
El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2508 E., 2023/663 K. DAVA TARİHİ : 10.02.2020 KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Reyhanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/46 E., 2021/285 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının Almanya Bremen Yerel Mahkemesinin 33 F207/08 numaralı kararı ile boşandıklarını, söz konusu kararın Reyhanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/395 Esas sayılı dosyasında verilen karar ile tanındığını, tarafların boşanmalarına rağmen davalının davacıya ait evde ikamet ettiğini belirterek, ecrimisil bedeli olarak 5.000,00 TL'nin tahsili ve müdahalenin men-i'ne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalının evlilik birliği içerisinde iken dava konusu evde ikamet ettiklerini, hatta müvekkilinin Suriye ülkesindeki evini satıp buradan elde ettiği parayı dava konusu konutun yapımına katkı olarak sunduğunu, taraflar arasında taşınmazın aynına ilişkin devam eden 2 farklı dava olduğunu, kanuna karşı hile yoluyla boşanma kararı alındığını, davacı tarafın kötü niyetli ve dürüstlük ilkesinden uzak tutumları nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların evli oldukları ve kesinleşen mahkeme kararı ile boşandıkları, boşanma kararının kesinleşmesi ile dava konusu taşınmazın aile konutu olmaktan çıktığı, ancak davalının kayden davacıya ait olan bağımsız bölümü konut olarak kullanmaya devam ettiği, davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın kayden davacıya ait taşınmazı işgal ettiği, devam eden yargılama sonucunun beklenmesi gerektiğine yönelik beyanların ise yargılamanın taşınmazın aynına ilişkin olmadığından dinlenilme olanağının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile el atmanın önlenmesine ve ecrimisile hükmedilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dinlenen tüm tanık anlatımları uyarınca davalının evlilik birliği içerisinde dava konusu yapıda maddi katkısı ve mülkiyet hakkı bulunduğunun sabit olduğunu, davacı ve davalının yıllarca bu yerde birlikte yaşadıklarını, davalının Suriyede’ki evini satarak dava konusu evin yapımına katkı sunduğunu, taşınmazın aynına ve yapılan katkıya ilişkin olarak Reyhanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/119 ve 2020/470 Esas sayılı dosyalarının derdest olduğunu, bekletici mesele yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazın kötüniyetli olarak 3. kişilere devredildiğini, ancak açtıkları dava ile satışın iptal edildiğini, davacının evliliğin başından beri kötü niyetli olduğunu, iyi niyet ilkesine aykırı davrandığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından dava konusu taşınmazın işgal edilmesini haklı kılacak hukuki bir sebep gösterilmediği, mal rejimine yönelik taraflar arasında görülen dava sonucunun bu dava dosyasını etkiler nitelikte olmadığı, evin davalı tarafından yapıldığı ileri sürülmüş ise de, bu hususun ayrı bir dava konusunu oluşturdu gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Bölge adliye mahkemesi kararının eksik inceleme ile verildiğini belirterek, istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayanan el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Türk Medeni Kanununun 683 üncü maddesinde, "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir" hükmüne yer verilmiştir. 2. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nın 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı) 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4725, K. 2024/3790, T. 12.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4725-e-2024-3790-k-0443ec706c8c