Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/4610 E. 2023/5534 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4610
Karar No
2023/5534
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/741 E., 2022/813 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/316 E., 2021/788 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ile davalıların murisi ... arasında 29.07.2009 tarihli adi yazılı “araç satım ve nakit bedel karşılığı tapu satım vaadi sözleşmesi” başlıklı bir belge düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, sözleşmeye konu aracı ...'nin gösterdiği üçüncü kişiye devrettiğini, 50.000,00 TL nakit para olarak ise davalılardan ...'nin gösterdiği o dönem ki ortağı ...'nun 12.000,00 TL'lik borcunu satış bedelinden düşürülmek üzere ödediğini, işi gereği sahip olduğu Landrover marka aracı kalan nakit borca istinaden yine davalıların murisinin gösterdiği üçüncü kişiye devrettiğini, müvekkilinin aynı zamanda Fatsa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/1332 Esas sayılı izaleyi şuyu davasındaki tüm mahkeme ve satış masraflarını da ... adına karşıladığını, sözleşmede belirtildiği gibi davaya konu taşınmazdaki hisselerin tamamının izaleyi şuyu davasıyla muris ... geçtiğini, ancak taşınmazın müvekkiline devrinin yapılmadığını, murisin vefatıyla taşınmazın davalılara intikal ettiğini, davalıların da müvekkiline devirden kaçındığını belirterek davalılara ait 395 ada 18 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerin iptali ile müvekkili adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla uyarlama ilkesi sonucunca tespit edilecek net miktardan sonra değer artırma talebinin ... kalması kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili Av. ... cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu hususların yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, bu beyanlara itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, dava konusu sözleşmede davacının Av. ...'a sözleşme haricinde işlem yaptırtmadığını, taksim davası için masraf vermediğini, sözleşmenin takibini yaptırmadığını, bu sebeple davacının sözleşmedeki edimleri yerine getirmediğini, davacı ile müvekkili arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin annesinin ve kardeşlerinin bu ticari ilişkiye dahil olmadıklarını, sorumluluklarının bulunmadığını, müvekkili ile davacının ortak inşaat işi yaptıklarını, dava dilekçesinde bahsedilen 55 plakalı kamyonun beraber satılıp bedelinin davacının eşi ... ...'un hesabına yatırıldığını, inşaatta devam eden ortaklığın inşaat bittikten sonra dağıldığını, aralarında mahsuplaştıklarını, muristen gelen işyerlerinin 20.10.2011 tarihinde davacının eşi ... ... ve davacının gösterdiği ... ...'a devredildiğini, davacının borcu kaldığı için 12.000,00 TL'lik çek yazıp müvekkilinin gösterdiği ... Erözden'e verdiğini, aralarında alacak verecek ilişkisinin kalmadığını, belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından harici satış sözleşmesine dayalı olarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunulduğu, ancak resmî şekilde yapılan sözleşme ile taşınmazların mülkiyetinin devrinin gerçekleşebileceği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil davasının reddine; ayrıca davacı tarafın 29.07.2009 tarihli sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirdiğini dosyaya sunulan delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirdiğini, tarafların tanık beyanlarının da bu durumu doğruladığını, terditli talepte bulunduklarını Mahkemece tazminat taleplerinin değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 2. Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetinin naklinin hüküm ve sonuç doğurabilmesi için sözleşmenin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 70, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddesi uyarınca resmî biçim koşuluna uyularak yapılması zorunludur. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/4610, K. 2023/5534, T. 20.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-4610-e-2023-5534-k-c047392641e2