Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/5337 E. 2023/5773 K. – Ecrimisil

Konu: Ecrimisil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5337
Karar No
2023/5773
Karar Tarihi
Konu
Ecrimisil

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1967 E., 2022/1179 K. KARAR : Davacılar vekilinin İstinaf talebinin esastan reddine, davalı ... vekilinin İstinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/557 E., 2021/218 K. Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; dava konusu 1057 parsel sayılı taşınmazın 125 m²’sinin müvekkillerinin murisi ... ...’den davacılara miras kaldığını, davalı ...’un komşu 1056 parselin maliki olduğunu, 1056 parselde bulunan binanın 1057 parsele tecavüzünün mevcut olduğunu, diğer davalıların ise 1057 parselde pay sahibi olduğunu, davalıların yıllardan beri davacılara ait taşınmazı işgal ederek kullandıklarını belirterek ecrimisil talep etmiş, ıslah ile ecrimisil talebini artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... ve davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacıların murisi ile taşınmazın ortak alındığını, daha sonra ikiye ayrıldığını sözlü anlaşmaya göre, ... ... ve ... ...'in istediği yere ev yapma konusunda anlaştıklarını, davanın yasal koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile davalıların murisi olan ... ... ile davacıların murisi olan ... ...'in 1057 parselin paylı malikleri oldukları, taşınmazı fiilen taksim ettikleri, davalıların murisinin kendi alanına taşınmaz yaptığının bilirkişi raporuyla da ... olduğu, davacıların payına ise 1057 parselin paydaşlarının değil 1056 parselin maliki olan ...’un el attığı, fiili taksim durumuna göre ... dışındaki davalıların davacıların payına el attıkları ispatlanamadığından ıslah dilekçesi doğrultusunda davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, 93.173 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında rızai taksim olmadığını, 1057 parsel maliklerinin de ecrimisilden sorumlu tutulması gerektiğini, davacıların miras bırakanının kullanıma izin vermediğini, bu konudaki mahkeme gerekçesinin doğru olmadığını, davalı ...’nın TC. kimlik numarasının yanlış yazıldığını ileri sürerek kararının ortadan kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, ... ... oğlu ... ile torun ... oğlu ...'un karıştırıldığını, yapılan tebligat, bilirkişi raporu ve tanık beyanlarını kabul etmediklerini, davanın husumetten reddi gerektiğini, müvekkilinin her iki taşınmazla da ilgili olmadığını, davacılar vekilinin hatayı istinaf dilekçesinde belirttiğini ileri sürerek kararının ortadan kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile dava konusu 1056 parsel sayılı taşınmazın tarla niteliği ile ... oğlu ... adına kayıtlı olduğu, 1057 parsel sayılı taşınmazın ise davacıların miras bırakanı ... ... ve davalılar adına paylı olarak kayıtlı olduğu, 07.12.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre, 1056 parseldeki yapının 1057 parsele 230 m2 ... olduğu, imar işlem dosyası incelendiğinde, davalıların murisi ... ...'ın 02.04.1979 tarih 13928 yevmiye nolu taahhütname ile 1057 parsel sayılı taşınmazın inşaat yaparken kendi hissesi üzerine inşaat yapacağını beyan ettiği, 1057 parselin diğer hissedarı olan ... ... ile ... ... arasında rızai taksim yapıldığı, davacıların murisi ... ...'e ait ... parsele ise 1056 parsel sayılı binanın tecavüzlü olduğunun anlaşıldığı, ... ...'un taraf olarak gösterilmesi gerekirken torununun davalı olarak gösterildiği, tapu maliki ... oğlu ...'un veraset belgesine göre dava tarihi olan 07.10.2019 tarihinden çok önce 09.01.1996 tarihinde öldüğü, dava tarihi itibariyle ölü aleyhine dava açılamayacağından dava konusu 1056 parsel yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, 1057 parsel maliklerinden İfakat ...'ın 20.06.2019 tarihinde öldüğü, dava tarihinin ise bu tarihten sonra 07.10.2019 tarihinde açıldığı, ölü aleyhine dava açılamayacağından bu davalı yönünden, davaya dahil edilen mirasçılar ... ve ... ... yönünden davanın usulden reddinin gerektiği, diğer davalılar yönünden ... ... ile ... ...'in aralarında rızai taksim yaptıkları, davalıların murisinin kendi alanına taşınmazı yaptığı, ayrıca intifadan men edilmedikçe paydaşın taşınmazı kullanabileceği gerekçesiyle davacıların istinaf talebinin esastan reddine, davalının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davalılardan ... (46360848852 TC. kimlik No.lu) ve İfakat ... mirasçıları yönünden davanın usulden reddine, diğer davalılar yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, Mahkemece eksik incelemeyle karar verildiğini, davacıların ve murislerinin taşınmazın davalılarca kullanılmasına muvafakati olmadığını, bu hususun davalılar tarafından ispat edilmediğini, taşınmazı haksız olarak ellerinde bulunduran ve taşınmaza inşaat yapmış olan davalılar hakkında ecrimisile hükmedilmesi gerektiğin ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ecrimisil talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 ... maddesi ve “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5337, K. 2023/5773, T. 28.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-5337-e-2023-5773-k-04f0bd452d01