Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/2589 E. 2023/3410 K. – İntifa Hakkı

Konu: İntifa Hakkı Şerhinin Terkini

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2589
Karar No
2023/3410
Karar Tarihi
Konu
İntifa Hakkı Şerhinin Terkini

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/646 E., 2022/200 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/125 E., 2020/231 K. Taraflar arasındaki intifa hakkı şerhinin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, 4946 ada 8 parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmazı 25.08.2017 tarihinde ihale usulü ile satın aldığını, tapu kaydında 28/09/1966 tarihli "İntifai Milli Müdafaa Bakanlığına aittir Amme Hizmetine Tahsislidir" şerhi olduğunu, Belediyenin şerh nedeniyle inşaat ruhsatı vermediğini belirterek şerhin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; şerh devam ederken davalının dava konusu taşınmazı satın aldığını, taşınmazın tahsis amacına aykırı olarak imar uygulamasına tabi tutulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...aynı bölgedeki 424 No.lu parselin tahsis amacında kullanılmadığı gerekçesiyle üzerinde bulunan şerhler ve tahsisin Elazığ Belediyesince yapılan imar uygulaması sonucu davaya konu parsel üzerine gittiği, davaya konu taşınmaz ve çevresindeki komşu parsellerde tahsis amacına ilişkin herhangi bir tesis ve yapı bulunmadığı, şerhin 1966 tarihli olduğu ve geçen uzun zaman zarfında tahsis amacına uygun olarak çevresinde ve ilgili parselde yapılaşma olmadığı, şerhin devamını kılacak haklı sebep bulunmadığı gibi taşınmazın değerini düşürecek olması nedeniyle davacının dava açmakta hukuki yararı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne" karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili, imar planının iptali için idari yargıda açılan dava devam ederken taşınmazın satın alındığını, davacının şerhten haberdar olmamasının mümkün olmadığını dile getirmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tapu kayıtlarının aleni olduğunu, bilimsel ve teknik verilerden uzak bilirkişi raporuna dayanarak hüküm tesisinin doğru olmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava intifa ve tahsis şerhinin terkini istemine ilişkin olup uyuşmazlık, davacının kayden maliki olduğu taşınmazın tapu kaydında yer alan intifa ve tahsis şerhinin terkin edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1.Türk Medeni Kanunu'nun 794 üncü maddesinde intifa hakkı; taşınırlar, taşınmazlar hatta haklar veya bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı veren bir irtifak türü olarak düzenlenmiştir. 2.Türk Medeni Kanunu'nun 796 ncı maddesi uyarınca intifa hakkı, bir süreyle sınırlı olarak kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü veya tüzelkişi ise tüzel kişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer. 3.Yine TMK'nın 797/2 nci maddesi uyarınca tüzel kişilerin intifa hakkı, en çok yüz yıl devam edebilir. 3. Değerlendirme 1.Somut olaya gelince, mahkemece dava konusu taşınmazda ve çevresinde tahsis ve kullanım amacına uygun olarak yapılaşma bulunmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. 2.Yukarıda belirtildiği üzere tapu kaydında davalı lehine yer alan intifa hakkı şerhi tesis edilirken süresinin kararlaştırılmadığı, tesis tarihinden itibaren yüz yıl geçmediği gibi diğer sona erme sebeplerinin de gerçekleşmediği anlaşılmıştır. 3.Davalının davaya konu taşınmazları fiilen kullanmaması, tahsis amacına uygun yapılaşma bulunmamasının intifa hakkını ortadan kaldıran sebeplerden biri olmadığı, davacının tapu kaydındaki şerhin terkini talebinin kabulünü gerektirir herhangi bir husus bulunmadığı, davacının tapuda taşınmazı satın alırken intifa hakkı ile yükümlü olarak satın aldığı anlaşıldığından hukuki şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.06.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava 4946 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı beyanlar hanesinde yer alan "intifai milli müdafa bakanlığına aittir, amme hizmetine tahsislidir" şerhinin Elazığ defterdarlığının 07.06.2016 tarihli olurlarıyla kaldırıldığı, Milli Emlak Müdürlüğü'nce yeni yapılan imar sonucu oluşan parsellerin ihale suretiyle satışının yapıldığı, 25.08.2017 tarihinde ihale suretiyle satın aldıkları taşınmaz kaydında mevcut şerhin arsa vasıflı taşınmazlarına inşaat yapmalarını engellediğini şehir merkezinde ve konut alanında yer alan parsel üzerindeki şerhin terkini talebidir. Davalı Bakanlığın imar planlarının iptali ile taşınmazın Askeri Bölge Alanına ait olduğuna yönelik idari işleme yönelik Belediyece taleplerinin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali için idari yargıda açtıkları davanın idari yargı da "ilgili belediyenin plan tadilatı konusunda işlem yapması gerektiği bu nedenle idari yargılama usul Yasa'sı 28. Md gereğince "Karar verilmesine yer olmadığı" yolunda karar verildiği görülmüştür. Mahkemece yapılan keşif ve keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarında da "söz konusu şerhe ilişkin herhangi bir ibareye rastlanmadığı, askeri tesislerle ilişkilendirilecek bir durumun olmadığı, parselin şehir merkezi ve konut alanında kaldığı, ...'na ait bir arazinin de yakınlarında yer almadığı rapor edilmiştir. Toplanan deliller kapsamında ilgili defterdarlık tarafından şerhe rağmen taşınmazın ihaleye konu edilerek satışının yapıldığı, intifa sahibinin askeri bölge alanına tahsisine ilişkin talebin zımnen reddedildiği şerhin 1966 tarihli olup geçen süre içerisinde şerhin yararalanacağı kurum tarafından kullanımı yapılmadığı gibi kamulaştırma vs. yapılmadığı, Türk Medeni Kanunu 796 md/1 fıkra değerlendirildiğinde intifa hakkı konusunun tamamen yok olduğu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın usul ve Yasa'ya uygun olduğu Onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun Bozma görüşüne katılmadığıma dair azınlık görüşümdür.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/2589, K. 2023/3410, T. 14.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-2589-e-2023-3410-k-1913f5d84a29