Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/2705 E. 2024/4239 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2705
Karar No
2024/4239
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/454 E., 2023/226 K. DAVA TARİHİ : 10.04.2014 KARAR : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/165 E., 2022/64 K. Taraflar arasındaki kadastral parselin ihyasına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kısmen kabulü ile hükmün kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesi ile birlike yeniden davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 11.09.1992 tarihinde ...(...) 5839 parselin 1248.68.900 (1.248 m²) hissesini satın aldığını, imar uygulamasının 04.03.2005 tarihinde tapuya tescil edildiğini, müvekkilinin haklarının bedele dönüştürülerek davalının borçlandırıldığını, ancak imar uygulamasının iptal edildiğini belirterek kök tapuya dönülmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında aynı konu ile ilgili olarak kesin hüküm olduğunu, kesin hüküm itirazları saklı kalmak kaydıyla davacı ile müvekkilinin şuyulandırma işleminin iptali ile ilgili davanın tarafı olmadığını, müvekkiline ait taşınmaz üzerinde davacı lehine düzenleme ortaklık payından doğan kanuni ipotek hakkı tesis edildiğini, davalının kanuni ipotek hakkından doğan borcunu davacıya ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; 20.02.2020 tarihinde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesine eklenen yeni fıkra uyarınca uyuşmazlığın idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiğinden davanın reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 2014 senesinde açılmış olan bir davanın 2020 senesinde yapılan bir değişiklik sonucu reddedilmesinin ve ret üzerine karşı vekalet ücretine karar verilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını dile getirmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Ümraniye Belediyesi Encümenince kabul edilen arsa düzenleme işleminin iptal edildiği, kararın Danıştay denetiminden geçerek kesinleştiği, iptal kararı ile sicilin dayanaksız kaldığı ve imar parsellerinin yolsuz tescil durumuna düştüğü, davanın açıldığı tarihte kadastral parselin ihyasını talep etmekte davacının haklı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden hüküm kurulmasına; davanın reddine, davanın açılmasına davacı sebebiyet vermemiş olmakla yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine" karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiğini dile getirmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastral parselin ihyasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2 nci maddesi. 3. Değerlendirme Somut olaya gelince; İlk Derece Mahkemesince dava konusu uyuşmazlığın idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verildikten sonra davacı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istinaf itirazları Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilerek davacının dava açma tarihinde haklı olduğu, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesi gerektiğine ilişkin gerekçe oluşturularak yasa yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. Ne var ki; hükmün 6 ncı bendinde gerekçe ile çelişecek şekilde "yargılama giderinin tamamının davacı üzerinde bırakılmasına" ve 5 inci bendinde hem gerekçe ile çelişecek şekilde hem de cümle bütünlüğü açısından çelişki oluşturacak şekilde "Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Hal böyle olunca infazda tereddüte neden olacak şekilde çelişkili hüküm tesisi doğru görülmemiş; hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/2705, K. 2024/4239, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-2705-e-2024-4239-k-3af30693389f