Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4639 E. 2024/3649 K. – İntifa Hakkından

Konu: İntifa Hakkından Kaynaklanan El Atmanın Önlenmesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4639
Karar No
2024/3649
Karar Tarihi
Konu
İntifa Hakkından Kaynaklanan El Atmanın Önlenmesi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/312 E., 2023/1597 K. DAVA TARİHİ : 06.03.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/46 E., 2022/335 K. Taraflar arasındaki intifa hakkından kaynaklanan el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ...'in, davalı ile eş olup İstanbul ili, ... ilçesi, ... 1 ada 13 parselde bulunan dükkanın maliki olduğunu, davacının ise bu taşınmazda intifa hakkı olduğunu, çıplak mülkiyet hakkı sahibi olan ... tarafından dava konusu dükkanın diğer davalı ...'ya davacıdan izinsiz ve habersiz olarak kiraya verildiğini, kendisine bu kiralardan ödeme yapılmayarak mağdur edildiğini, davalılara noterden ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen davalıların söz konusu taşınmazı tahliye etmeyip, ve kira bedellerini ödemediklerini belirterek taşınmazın haksız kullanımından dolayı davalıların müdahalesinin men’ini ve taşınmazın davacıya teslimini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalı ... ...'e ait gayrımenkulün sadece 7/16 hissesinin intifa hakkına sahip olduğunu, gayrimenkulün tamamı üzerinde intifa hakkı bulunmadığını, müdahalenin men'i talebinde bulunmasının hukuken mümkün olmadığını, diğer davalı müvekkili ..., müvekkili ... ve eşinin 3 yıl boyunca ortaklık yaptıklarını, işyerinin kar ve zararını hisseleri oranında paylaştıklarını, davacı ile davalı ... ... arasında, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/196 Esas numaralı dosyası ile boşanma davasının halen devam ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu taşınmazda (restoran olarak işletilen) intifa hakkının bulunduğu, intifa hakkı sahibinin taşınmazda kullanma ve yararlanma hakkının bulunduğu, davalı ...'ün kira sözleşmesinin geçerli olmadığı, malik Hülya'nın da taşınmazı kullandığının tanık beyanlarından anlaşıldığı, intifa hakkı sahibinin taşınmazı kullanımını engelleyenlerin tahliyesini isteme ve müdahalenin men'ini isteme hakkının bulunduğu, dava tarihi itibarıyla da 7/16 hisse üzerinde intifa hakkının devam ettiği, davacı tarafından 7/16 hisse üzerinden harç ikmal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesi ile; mahkeme kararının hatalı olduğunu, karar verilmeden öncesinde davacının gayrimenkuldeki intifa hissesinin 7/16, müvekkili ...'in intifa hissesinin 9/16 oranında olduğu göz önüne alınarak, taşınmazın kullanım açısından bölünebilir olup olmadığının araştırılması gerektiğini, çıplak mülkiyetin tamamına ve 9/16 oranında intifa hissesine sahip davalı ... ile davalı kiracı ... arasında akdedilen kira sözleşmesinin, haksız ve hukuksuz addedilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, diğer davalı ..., müvekkili ... ve eşinin 3 yıl boyunca ortaklık yaptıklarını, işyerinin kâr ve zararını hisseleri oranında paylaştıklarını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin istinaf dilekçesinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemiyle temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; intifa hakkından kaynaklanan el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre intifa hakkı, sahibine bu hakkının konusu üzerinde istimal (kullanma) ve istifade (yararlanma) yetkileri veren, başkasına temlik edilemeyen ve hakiki veya tüzel kişiye ait olabilen bir ayni haktır. İntifa hakkı sahibi, intifanın konusu bulunan mal veya hakkın sağlayabileceği bütün menfaatlerden (gelir ve semeresinden) yararlanmak ve kullanmak yetkisine sahiptir. 2. Dolayısıyla intifa hakkı buna kaynak olan hukuk ilişkisinin düzenlenmesi sırasında taraflarca aykırı bir şart kararlaştırılmış olmadıkça hakkın konusu olan şeyden tam ve sınırsız bir faydalanma hakkı sağlar. 3. İntifa hakkının kurulması ile mülkiyet hakkına konu olan mal üzerinde çıplak mülkiyet sahibinin yararlanma ve kullanma yetkisini kaldırır. İntifa hakkı, üzerine yüklendiği mülkiyet hakkını içi boşalmış bir hak durumuna sokar. İntifa hakkı varken mülkiyet hakkının sahibine verdiği mutat kullanma yetkilerinden mülkiyet hakkı sahibi mahrum kalmış olur. Kuru mülkiyet hakkı sahibinin sadece bu mülkiyet hakkını başkasına devretme yetkisi vardır. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4639, K. 2024/3649, T. 09.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4639-e-2024-3649-k-8b9b0e233130