Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/2711 E. 2022/6963 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2711
- Karar No
- 2022/6963
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 28/09/2015 gününde verilen dilekçe ile el atmanın önlenmesi istenmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davacılar ..., ... ve ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı ... yönünden 1562 sayılı taşınmaza davalılar tarafından yapılan el atmanın önlenmesine dair verilen 04/11/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, davalıların vekil edenlerinin paydaşı oldukları dava konusu taşınmaza tecavüzde bulunduklarını ileri sürerek el atmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, vekil edenlerinin kendilerine ait olan taşınmazı kullandığını, davacıların taşınmazlarına herhangi bir tecavüzleri bulunmadığını, davacıların kadastro yoluna tecavüzleri bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece "dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiş, karara karşı davacılar vekilince temyiz başvurusunda bulunulmuş, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: ‘Tapu Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, dava konusu 1562 parselde toplulaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı ve yapılıyor ise hangi aşamada olduğunun belirlenmesi, toplulaştırma işleminin tamamlandığının bildirilmesi halinde sonuca göre karar verilmesi, devam ettiğinin belirlenmesi durumunda ise yasadaki kısıtlama süresine ilişkin düzenleme dikkate alınarak bu sürenin dolmasının beklenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğu’ gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, Tapu Sicil Müdürlüğü ve DSİ’ye yazılan müzekkereler neticesinde dava konusu taşınmazın toplulaştırma kapsamı dışında kaldığı belirlenerek ve dosya ekinde bulunan değişik iş dosyasındaki tespit ve raporlar baz alınarak davacılar ..., ..., ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı ... yönünden 1562 parsel sayılı taşınmaza davalılar tarafından yapılan el atmanın önlenmesine karar verilmiş, davalılar vekili karara karşı temyiz başvurusunda bulunmuştur. 6100 sayılı HMK’nın 240. maddesi: ‘(1)Davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir. (2)Tanık gösteren taraf, tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenilmesi istenen tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunar. Bu listede gösterilmemiş olan kimseler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez. (3)Tanık listesinde adres gösterilmemiş veya gösterilen adreste tanık bulunamamışsa, tarafa adres göstermesi için, işin niteliğine uygun kesin süre verilir. Bu süre içinde adres gösterilmez veya gösterilen yeni adres de doğru değilse, bu tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılır.’ hükmünü ihtiva etmektedir. Somut olayda, mahkemece el atmanın önlenmesi yönünde karar verilmiş olsa da, davalıların hükümde belirtilen alana el attıkları dosya kapsamında bulunan herhangi bir delille ortaya konulmuş değildir. Gerek davacı taraf gerekse davalı taraf dava ve cevap dilekçelerinde tanık deliline dayanmış olup, davalılar cevap dilekçelerinde tanıklarını da bildirmişlerdir. Mahkemece keşif yapılmışsa da gayrımenkule ilişkin davalarda tanıkların taşınmaz başında dinlenmeleri gerektiği hususu da dikkate alınarak, taraf tanıklarının keşif mahalinde dinlenilmesi yoluna gidilmemiş, tanık dinlenilmesi hususunda ara karar da kurulmamıştır. Herhangi bir saptamaya dayanmayan el atma olgusu ortaya konulmaksızın eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, açıklanan nedenler ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.11.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.