Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4572 E. 2023/5915 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4572
- Karar No
- 2023/5915
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/31 E., 2023/142 K. KARAR : Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi Taraflar arasında görülen suya müdahalenin men'i ve su rejimi kurulması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 151 ada 1 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, kadimden beri kullandıkları genel su kaynağına Yılanlı Köy Tüzel Kişiliğinin haksız müdahalesi nedeniyle dava dışı komşu taşınmaz maliki ... ile birlikte Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/237 Esas sayılı dosyası üzerinden suya el atmanın önlenmesi davası açtıklarını, Mahkemenin 1990/445 Karar sayılı ilâmı ile bilirkişi raporu doğrultusunda suyun yarı yarıya kullanımına karar verildiğini ve kararın derecattan geçerek 03.07.1992 tarihinde kesinleştiğini, ilâma dayalı olarak taraflar arasında yapılan 15.06.1997 tarihli paylaşma sözleşmesi ile ard arda dörder gün boyunca suyun kullanımı hususunda anlaştıklarını, ancak ... 'in taşınmazını üçüncü kişiye devretmesi ve davalının suyu tek başına kullanmak istemiyle müdahalede bulunması üzerine, ilâmın yerine getirilmesi için Ödemiş İcra Müdürlüğünün 2011/2295 Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine başlattığı takipte icra müdürlüğü tarafından "tek başına takip yapamayacağı" gerekçesiyle infaz talebinin reddine karar verildiğini, icra müdürlüğünün bu kararının kaldırılması için Ödemiş İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/73 Esas sayılı dosyası üzerinden açtığı davanın da Mahkemenin 2012/69 Karar sayılı kararı ile reddedilip derecattan geçerek kesinleştiğini, davalının genel suya boru takmak suretiyle haksız müdahalesini sürdürdüğünü ileri sürerek davalının suya müdahalesinin önlenmesini, Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/237 Esas sayılı dava dosyasında belirlendiği şekilde taraflar arasında su rejimi kurulmasını talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında aynı konuya ilişkin olarak verilmiş kesin bir hüküm bulunduğunu, davacının iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.02.2021 tarihli ve 2018/471 Esas, 2021/25 Karar sayılı kararı ile; 30.10.2019 tarihli raporda su rejiminin düzenlenmiş olduğu, davacının sulama yaptığı ... Mahallesi, ... Mevkiindeki taşınmazın çok dik ve eğimli olduğu, 3 adet mandal yapılarak kullanışlı hâle getirildiği, taşınmazın tamamında tarla tarımı yapılamadığı, tarla kısmı olarak kullanılan alanın 5 dekar olduğu, su hesaplamasının 5 dekarlık alan üzerinden yapıldığı, taşınmazda elma ve ceviz ağaçlarının bulunduğu, çiftçi kayıt sistemine göre 2017, 2018, 2019 yıllarında patates ekiminin yapıldığının tespit edildiği, taşınmaza ekilen ürün sulandığında, ağaçların da sulanmış olacağını, tekrar sulanmasına ihtiyaç olmadığını, davalı ... Belediyesinin nizalı su kaynağını azaltması ve etkilemesi nedeniyle fen bilirkişilerinin 09.10.2019 tarihli raporunda Z3 ile gösterilen yere boru takılmak suretiyle su kaynağına yapılan müdahalesinin önlenmesine, tarafların kullanım durumu ve ihtiyaçları gözetilerek raporda Z4 ile gösterilen su kaynaklarının birleştiği toplama havuzundaki nizalı su kaynağının bir gün davacı bir gün davalı ... Belediyesine (... Köy Tüzel Kişiliği) tahsis edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davalı ... Başkanlığının fen bilirkişisinin 09.10.2019 tarihli raporunda Z3 ile gösterilen yerin boru takılmak suretiyle nizalı su kaynağına yapılan müdahalesinin önlenmesine, jeoloji kadastro bilirkişi raporunda Z4 ile gösterilen su kaynaklarının birleştiği toplama havuzundaki nizalı su kaynağının, bir gün davacı ..., bir gün davalı ... Belediyesine tahsis edilmek suretiyle su rejimi kurulmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 09.02.