Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/5594 E. 2022/6850 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil Olmadığı Takdirde Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5594
- Karar No
- 2022/6850
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil Olmadığı Takdirde Tazminat
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili, müvekkilinin tüm birikimlerini satarak davalı ... Ltd. Şti. ile İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... ... Mah., 652 ada, 14 parsel, 3.kat, B blok, 23 nolu ... ... isimli projeden bir daire, Büyükçekmece, ... ... Mah., 652 ada, 14 parsel, 5.kat, B blok, 33 nolu ... ... isimli projeden de bir daire olmak üzere iki dairenin müvekkile satışı konusunda davalı ... Ltd. Şti. ile sözleşmeler imzalandığını, davalı ...'nun B blok, 3.kat, 23 nolu daireyi gecikmeli olarak eksik imalatlarla birlikte iskanı alınmamış ve ayıplı olarak 12/02/2013 tarihinde daireyi müvekkile tapuda devir ve temlik etmiş ise de diğer taşınmazın hiçbir borcu olmamasına rağmen halen devir ve temlik etmediğini, sürekli müvekkilini oyaladığını, müvekkilinin üzerine düşen tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen davalı ... tarafından 33 nolu dairenin tesliminin halen yapılmadığını, bu nedenlerle davalı ... Ltd. Şti. adına tapuda kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde taşınmazın keşifle belirlenecek rayiç bedelinden şimdilik 150.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte tüm davalılardan zincirleme sorumluluk ilkesi gereği müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkile verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Grup İnş. vekili, davaya dayanak olarak gösterilen satış sözleşmesini kabul etmediklerini, sözleşmedeki imzanın müvekkili firmaya ait olmadığını, davacı ile müvekkili arasında ne bu sözleşmenin ne de başka bir sözleşmenin imzalanmadığını, davacının müvekkilinin zan altında bıraktığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... vekili, davacı tarafın ... Yapı San ve Tic. Ltd. Şti'den 23 no'lu ve 33 no'lu daireleri satın aldığını iddia ettiğini, 23 numaralı dairenin devri Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından hazırlandığını, bu senette belirtildiği üzere bedel alınarak tapu davacıya verildiğini, 33 numaralı daire ise müvekkil firma tarafından davacıya herhangi bir şekilde satılmadığını, satış bedelinin de alınmadığını, davacı taraf dilekçesinde 33 numaralı daireyi ... Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ... Yapı ... ...'e haricen tahsis ve devir edildiğini iddia edilmiş ise de, ... firması tarafından davalı ...'e ve şirketine 33 numaralı daire tahsis edildiğini, davacı tarafından davalının tip sözleşmesindeki ibaresinde yer verildiğini, davacının dayandığı belgeler üzerinde müvekkil ...'nın herhangi bir ismi ve sorumluluk yüklendiğine dair bir ibare olmadığını, davacı tarafından iddia olunan belge ... Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti'ne yönelik olarak hazırlandığını kaldı ki müvekkil firmada bu belgeyi kabul etmediğini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddini, davanın husumet nedeni ile reddini, davanın derdestlik nedeni ile reddini, davanın esastan reddini, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini savunmuştur. Mahkemece, asıl dava yönünden; davacının davasının davalı ... ve ... Yapı Elektrik Petrol San. Tic. Ltd. Şti. yönünden pasif husumet noksanlığından reddine, davacının davasının davalı ... Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden kabulüne, birleşen dava yönünden; davacının davasının ... ve ... yönünden kabulüne, İstanbul ili, Beylikdüzü ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, 447 cilt, 44334 sayfa, 652 ada, 14 parsel'de kayıtlı 5. Kat B Blok 33 Numaralı Bağımsız Bölüm'de davalı ... adına kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ile ... Grup İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacının, dava konusu taşınmaza yönelik talebini ileri sürdüğü Bakırköy Tüketici Mahkemesince 2013/1313 Esas ve 2013/755 sayılı Kararı ile "...Davanın, gayrimenkulün aynına ilişkin olduğundan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu, HSYK Genel Kurulunun 19.07.2007 tarih 336 sayılı Kararı uyarınca Büyükçekmece ilçesinin Bakırköy Tüketici Mahkemesinin yetki alanı dışında olduğu, İstanbul Tüketici Mahkemesinin yetkili bulunduğu..." gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi ise 2015/515 Esas, 2016/789 sayılı Kararı ile "...Davanın, gayrimenkulün aynına ilişkin olduğundan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu, HSYK Genel Kurulunun 19.03.2014 tarih 129 sayılı Kararı uyarınca Bakırköy Tüketici Mahkemesinin yetkili bulunduğu..." gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. Her iki yetkisizlik kararının temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2016/9171 Esas, 2016/8495 Karar sayılı ilamı ile "... HSYK Genel Kurulunun 19.07.2007 tarih 336 sayılı Kararı uyarınca Büyükçekmece ilçesi İstanbul Tüketici Mahkemelerinin yetki alanında bulunduğuna göre İstanbul 1.Tüketici Mahkemesi kesin yetkilidir..." kararı verildiği anlaşılmaktadır. Öncelikle, mahkemenin 05.04.2022 tarihinde, davanın esası hakkında verdiği karar, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonraki bir tarihe ait olduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 341. maddesi gereği başvurulacak Kanun yolu istinaftır. Yine, 6100 sayılı HMK'nın 373/4. maddesi; "Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir." hükmünü, geçici 3/2. maddesi ise; "Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454'üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." hükmünü içermektedir. Bu maddenin düzenleniş amacı, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlara karşı Yargıtay yoluna başvurulmasını ve karar kesinleşinceye kadar kanun yolu denetiminin Yargıtay tarafından yapılmasını sağlamaktır. Diğer bir anlatımla, Yargıtayın verdiği bozma kararları üzerine verilen kararların tekrar Yargıtay denetiminden geçmesi amaçlanmıştır. Bu durumda, son karar tarihi itibarıyla kanun yolu istinaf olduğu gibi, dava hakkında Yargıtay tarafından verilmiş bir bozma kararı da bulunmadığına göre, 6100 sayılı HMK'nın 373/4. maddesi karşısında esasa ilişkin verilen yeni kararla ilgili başvurulması gereken kanun yolu istinaftır. Buna göre incelemenin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılması gerektiğinden dosyanın kanun yolu incelemesi yapılabilmesi için ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Yerel Mahkemeye geri çevrilmesine karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle gereği yapılmak üzere dosyanın Yerel Mahkemeye GERİ ÇEVRİLMESİNE, 14.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.