Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4472 E. 2024/3954 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4472
- Karar No
- 2024/3954
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1338 E., 2022/1742 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/247 E., 2017/727 K. Taraflar arasındaki mera olarak tespit ve tahsis edilen taşınmazların bir kısmının mera kaydının iptali ile ayrı bir parsel olarak tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ve üst soyunun kadimden beri zilyetliğinde olan Van İli, ... İlçesi, ... Köyünde bulunan toplam 85.000 m²'lik taşınmazların kadastro çalışmaları çerçevesinde İpekyolu İlçesi, ... Köyüne tahsis edilen 101 ada 426 ve 101 ada 427 parsel sayılı taşınmazların içerisinde bırakılarak mera olarak tespit ve tapuya tescil edildiğini, bu sebeple kadastro çalışması ile mera parselleri içerisinde bırakılan taşınmazların mera kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin dolduğunu, taşınmazların mera vasfında olduğunu, ... Köyünün kadastrosunun 01.11.1992 tarihinde kesinleştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 3.... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mera tahsis kararının 29.01.2010 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 28.03.2017 tarihinde açıldığı, tahsis kararının kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında 4342 sayılı Mera Kanununda belirlenen beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, yapılan sınır değişikliği sonucunda ... Mahallesinde mahkeme kararı ile alınan tapu kayıtlarının ... Mahallesinde kaldığı halde bu kayıtların ... Mahallesinin tapu kütüğüne ve zabıt defterine aktarılmadığını, yapılan mera sınırlandırma ve tespit çalışmalarının herhangi bir belge ve bilgiye dayanmadan muhtar ve bilirkişi beyanına göre yapıldığını, tarafsızlık ilkesine aykırı olduğunu, ... Asliye Hukuk Mahkemesinde 2003/128 Esas sayılı dosya ile devam eden mahkeme sürecine rağmen sınırlandırma ve tespit çalışmalarının devam edilerek kesinleştirildiğini, yapılan bu işlemlerin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mera komisyon kararının iptali ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4342 sayılı Mera Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası. 3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama, ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.