Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4339 E. 2023/4767 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4339
- Karar No
- 2023/4767
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/328 E., 2018/328 K. KARAR : Davanın usulden reddine Taraflar arasında görülen ecrimisil davasında verilen davanın reddine ilişkin karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların ortak mirasbırakanları babaanneleri ... ...'nin maliki olduğu 427, 377 ve 370 parsel ... taşınmazları davalıların kullandığını ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL ecrimisile karar verilmesini istemişler, yargılama aşamasında ecrimisil talebini 11.951,60 TL olarak ıslah etmişlerdir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların payına isabet eden bedelleri ödediğini ve intifadan men koşulu oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI: Mahkemenin 09.06.2015 tarihli ve 2013/274 Esas, 2015/172 Karar ... kararıyla; intifadan men koşulunun gerçekleşmediği ve davacıların kullanabilecekleri bölümlerin olduğu gerekçesi ile ecrimisil isteminin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 09.06.2015 tarihli ve 2013/274 Esas, 2015/172 Karar ... kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 09.05.2016 tarih ve 2016/4298 Esas, 2016/5759 Karar ... ilamında; "...mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli ve elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Şöyle ki; 1996 tarihli esas defteri ve karar örneğinde Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1996/189 Esas,1999/231 Karar ... dosyası ile davacıların, davalıların murisi, ... ... aleyhine dava konusu taşınmazlarla ilgili elatmanın önlenmesi davası açtıkları, muris ... ...'nin 12.05.2003 tarihinde ölümüyle davalıların çekişme konusu taşınmazlarda paydaş oldukları, davalıların murisleri ... ...'nin mirasçısı sıfatıyla taşınmazları kullandıkları bu nedenle intifadan men koşulunun davalılar yönünden de gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Hâl böyle olunca yukarıdaki ilkeler uyarınca yeniden keşif yapılarak çekişme konusu taşınmazlarda davalıların kullandıkları bölümlerin şüphe ve tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanması, fen bilirkişisi krokisinde açıkça gösterilmesi, davacıların kullanabilecekleri yer olup olmadığının da tespiti, davacıların kullanabilecekleri yer varsa davanın rededilmesi, aksi halde davalıların kullandıkları yerler esas alınarak belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, keşfi izlemeye yetersiz bilirkişi raporu ile yetinilerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Yargıtay bozma ilamında belirtildiği şekilde keşif yapılması amacıyla dosyada gider avansı bulunup bulunmadığının kontrol edildiği, dosyada gider avansının yetersiz olduğu anlaşıldığından davacı tarafa 31.01.2018 tarihli celsede gider avansı eksikliğini tamamlaması için süre verildiği ancak davacı taraf gider avansını dosyaya depo etmediği gibi duruşmada keşif masraflarını yatıracak maddi imkanlarının bulunmadığını beyan ettikleri anlaşıldığından verilen süre içinde gider avansının yatırılmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; keşif yapılabilmesi için istenen giderlerin gider avansı değil delil avansı olduğunu ve sonuçlarının tamamen farklı olduğunu, delil avansı yatırılmamasının sonucunun davanın usulden reddi değil, o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılması olduğunu, HMK 288/1 maddesine göre hakimin re'sen dayanabileceği delillerde ücretin hazineden karşılanabileceğini, eldeki davanın da Yargıtay ilamı ile bozulduğu ve keşif yapılmasının gerekli olduğunu, ayrıca keşif gider kalemlerinin ara kararda tek tek belirlenmediğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davanın usulden reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 ... Kanun'un 114 ve 115 inci maddeler. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.