Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4337 E. 2023/5032 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4337
- Karar No
- 2023/5032
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/635 E., 2020/247 K. KARAR : Asıl ve birleştirilen davaların ayrı ayrı reddine Taraflar arasında görülen asıl davada mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve kâl, birleştirilen davada temliken tescil istenmesi üzerine Mahkemece verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı-birleştirilen davada davalı vekili ile davalılar-birleştirilen dava davacıları ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı-birleştirilen davada davalı vekili dava dilekçesinde; paydaşı bulunduğu dava konusu 810 parsel ... taşınmazına davalı tarafından haksız olarak bina inşa edilmek suretiyle el atıldığını ileri sürerek el atmanın önlenmesi ve yıkım talebinde bulunmuş, birleştirilen davanın ise reddini savunmuştur. II. CEVAP Davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili; asıl davanın reddini savunmuşlar, birleştirilen davaların da; dava konusu yere iyi niyetle ev yaptıklarını belirterek tapunun iptaliyle adlarına tescilini talep etmişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.09.2013 tarihli ve 2006/721 Esas, 2013/631 Karar ... ilâmı ile asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 11.09.2013 tarihli ve 2006/721 Esas, 2013/631 Karar ... kararına karşı süresi içinde davacı-birleştirilen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin, 29.03.2018 tarih ve 2017/6191Esas, 2018/2467Karar ... iâmıyla; 1. Asıl dava yönünden; yenileme talebinde bulunan davacı vekilince Mahkemece verilen süre içerisinde harcın tamamlanmış olması karşısında dava yenilenmiş sayılacağından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. 2. Birleştirilen dava yönünden, 810 parsel ... taşınmazın 151 parsel ... taşınmazın ifrazından oluştuğu; ancak tersimat hatası bulunduğu ileri sürülmektedir. Öncelikle tersimat hatası bulunup bulunmadığının araştırılması, ondan sonra davalılar-birleştirilen davada davacıların iyi niyetli olup olmadığı hususu üzerinde durularak yukarıda anlatılan ilkelere göre soruşturma ve inceleme yapılması gerekirken noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 3. Kabule göre de; Mahkemece yukarıda açıklanılan şartların oluştuğunun tespiti hâlinde karardan önce ödenmesi gereken bedel var ise depo kararı verilmesi gerekirken bedel depo edilmeden davanın kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; 1. Asıl davada davacı taraf, müdahalenin men'i ve kâl isteminde bulunmuş ve tapuda şeklen malik olarak gözükmekte ise de; dava konusu taşınmazın kök tapu maliki ... (davalıların murisi) adına olan tapu kaydının sınırları içinde kaldığı hâlde tersimat hatası sonucu davacıların mülkiyetine geçirilmiş olmakla davacını davasının TMK'nın 2 nci maddesi uyarınca dinlenme olanağının bulunmadığı gerekçesi ile asıl davanın reddine karar vermiştir. 2. Birleştirilen davada ise; davacılar (asıl dava davalıları) dava konusu taşınmaz üzerine inşaat yaptıkları sırada taşınmazın çapa bağlı bir taşınmaz olduğu, somut olayda davacıların iyi niyetli olarak kabul edilmelerine hukuken imkan bulunmadığı, iyi niyetli olmayan davacının haksız inşaat hükümleri uyarınca tapu iptali ve tescil isteği bakımından sonraki şartların incelenmesine yer olmadığı gibi tersimat hatası nazara alındığında bu istem yönünden açtığı dava ile elde etmek istediği sonuç bakımından hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile birleştirilen davanın reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu 810 parsel ... taşınmazın maliki olduğunu, mülkiyet hakkına yapılan el atmanın önlenmesi gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir. 2. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde, 810 parseldeki tersimat hatası giderildikten sonra murisimiz adına tescil edilmesi için diğer mirasçıların davaya dahil edilmesi ya da muvafakatlerinin alınması için tarafımıza süre verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve kâl, birleştirilen davada ise temliken tescil talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 ... ... Medeni Kanunu'nun “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi. 2. 4721 ... ... Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi şöyledir: “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir.” 2. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar- birleştirilen dava davacıları ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı-birleştirilen dava davalısı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede, dava konusu 810 parsel ... taşınmazın 16.11.1953 tarihinde kesinleşen ilk tesis kadastrosu ile tapu kaydının oluştuğu ve 10.09.1986 tarihli rızai taksim işlemi ile 1/2 payının davacı adına tescil edildiği, oluşan bu mülkiyet durumuna yönelik davalılar tarafından açılmış iptal ve tescil davası bulunmadığı anlaşılmaktadır. 3. O halde Mahkemece davacı-karşı davalı mülkiyet hakkına değer verilerek hüküm kurulması gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklanan davalılar-birleştirilen davada davacılar ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. (2) ve (3) No.lu paragraflarda açıklanan nedenlerle, davacı-birleştirilen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 25.10.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.