Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/7000 E. 2023/752 K. – Mirasın Gerçek
Konu: Mirasın Gerçek Reddi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7000
- Karar No
- 2023/752
- Karar Tarihi
- Konu
- Mirasın Gerçek Reddi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki mirasın gerçek reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 31.05.2021 tarih ve 2021/1915 Esas, 2021/3611 Karar sayılı ilâmıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacı ... yönünden mirasın reddine yönelik açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacı ... yönünden verilen kararın temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Hükmü, duruşma istemli olarak mirasçı ... vekili, duruşmasız olarak da mirasçı ... vd. vekili ile katılma yoluyla davacı ... temyiz etmişlerdir. 1. Mirasçı ... vd. vekili ve mirasçı ... vekilinin temyiz itirazları açısından, dosyanın tarafı olmayan mirasçıların hükmü temyiz hakları bulunmadığından, temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Katılma yoluyla hükmü temyiz eden davacı ...'nun temyiz itirazlarına gelince; 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366/1 inci maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 348/1 inci maddesi uyarınca, temyiz dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, temyiz kanun yoluna başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile vereceği cevap dilekçesi ile temyiz kanun yoluna başvurabilir. Bu şekildeki temyiz kanun yoluna başvurma şekline "Katılma Yoluyla Temyiz Başvurusu" adı verilir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366/1 inci maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 348/2 nci maddesi uyarınca temyiz yoluna başvuran tarafın bu talebinden feragat etmesi veya talebinin Yargıtay tarafından esasa girilmeden reddedilmesi hâlinde, katılma yoluyla temyiz kanun yoluna başvuranın talebi reddedilecektir. 3. Temyiz yoluna başvuran mirasçı vekillerinin temyiz dilekçelerinin esasa girilmeden reddedilmiş olması nedeni ile katılma yoluyla temyiz kanun yoluna başvuran davacının da temyiz talebinin reddi gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Mirasçı ... vd. vekili ve mirasçı ... vekilinin temyiz dilekçelerinin REDDİNE, 2. Katılma yolu ile temyiz eden davacı ...'nun temyiz isteminin HMK'nın 348 inci madde 2 nci bendi uyarınca REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Kapatılan 14. Hukuk Dairesi 31/05/2021 tarih 2021/1915 Esas 2021/3611 Karar sayılı kararında; "(...) Somut olayda, davacı ...’ın temyiz dilekçesinde mirasın reddi iradesinden döndüğünü beyan ettiği anlaşıldığından, mahkemece 28.01.2005 tarihinde ölen muris ...’nun davacıdan başka mirasçılarının da bulunduğu göz önünde bulundurularak, diğer mirasçıların, davacının mirasın gerçek reddi beyanından dönmesi konusunda muvafakatlerinin bulunup bulunmadığı tespit edilmeli; diğer mirasçıların tamamının davacının red beyanından feragatine muvafakat etmemeleri halinde ise bu kez dava açıldığı tarihte davacı vekilinin mirasın gerçek reddine ilişkin özel yetki içeren vekaletnamesinin olup olmadığı araştırılmalıdır. Dava açıldığı tarihteki davacı vekiline ait mirasın gerçek reddine ilişkin özel yetki içeren vekaletnamesinin bulunmaması halinde, mirasın reddi beyanının bir hukuki sonuç doğurmayacağı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir..." şeklindeki kararında, taraflar arasındaki ihtilafı, mirasçılardan bir kısmının red beyanından dönmesi şeklinde değerlendirmiştir. Oysa davacı ... 20/03/2020 tarihinde ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesine verdiği temyiz dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından mirası reddettiği yönünde karar verildiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, vekili olan Av. ...'