Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/3711 E. 2024/4224 K. – Şerh Terkini
Konu: Şerh Terkini
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3711
- Karar No
- 2024/4224
- Karar Tarihi
- Konu
- Şerh Terkini
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/124 E., 2022/2193 K. DAVACI- BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVACI : ... vekili Avukat ... DAVALILAR- BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVALILAR : ... vd. DAVA TARİHİ : 25.02.2016, 07.06.2016 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/168 E., 2019/80 K. Taraflar arasındaki şerh terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine, davalı Kuddusi mirasçıları aleyhine açılan asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ..., ..., ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili; müvekkil kurumun mülkiyetinde bulunan 32 No.lu parselin parselasyon sonucunda 606 ada 8, 9, 10, 13 ve 14 No.lu parseller; 607 ada, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14 ve 15 No.lu parseller; 2055 ada 1 parsel ve 2054 ada 7, 8 ve 9 No.lu parsellere ayrıldığını, bu parseller üzerinde "İbrahim oğlu ...işgalindedir" şerhinin bulunduğunu, ilgili taşınmazda işgal olmamasından dolayı kurumları ve Kadastro Müdürlüğü tarafından tespit yapıldığı ve işgal olmadığının 31/12/2015 tarihli tutanakla tespit edildiğini, yapılan tespitler neticesinde kurumları tarafından ... Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü'ne ilgili taşınmazlarda herhangi bir işgal olmadığı ve şerhin kaldırılması gerektiği yönünde talepte bulunulduğu, istemin reddedildiğini ileri sürerek; beyanlar hanesinde geçen "İbrahim oğlu ...işgalindedir" şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı vekili; davacı kurum mülkiyetinde bulunan 36 parsel No.lu taşınmazın parselasyon sonucunda 768 ada 36, 37 ve 39 parseller, 876 ada 7, 10, 12, 13, 14, 15 No.lu parseller, 877 ada 10, 13 ve 14 No.lu parseller, 880 ada 2 No.lu parsel, 1474 ada 16, 17, 18, 31, 32, 33, 34, 35 No.lu parseller, 2234 ada 1 No.lu parsel, 2235 ada 1,2 No.lu parseller, 2237 ada 1 No.lu parsel, 2238 ada 1 No.lu parsel ve 2239 ada 1 No.lu parsellere ayrıldığını, dava konusu taşınmazların beyanlar hanesinde "İbrahim oğlu ...işgalindedir" şerhinin bulunduğunu, taşınmazlarda işgal olmadığı hususunun Kadastro Müdürlüğü'nün 31/12/2015 tarihli tutanağı ile tespit edildiğini, Tapu Sicil Müdürlüğünden şerhin kaldırılmasının istenildiğini ancak talebin reddedildiğini ileri sürerek; dava konusu taşınmazların tapu kütüğündeki beyanlar hanesinde geçen "İbrahim oğlu ...işgalindedir" şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “asıl ve birleştirilen dosya ile davalı ... Müdürlüğüne açılan şerhin terkini davasının husumetten reddine, davacı tarafından asıl ve birleştirilen dosyalarda davalı Kudusi Anlağan mirasçılarına karşı açılan şerhin terkini davalarının kabulüne” karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın hatalı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “davaya konu kök taşınmazın 1994 yılında davacı ... adına tespit gördüğü, davalıların miras bırakanı ...tarafından tespite itiraz edildiği, yapılan yargılama neticesinde tespit gibi tescil kararı verilerek taşınmazın davacı ... adına tescil edildiği, davaya konu taşınmaz kaydında bulunan ‘İbrahim oğlu ...'ın işkalindedir’ şerhinin terkinine karar verilmiş olmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamakla dava dosyasındaki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle Mahkemece delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine göre” yerinde bulunmayan bütün istinaf itirazlarının reddi ile usul ve yasa yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Zekiye temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılardan Zekiye temyiz dilekçesinde özetle; aşamalardaki, istinaf başvurusundaki savunmalarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu kaydındaki şerhin terkini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Şerhten amaç, ilişkin bulunduğu hukuki durumu üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hale getirmek, hukuki duruma aleniyet kazandırmaktır. Bu yönü ile şerh ayni bir etki özelliğini gösterir. Hangi hakların tapu kütüğüne şerh edileceğini kanun belirlemiştir. Dolayısıyla kanunun belirlemediği bir hak tapu kütüğüne şerh edilemez. Şerhin terkini davalarında kural olarak husumet yararına şerh konulan gerçek veya tüzel kişiye karşı yöneltilir. Tapu müdürlükleri TMK’nin 997 ve devamı maddeleri gereğince tapu sicilinin tutulması ve bu sicillerin yasalara uygun biçimde oluşması ile görevli ve sorumludurlar. Bu nedenle tapu kaydındaki şerhin kimin yararına konulduğunun belirlenememesi halinde husumet tapu sicilini tutmakla görevli ve sorumlu tapu sicil müdürlüğüne yöneltilebilir. Tapu sicil müdürlüğü yasal hasım konumunda olduğundan kendisine yargılama giderleri yükletilemez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.09.2013 günlü ve 2013/14-93 Esas, 2013/1364 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılardan Zekiye tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılardan Zekiye’nin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.