Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/5540 E. 2022/7696 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5540
Karar No
2022/7696
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.03.2015 tarihinde verilen dilekçeyle el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.12.2020 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi bir kısım davalı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın bir kısım davalı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

KARAR Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların müvekkiline ait 4253 parsel sayılı taşınmaz ve üzerindeki apartmanda uzun yıllardır haksız olarak ikamet ettiklerini, müvekkili tarafından gönderilen ihtarnameye rağmen davalıların taşınmazları tahliye etmediklerini, müvekkilinin kendisine ait taşınmazda bulunan kaçak nitelikli bina nedeniyle zarara uğradığını belirterek davalıların A/2 blok 3, 4, 6, 7, 16, 1, 2, 5, 9 ve 11 numaralı daire ve dükkanlara müdahalelerinin önlenmesine, taşınmazların tahliyesine, her bir davalıdan ayrı ayrı 1.000,00 TL ecrimisil bedelinin, tespit edilecek işgal tarihinden itibaren ödenmesi gereken ilk aydan başlamak üzere yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı kooperatif vekili ile bir kısım davalı cevap dilekçesinde, dava dışı ... ile davalı kooperatif arasında 25.05.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğunu, davacının taşınmazı ...’e verdiği paranın teminatı olarak devraldığını, ...’in borcunu ödemesine rağmen davacının taşınmazı devretmediğini, ... ile davacı arasında görülen tapu iptali ve tescil davası bulunduğunu, taşınmaz üzerindeki binanın davalı kooperatif tarafından yapıldığını ve 18 yıldır kullanıldığını, davacının bu kullanıma muvafakatinin olduğunu, davalıların işgalci değil kooperatif üyesi olduklarını, davacının bina bedellerini ödemeden talepte bulunamayacağını, ecrimisilin ancak ihtarname tarihinden itibaren istenebileceğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... ise 3 numaralı daireyi kendisinin değil abisi ...’in kullandığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil istemleri yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Hükmü, bir kısım davalı vekili ve davalı ... temyiz etmişlerdir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 4253 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, davalıların taşınmazda mülkiyetten kaynaklanan bir haklarının bulunmadığı görülmektedir. Davacı, taşınmazın ve üzerindeki binanın davalılar tarafından işgal edildiğini ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır. Davalılardan bir kısmı, dava konusu taşınmazda kullanımlarının olmadığını, bir kısmı da kooperatif üyeliklerinin sona erdiğini beyan etmişlerdir. Mahallinde yapılan keşfe sadece davacı taraf katılmış, bilirkişi raporunda, dairelerin kullanım durumları keşifteki taraf beyanları ve dava dilekçesine göre belirlenmiştir. Tarafların tanıkları ise duruşmada dinlenmiştir. Yapılan bu tespitler karşısında, Mahkemece hükme yeterli bir araştırmanın yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. El atmanın önlenmesi ve ecrimisil davalarında davanın niteliği gereği tanıkların taşınmaz başında dinlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle Mahkemece, taraf tanıklarının duruşmada dinlenmeleri doğru değildir. Ayrıca; Mahkemece, dava konusu her bir daire ayrı değerlendirilmek suretiyle tarafların iddia ve savunmaları tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmamıştır. Diğer taraftan; Türk Medeni Kanunu’nun 684. maddesinde, taşınmaz üzerinde bulunan yapının arzın mütemmim cüzü olacağı ve arzın mülkiyetine tabi olacağı düzenlenmiştir. Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binada kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmadığına göre taşınmaz üzerinde bulunan yapı arzın tamamlayıcı parçası olup arzın mülkiyetine tabi olduğundan hüküm altına alınacak ecrimisilin binanın zeminde kapladığı alan dikkate alınarak hesaplanması gerekirken, her bir daire için ayrı ayrı ecrimisil hesabı yapılması isabetsiz olmuştur. Bunlarla birlikte; davalı taraf cevap dilekçelerinde Türk Medeni Kanunu'nun 994/1. maddesine dayanarak savunma (defi) yoluyla, hapis ... tanınarak el atmanın önlenmesine karar verilmesi konusunda açıkça talepte bulunmasına rağmen, Mahkemece, bu hususta olumlu olumsuz bir karar verilmemesi de doğru olmamıştır. Hal böyle olunca, mahkemece yeniden konusunda uzman bilirkişiler eşliğinde keşif yapılarak, taraf tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli, davalıların taşınmaza el atıp atmadığının, el atma olgusunun devam edip etmediğinin duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıklığa kavuşturulması, hasıl olacak sonuca göre yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi ve davalı tarafın hapis ... tanınması talebinin değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve HMK'nın 373/1. maddesi gereğince davalı vekili ve davalı ...’ın temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA; bozma nedenlerine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE, karardan bir örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 13.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5540, K. 2022/7696, T. 13.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-5540-e-2022-7696-k-c8aff1771795