Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4691 E. 2024/4352 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4691
- Karar No
- 2024/4352
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/232 E., 2023/733 K. DAVA TARİHİ : 17.02.2020 KARAR : Davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ :...3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/59 E., 2021/118 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Burdur...Üniversitesine ait olan belirli taşınmazlar üzerinde 3000 kişilik Öğrenci yurdu ile en fazla 5000 m2 alana sahip ticari alan ve idarenin göstereceği başka bir bölgede kapalı alana sahip Turizm Yüksekokulu Uygulama alanları ile misafirhane yapılmak amacıyla üniversite ile ... Yapı Sanayi Enerji ve Mühendislik A.Ş. arasında 35 yıllık irtifak hakkı sözleşmesi imzalandığını, daha sonra ... Yapı Sanayi Enerji ve Mühendislik A.Ş. tarafından davalı adına bir şirket kurulduğunu, sırf bu sözleşmede belirtilen işleri rahat ve düzgün yapabilmek için ... Yapı Sanayi Enerji ve Mühendislik A.Ş. ile yapılan sözleşmenin idarenin onayıyla 11/12/2017 tarihinde davalı ile imzalandığını, sözleşmenin ilgili maddesinde "irtifak hakkı bedeli 10 gün içinde peşin ödenir" ibaresinin mevcut olduğunu, ödeme için davalı firmaya 31/05/2019 tarihine kadar süre verildiğini, ödemenin gerçekleşmediğini, bu nedenle davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından takibe süresi içinde itiraz edildiğini, icra takibinin durduğunu belirterek; davalının haksız itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;...İcra Müdürlüğünün 2019/7286 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin haksız ve yersiz olduğunu, sözleşme hükümleri ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, icra takibine itirazda haklı olduklarını belirterek davanın reddine, haksız ve yersiz takip nedeni ile davacı aleyhine tazminatın hüküm altına alınmasına karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile davalının...İcra Müdürlüğünün 2019/7286 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, icra takip tarihi itibariyle 231.484,50 TL asıl alacak, 3.472,26 TL işlemiş faiz, 41.667,21 TL KDV, 625,00 TL KDV işlemiş faizi, 2.189,07 TL ek kesin teminat bedeli, 197,01 TL ek kesin teminat işlemiş faiz, 12.899,25 TL damga vergisi, 199,94 TL damga vergisi işlemiş faizi olmak üzere toplam 292.734,24 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı vekili; cezai şart isteminin koşullarının oluşmadığını, davacı tarafından yapılması gereken tapuya tescil ve şerh işleminin yapılmamasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının kendisine iletilen projelerde değişiklik istediğini, 04.02.2019 tarihine kadar projelere onay vermediğini, eksik ve denetime elverişsiz bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, davacının irtifak hakkı bedeli talep etme hakkı bulunmadığını, kusurlu olduğunu belirterek; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili; yerel mahkemenin kararında icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddetmesinin İİK nın ilgili maddesine aykırı olduğunu belirterek takip miktarı üzerinden takibin devamı ile davalı tarafa icra inkar tazminatı hükmedilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili, katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde bildirdiği sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 2. Davacı vekili istinaf dilekçesinde bildirdiği sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava irtifak hakkı bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67. maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin icra inkâr tazminatına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67. maddesi hükmüne göre; itirazın iptaline karar verilmesi halinde alacaklı taraf yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklı tarafın haklılığının tespit edilmiş olması yeterli olmayıp, alacağın da likit ve muayyen; başka bir deyişle taraflarca önceden belirlenmiş veya basit bir işlemle hesaplanabilecek nitelikte olması, miktarının belirlenebilmesi için yargılamayı gerektirmemesi gerekir. Somut olayda; davacı ile davalı arasında imzalanan 11.12.2017 tarihli sözleşmenin irtifak Hakkı Bedeli başlıklı 7. maddesi; “ İlk yıl irtifak bedeli 195.000,00 TL + KDV’dir. Diğer yıllara ait irtifak hakkı bedelleri o yılın irtifak hakkı başlangıcından itibaren on gün içinde peşin olarak ödenecektir. İkinci ve izleyen yılar irtifak hakkı bedelleri, Türkiye İstatistik Kurumunca yayımlanan üretici fiyat endeksi (ÜFE - bir önceki aynı ayına göre yüzde değişim) oranında arttırılır.” hükmü gereğince icra takibine konu irtifak hakkı bedelinin belirlenebilir, dolayısıyla alacağın likit olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, icra takibine ve incelenen itirazın iptali davasına konu edilen alacağın likit ya da muayyen olduğu, bu miktarın yargılama yapılmaksızın basit bir hesaplama işlemiyle tespit edilebilir nitelikte olduğu kabul edilerek mahkemece belirlenecek icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Yukarıda V.C.3.1 nci bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda V.C.3.2 nci bendinde açıklanan nedenlerle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.