Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/2375 E. 2024/2397 K. – Mera Sınırının

Konu: Mera Sınırının Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2375
Karar No
2024/2397
Karar Tarihi
Konu
Mera Sınırının Tespiti

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/889 E., 2022/2174 K. DAVA TARİHİ : 24.10.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Nusaybin Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/749 E., 2018/316 K. Taraflar arasındaki mera sınırının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; ... Köyüne ait idari sınırların daha önceden idari olarak belirlenip tespitleri yapıldığı halde 2008 tarihindeki kadastro çalışmaları sırasında yapılan sınır tespiti ve çalışmasının hatalı ve yanlış olduğu, ... sınırlarının zeminde tespitinin belirlenmesinde, köye ait mera, boşluk, köy sakini olan davacıların bu yerlerin kullanımı, hayvanlarının otlatılması ve gerektiğinde kiraya verilmesi gibi durumlarda hukuki yarar ve menfaatleri bulunduğundan ...'e ait sınırların zemin üzerinde tespitini talep ettiklerini öne sürerek; ... sınırlarının idari sınır, mera sınırının zeminde belirtilip tespitinin yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Dava, ... açılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit davalarının sonradan açılacak bir davaya esas olmak üzere ileride tespiti zor veya imkansız olan durumlarda açılacağı, bir eda davasında iddia ve ispat edilebilecek bir durumun tespit davasına konu olmasının mümkün olmadığı, böyle durumlarda hukuki yarar yokluğundan davanın reddedilmesi gerekeceği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 2008 tarihindeki kadastro çalışmaları sırasında yapılan sınır tespit ve çalışmalarının hatalı ve yanlış yapıldığını, sınır hattının günümüz yöntemi olan koordinat sistemi ile belirlenmesinin gerektiğini, davacı mahalle sakinlerinin dava konusu merada kadim kullanım hakkının bulunduğunu, 2008 yılında kadastro çalışma sınırının belirlenmesi sırasında kadastro çalışma sınırının idari sınır veya mera sınırı olarak kabul edilmesi üzerine komşu ve civar mahalleler tarafından mera iddiasında bulunulduğunu, yerel mahkemece usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili, dava dilekçesi ve istinaf dilekçelerini tekrarla temyiz isteminde bulunarak, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6100 sayılı Kanun’un 114 ve 115 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/2375, K. 2024/2397, T. 06.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-2375-e-2024-2397-k-46c2e19f5a67