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 24.06.2021 tarihli ve 2021/1961 Esas, 2021/4279 Karar sayılı kararıyla Mahkemece, fen bilirkişisinin 09.10.2019 tarihli raporunda Z3 ile gösterilen yerde su kaynağına yapılan müdahalenin önlenmesine, Z4 ile gösterilen su kaynaklarının birleştiği toplama havuzundaki nizalı su kaynağının, bir gün davacı ..., bir gün davalı ... Belediyesine tahsis edilmek suretiyle su rejimi kurulmasına karar verilmiş ise de hükme esas alınan 19.10.2019 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide Z3 ve Z4 ile gösterilen herhangi bir yer bulunmadığı, hükmün bu hâliyle infaza elverişli olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile fen bilirkişisinin 19.04.2023 tarihli raporunda Z3 ile gösterilen yere davalı ... Başkanlığının boru takılmak suretiyle nizalı su kaynağına yapılan müdahalesinin önlenmesine, Z4 ile gösterilen su kaynaklarının birleştiği toplama havuzundaki nizalı su kaynağının, bir gün davacı ..., bir gün davalı ... Belediyesine tahsis edilmek suretiyle su rejimi kurulmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; su kaynağına boru takılmasının suya vaki bir müdahale olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, bilirkişi raporunda davacının patates üretimi yaptığı tespit edilmiş olmasına rağmen bu üretim için ne kadar suya ihtiyacı olduğunun hesaplanmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık suya el atmanın önlenmesi ve su rejimi kurulması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. Türk Medeni Kanunu'nun 718 inci maddesi gereğince; arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,04.12.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Dairemizin 04.07.2017 tarih ve 2015/18289 Esas, 2017/5641 Karar sayılı bozma kararında taraflar arasında su rejimi oluşturulması gerektiği vurgulanmıştır. Bu ve 24.06.2021 tarih, 2021/1961 Esas, 2021/4279 Karar sayılı bozma kararı sonucu Dairemizin 04.12.2023 tarihli onama ilâmına konu kararda, dava konusu suyun "bir gün davacı ..., bir gün davalı ... Belediyesine tahsis edilmek suretiyle su rejimi kurulmasına..." şeklinde hüküm kurulmuştur. Oysa davacı vekili 29.04.2013 tarihli dava dilekçesinin sonuç kısmında "Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/237 Esas sayılı dava dosyasında belirlendiği şekilde davacı müvekkil yönünden su rejimi düzenlenmesine," şeklinde talepte bulunulmuştur. Dosya içerisinde yer alan Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/237 Esas sayılı dava dosyasının ve ilâmın incelenmesinde ise; davacılarının ... ve ... olduğu, hükümde, "suyun 1/2'sinin davacılar tarafından kullanılmasına..." karar verildiği anlaşılmaktadır. Dolayısı ile dava konusu suyun 1/2'sinin her iki davacı tarafından kullanılmasına karar verilmiş iken, bu defa, dava konusu suyun 1/2'sinin davacı tarafından kullanılmasına karar verilmiş olmaktadır ki, bu karar davacı vekilinin dava dilekçesindeki talebini de aşan niteliktedir. Kararın bu gerekçe ile bozulması gerekmektedir. Jeoloji Mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanarak Mahkemeye sunulan 25.10.2019 tarihli raporda, dava konusu suyun "genel su" niteliğinde olduğu, bu nedenle herkesin sudan yararlanma ... bulunduğu belirtilmiştir. Ziraat Mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanarak Mahkemeye sunulan 31.10.2019 tarihli raporda da, davacı tarafından kullanılan arazinin yaklaşık %30-35 eğimli arazi olduğu, teraslama yapıldığı için tamamında tarım yapılamadığı, yaklaşık 5 dekarlık kısmında tarla tarımı yapıldığı, 5 dekarda patates tarımı yapıldığında dışarıdan verilmesi gereken yıllık su miktarının yıllık 3.855,00 ton su olduğu, bu nedenle dava konusu suyun bir gün davacı tarafa, bir gün davalı tarafa verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir. Mahkemece, rapordaki gibi hüküm oluşturulmuştur. Su rejimi kurulmasındaki amaç, suya ihtiyacı olan tarafların ihtiyaçlarına göre bir düzenleme yapmaktır. Ziraat Bilirkişisinin raporunda, -dava konusu su sanki özel su imiş gibi- sadece davacının su ihtiyacı belirlenmiş, davalıların su ihtiyacı ise ne bu raporda, ne de diğer raporlarda belirlenmemiştir. Ayrıca, aynı arazide her yıl patates tarımı yapılamayacağından, sadece patates ekimine göre hesaplama yapılması da yanlıştır. Dava konusu su genel su olduğundan, davacının zaten ihtiyacından arta kalan suyu kullanma ... bulunmamaktadır. O takdirde, bu şekilde bir su rejimi kurulmasının anlamı da kalmamaktadır. Yapılması gereken, davalının da su ihtiyacı belirlenerek, öncelikle dava konusu suyun tüm tarafların ihtiyacını karşılayacak miktarda olup olmadığı belirlendikten sonra, ihtiyacı karşılamayacağının anlaşılması hâlinde ihtiyaca göre bir oranlama yapılmasıdır. Böyle bir araştırmaya girilmeden, üstelik davacının talebini de aşacak şekilde hüküm kurulması usule aykırıdır. Onanmasına karar verilen hüküm, yukarıda belirtilen bozma ilâmlarımızı karşılayacak nitelikte değildir. Hükmün, eksik araştırma nedeniyle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum.