Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4719 E. 2024/3765 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4719
- Karar No
- 2024/3765
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/446 E., 2023/896 K. DAVA TARİHİ : 06.08.2020 KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/288 E., 2021/950 K. Taraflar arasındaki sınırdaş parsel hakkında ön alım nedeniyle tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin miktar itibariyle reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 130 ada 159 parsel sayılı tarımsal arazi vasfında taşınmazın maliki olduğunu, davacıların taşınmazına sınırdaş olan 113 ada 59 parsel sayılı taşınmazın 250.000,00 TL bedel ile ... isimli şahsa satıldığını öğrendiklerini, müvekkillerinin ön alım haklarını kullanmak istediklerini; bu nedenle davalı adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptal edilerek müvekkilleri adına hisseleri oranında tescil edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu parsele 100 m yakınında serasının olduğunu, seracılık faaliyetini devam ettirmek amacıyla bu yeri aldığını, davacıların kötü niyetli olduğunu, dava konusu yeri satın almaları için davacılara teklifte bulunulduğunu, almak istememeleri üzerine müvekkilinin satın aldığını, davanın yasanın aradığı şartları taşımadığını, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının 17.07.2020 günü edindiği taşınmaza ilişkin davacıya noter aracılığıyla bir bildirim yapmamış olması nedeniyle davacının davasını 2 yıllık hak düşürücü süre dolmadan süresinde açtığı, davacıya ait 130 ada 159 parsel ile davalı 113 ada 59 parselin genel sınırları itibari ile sınırdaş olduğu, tarımsal bütünlük arz ettiği, dava konusu taşınmazın örtüaltı tarım için kullanıldığı, eldeki davada 5403 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği ön alım hakkının doğduğu kanaatine varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazların sınırdaş arazi vasfında olup olmadığı ve tarımsal bütünlük arz edip etmediği yönünde ek rapora yönelik itirazlarının dikkate alınmadan karar verildiğini, asgari tarımsal bütünlük miktarlarının tespit edilmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda dava konusu 113 ada 59 parsel sayılı taşınmaza davalının tek başına malik bulunduğu; davacıların ise iki kişi birlikte sınırdaş olan 113 ada 65 parsel (eski parsel numarası 30 ada 159 parsel) sayılı taşınmaza malik oldukları, ön alım taleplerinin kabulü halinde dava konusu tek kişinin malik olduğu 113 ada 59 parsel sayılı taşınmazın tek kişi yerine iki kişinin paylı mülkiyetine dönüşeceği, davacıların bu davayı açmalarında kanunun aradığı amaç gerçekleşmemiş olacağından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2021 tarih ve 2020/288 Esas, 2021/950 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davacıların davasının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 5403 sayılı Toprak Koruma Kanun'un 8/i maddesinin açık olduğunu, kanunda gerekçe ile bağdaşır bir sınırlamanın olmadığını, müvekkillerinin kendi arazilerini tarımsal faaliyet için kullandıklarını ve sınırdaşlığın bilirkişi raporu ile sabit olduğunu belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 5403 sayılı Kanun'dan kaynaklı sınırdaş tarım arazi maliki tarafından açılan ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'na 6537 sayılı Kanun'la eklenen 8/i maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında; "Tarımsal arazilerin satılması hâlinde sınırdaş tarımsal arazi malikleri de önalım hakkına sahiptir. Tarımsal arazi, sınırdaş maliklerden birine satıldığı takdirde, diğer sınırdaş malikler önalım haklarını kullanamaz. Önalım hakkına sahip birden fazla sınırdaş tarımsal arazi malikinin bulunması hâlinde hâkim, tarımsal bütünlük arz eden sınırdaş arazi malikine önalıma konu tarımsal arazinin mülkiyetinin devrine karar verir." hükmü getirilmiştir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında, ön alım hakkının kullanılmasında Türk Medenî Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 2. Kanun koyucunun, 4721 sayılı Kanunda yer alan ön alım hakkıyla ilgili takip ettiği amaç, paydaşlar arasına yabancı (üçüncü) kişilerin girmesini önlemek, payları mümkün olduğu ölçüde bir veya birkaç paydaş elinde toplayarak, ekonomik olmayan ve paydaşlar arasında anlaşmazlıklara neden olan paylı mülkiyet ilişkisini sona erdirmektir. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda 6537 sayılı Yasa ile 30.04.2014 tarihinde değişiklik yapılarak, arazinin parçalanarak bütünlüğünün bozulmasını engellemek amacıyla sınırdaş arazi malikine ön alım hakkı tanınmıştır. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.