Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/4858 E. 2023/5735 K.
Konu: Zilyetliğin Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4858
- Karar No
- 2023/5735
- Karar Tarihi
- Konu
- Zilyetliğin Tespiti
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/935 E., 2022/1188 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/459 E., 2022/54 K. Taraflar arasındaki zilyetliğin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Samsun ili, ... ilçesi, ... ... Mahallesi, 143 ve 144 sayılı kadastro parsellerinin tapuya kayıtlı olmakla birlikte devri önleyici şerh bulunması nedeniyle yıllara sari olarak sadece zilyetlik hükümlerince üzerinde tasarruf edilen taşınmaz oldukları, davacının büyükannesi olan ... ...'in 144 parselin bilinen en eski zilyetlerinden olduğu, ... ...'ın 143 parselde ... başına zilyet olduğu, ayrıca 144 parselde annesi ...'dan gelen 1/3 oranda zilyetlik hakkı bulunduğu, 144 ve 143 parsellerdeki haklarının yarısını ...'a, diğer yarısını da ...'a toplam 30.000,00 TL karşılığında 05.01.2007 tarihli ... satış vaadi sözleşmesi ile sattığı, Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.09.2018 tarih ve 2018/380 Esas, 2018/469 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde ... ...'ın 05.01.2007 tarihinde demans hastası olduğu ve medeni haklarını kullanma ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile zilyetliğin devrine ilişkin olarak taraflar arasında yapılmış olan sözleşmenin geçersiz olduğunun tespitine karar verildiğini, bu davadan önce ...'ın gerek anneannesi ... ...'in 144 parseldeki hakkından kendisine intikal eden arsa ve üzerindeki eve ilişkin payını, gerekse 143 ve 144 parseldeki ... ...'dan almış olduğu zilyetlik hakkını 20.04.2015 tarihli sözleşme ile davacıya devrettiğini; ancak 1. Asliye Hukuk Mahkemesindeki yargılamayı kendisinin takip ettiğini, davacının söz konusu devirden 22.04.2015 tarihinde belediyeyi haberdar ettiğini ve vergilerini ödemeye başladığını belirterek; Samsun ili, ... ilçesi, ... ... Mahallesi, 144 parsel ve üzerindeki eve ilişkin zilyetlik hakkının miras paylarına göre 1/3 hissenin ...'a, 1/3 hissesinin ...'a, 1/3 hissesinin ...'a ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve husumet itirazında bulunmuş, muris ... ...'in dava konusu arazinin satın alımında hiçbir maddi katkısı olmadığı gibi, zilyetliğinin başlangıç ve arazi içindeki ... yapım kayıtlarında da hiç bir şekilde adının geçmediğini, ... ...'in bu arazi ile ... ilişkisinin kızı ... ... tarafından yazlıkta misafir edilmesi olduğunu, taşınmaz üzerinde zilyetlik bağının bulunmadığını, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın zilyetlik hükümlerince üzerinde tasarruf edilmiş olan taşınmazlardan olduğunu, davalının annesi, davacının büyük annesi olan ... ...'in de 144 sayılı parselin en eski zilyetlerinden olduğunu, taşınmazın malik sıfatı ile ve iradesi ile yıllarca fiili olarak elinde bulundurduğunu, taşınmaz üzerine ... ev yaparak bu evde yaşadığını, açılan davanın haklı olduğunu davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir. 3. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/380 Esas, 2018/469 Karar sayılı dosyasında dava konusu taşınmazın ... ... tarafından davalılar ... ve ...'a yapılan devir işleminin iptaline karar verildiği dikkate alındığında dava konusu taşınmazın ... ...'a ait olmaması hâlinde davalılar ... ve ...'ın satış vaadi sözleşmesiyle bu taşınmazı satın almalarının hayatın olağan akışına aykırı olacağı, yine Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin belirtilen dosyasında dosya davalıları ... ve ...'ın cevap dilekçeleri ile 144 sayılı parselin zilyetliğinin ... ...'da olduğunu ve beldiyeye de ...'nin eşi tarafından ... adına kayıt ettirildiğini beyan etmeleri, ... ve ...'ın ... ... ile birlikte ... ...'in mirasçıları olması, davacının zilyetlik hakkının babası olan dava dışı ...'... devralmasından kaynaklandığını belirtmesi göz önüne alındığında taşınmazın zilyetliğinin ... ...'da olduğu, ...'nin zilyetliğini davacıya veya bir başkasına devrettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesi ile özetle; kaldırma kararı sonrası tanıklarını dinletebildiklerini, gerek keşifte gerek Mahkemede dinlenen tüm tanıkların taşınmaz üzerindeki zilyetlik hakkının ilk günden itibaren süre geliş durumu hakkında Mahkemeye net beyanlarda bulunduklarını, taşınmaza ilişkin zilyetlik hususunu tüm gerçekliğiyle ortaya koyduklarını, tanıkların ifadelerinin davayı aydınlatan somut delil olduğunu, tanıkların dava konusu 144 No.lu parsel ile aynı sokaktaki komşu evlerde çok ... yıllardır oturmuş ve dolayısıyla 144 numaralı parselde yaşayan insanları da 30-40 yıldır ... kişiler olduklarını, dava konusu taşınmazda ... boyunca bir ... ... dahi kalmamış olan davalının 30-40 sene öncesinden başlayarak yakın geçmişe doğru uzanan zaman dilimi içerisinde dava konusu bu evde kimin yaşadığını görgülerine dayalı olarak anlatan tanıkları yalan söylemekle suçladığını, davalı tarafça sunulmuş olan ve delil olarak dosya içerisine celp edilmiş olan belgelerin, davanın konusu olan hakka dayalı zilyetlik durumu ve ... zilyedin kim olduğu hakkında bilgi vermediğini, kararın hatalı olduğunu, hatanın düzeltilmesi ve adaletin tecellisinin sağlanabilmesi için yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, zilyetliğin arkasında bulunan hakka dayalı zilyetliğin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 4271 sayılı Kanun'un 981, 982 ve 983 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.