Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/3188 E. 2023/6246 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3188
Karar No
2023/6246
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/406 E., 2022/150 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/49 E., 2020/306 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili, ipoteğin fekki, 2. kademede tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında düzenlenen 28.10.2014 günlü temlik sözleşmesi uyarınca 7431 ada 3 sayılı parseldeki 8. blok, 21 numaralı bağımsız bölümün 112.500,00 TL bedelle temlik alındığını, davacının edimini yerine getirdiğini, fiilen teslim edilen taşınmazın tapu kaydının devredilmediğini, dava konusu taşınmazda 23.03.2015 tarihinde davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini ileri sürerek, 21 numaralı bağımsız bölümün davalı şirket adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline ve davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili, satış sözleşmesinin geçersiz olduğunu, tapuda şerh bulunmadığını, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı Şirket davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2020 günlü ve 2020/49 Esas, 2020/306 sayılı kararı ile "tapu iptali ve tescil isteminin şartlarının gerçekleştiği, tapu kaydında bankanın iyiniyetini ortadan kaldıracak nitelikte herhangi bir şerh bulunmadığı, taraflarca her zaman düzenlenmesi mümkün bulunan adi yazılı satış sözleşmesinin davalı banka tarafından bilinmesinin beklenemeyeceği, ipoteğin tesisi anında bu hususun bilindiğini iddia eden tarafça bunun ispat edilmesi gerektiği, tapu sicilinin aleniliği ilkesi ve TMK'nın 1023. maddesinde sözü edilen iyiniyet kuralı uyarınca lehine ipotek tesis edilen davalı bankanın aksi ispatlanamayan iyiniyetinin varlığının kabul edildiği" gerekçesiyle davanın tapu iptali ve tescil istemi yönünden kabulüne, ipoteğin kaldırılması istemi yönünden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın redde ilişkin kısmının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı Bankanın genel kredi sözleşmesi ibraz ettiğini, davalı Şirketin konut yapıp sattığını, verilen kredinin bağlı kredi olması halinde Bankanın da yasa gereği birlikte sorumlu olduğunu, davalı Bankanın basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kendisinden beklenen özeni göstermediğini, ipotek tesis ederken dava konusu bağımsız bölümün mevcut fiili durumunu araştırması gerektiğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2022 günlü ve 2021/406 Esas, 2022/150 sayılı kararı ile "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yap-satçının temlikine dayalı tapu iptali ve tescil ile ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı, Bölge Adliye Mahkemelerinin tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları için de bu oranda karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı kanunun 16 ıncı madde düzenlemesi ile de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tabi olacağı öngörülmüştür. 2. Bilindiği üzere, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2. maddesinde "Tüketici Mahkemesi nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar 02.07.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nda düzenlenen harçlardan muaftır" hükmü düzenlenmiş olup, bu doğrultuda sağlayıcı sıfatına haiz olan tarafın harçtan muaf olduğuna dair kanunda bir düzenleme bulunmamaktadır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 15 inci maddesinde yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden alınacağı, 16. maddesinde değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas olduğu, 28/a maddesinde karar ve ilam harçlarının dörtte birinin peşin alınacağı, (1) sayılı tarifenin A.III.1.a maddesinde konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68,31 oranında karar ve ilam harcı alınacağı düzenlenmiştir. 3. Değerlendirme 1. Somut olayda davacı tüketici olup; davalı Eka Yapı İnşaat Taahhüt Gayrimenkul Hafriyat ve Nakliyat San. ve Tic. A.Ş.'nin ise tüketici sıfatı bulunmamaktadır. Davacı tüketici, harçtan muaf olduğundan dava açılırken başvurma harcı ve nispi karar ve ilâm harcı yatırmamış olması 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2 inci maddesi gereğidir. 2. Yapılan yargılama sonunda, tapu iptali ve tescil istemi sağlayıcı sıfatını taşıyan davalı Şirket aleyhine kabul edilmiştir. Davalı Şirket harçtan muaf değildir. Bu durumda Mahkemece dava konusu bağımsız bölümün dava tarihindeki değerini usulüne uygun olarak belirleyerek, belirlenen bu değer üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken maktu harç takdir edilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, Temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazlarının bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/3188, K. 2023/6246, T. 14.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-3188-e-2023-6246-k-6e37d9a2f060