ın vefat ettiğini, mirasın reddi için açtığı davada mirası red yetkisinin bulunmadığını, kararı 16 Mart 2020 tarihinde tebliğ aldığını bu nedenle süresi içerisinde temyiz ettiğini beyan ederek, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/613 Esas 2005/571 Karar sayılı kararının bozulmasını talep etmiştir. Tartışılması gereken, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde yapılan mirasın reddi talebinin geçerli bir talep olup olmadığı ve sonuç meydana getirip getirmediğidir. 14. Hukuk Dairesi 16/11/2020 tarih 2020/3576 Esas 2020/7314 Karar sayılı kararında "Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 39/2. fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulması zorunludur. Mahkemece; talep eden ... ve ...’nun, muris ...’nun mirasının reddin tespitine dair 20.04.2005 tarihinde karar verilmişse de, dosya kapsamında dava dilekçesi ile talebin ... ve ... vekili Av. Mehmet Büyüknacar tarafından yapıldığı mahkeme kararından anlaşılmakta ise de davacılar tarafından Av....’a verilmiş özel yetki içeren bir vekaletname de dosya kapsamında bulunmamaktadır. Av. ... tarafından verilmiş dava dilekçesi ile ... ve ... tarafından vekile verilen mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletnamenin temin edilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dava dosyasının mahkemesine iade edilmesine karar verilmiştir." şeklindeki gerekçe ile dosyanın geri çevrilmesine karar vermiştir. Bu geri çevirme kararı üzerine mahkemece yapılan araştırma sonucunda mirasın reddi kararını içeren dosya aslının bulunamadığı 22/04/2021 tarihli tutanakla tesbit edilmiştir. Oysa bu karar temyiz eden vekili tarafından ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen 2004/42 Esas 2005/202 Karar sayılı davada kullanılmış, bu karar nedeniyle 4. Asliye Hukuk Mahkemesi "(...) Davaya dahil edilen ... ve Reşet Kaleoğlu her ne kadar davaya dahil edilmiş iseler de ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/613 Esas sayılı dava dosyasında mirasın reddine karar verilmiş olduğundan, bu kişiler için dahili davalı sıfatı bulunmadığından, dahili dava talebinin husumet nedeniyle reddine..." şeklinde hüküm oluşturulmuştur. Bu davanın diğer davalıları ise, temyiz talepleri Dairemizce red edilen ... ve ...'dur. Temyiz edenler aleyhine bu şekilde karar oluşturulduktan sonra temyize konu ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/1782 Esas 2022/1020 sayılı kararı temyiz talebinde bulunan ve mirası reddetmeyen ... ve ...'nun hukuki durumlarını doğrudan etkilemektedir. Ancak dairemizin çoğunluk görüşü ile, "(...) Mirasçı ... vd. vekili ve mirasçı ... vekilinin temyiz itirazları açısından, dosyanın tarafı olmayan mirasçıların hükmü temyiz hakları bulunmadığından, temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir." şeklinde gerekçe ile, temyiz dilekçesi esastan incelenmeksizin red edilmiştir. Karar, usule aykırı olduğu gibi, 14. Hukuk Dairesi'nin 31/05/2021 tarih 2021/1915 Esas 2021/3611 Karar sayılı kararında yer alan "Mirasın kayıtsız ve şartsız reddine ilişkin beyan sulh hukuk mahkemesine ulaştıktan sonra bu beyandan tek taraflı olarak dönülemez. Mirasın gerçek reddi beyanı mahkemeye ulaştıktan sonra ret beyanından, ancak mirasçıların tamamının muvafakatiyle veya açılacak olan reddin iptali davasının kabulü halinde dönülebilir." gerekçesi ile de çelişkilidir. Zira bu karar ile daire, temyiz eden fakat temyiz talepleri reddedilen ... ve ... ile birlikte diğer mirasçıların davada hasım hale getirilmesi gerektiğine karar vermiş, ilk derece mahkemesince uyulmasına karar verilen bu karar, davanın tarafları için usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Açıkladığım bu nedenlerden ötürü temyiz talebinin kabulü ile, temyiz incelemesinin esastan yapılması gerektiği kanaatindeyim. Bu nedenle sayın çoğunluğun temyiz dilekçesinin reddi yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum.