Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/2241 E. 2023/4496 K. – Mirası Reddin
Konu: Mirası Reddin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2241
- Karar No
- 2023/4496
- Karar Tarihi
- Konu
- Mirası Reddin İptali
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/180 E., 2022/341 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/239 E., 2021/230 K. Taraflar arasındaki mirası reddin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalıların mirasbırakanı ...'nın 19.02.2012 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin miras bırakanın alacaklısı olduğunu, alacağın kesinleşmiş mahkeme ilamına dayandığını, davalıların Kdz. Ereğli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/99 Esas, 2012/369 ... Kararı ile mirası reddettiklerini, murisin gerçek bir satış iradesi bulunmaksızın kendisine ait taşınmazları 23.10.2009 tarihinde tapuda satış göstererek çocukları olan davalılara devrettiğini, terekeden satış bedellerinin çıkmadığını, murisin aynı tarihli işlemle tüm malvarlığını çocuklarına devretmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dolayısıyla kazandırmaların ivazsız olduğunu ve terekeye iadesinin gerektiğini, ayrıca davalıların mirası kötüniyetle reddettiklerini, davalıların mirasbırakanın ölümünden önceki beş yıl içinde mirasbırakandan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde müvekkiline karşı sorumlu olmaları nedeniyle mirası redde ilişkin kararın TMK'nın 618 inci maddesi gereğince iptaline, davalıların mirasçılık sıfatlarının tespitine ve murisin borcundan dolayı sorumluluk miktarlarının tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekili, borca ve murisin imzasına itiraz ederek terekenin ödemeden acz içinde olmadığını, davalılara muris tarafından TMK'nın 618 inci maddesince anlamında bir kazandırmada bulunulmadığını, devirlerin gerçek satış olduğunu, murisin yaşlılığı ve hastalıkları nedeniyle paraya ihtiyacı olduğundan taşınmazlarını müvekkillerine sattığını, satış paralarının ödendiğini, devirlerin müvekkillerine 23.10.2009 tarihinde yapıldığını, davacının ise muris aleyhine yaptığı takibin tarihinin 27.10.2010 olduğunu, dolayısıyla müvekkillerinin kötüniyetinden bahsedilemeyeceğini, TMK'nın 618 inci maddesince uygulanacak olsa dahi müvekkillerinin iyiniyetli oldukları hususunun dikkate alınması gerektiğini, hak düşürücü ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalılar murisi ...'nın mirasının açıldığı, davalı mirasçılarca mirasın reddedildiği, murisin mal varlığına yönelik araştırma, bilirkişi raporları, dava konusu icra dosyası alacağı dikkate alındığında murisin terekesinin ölüm tarihi itibariyle ödemeden aciz halde olduğu ve mirası reddeden davalı mirasçılara ölmeden yaklaşık 3 yıl önce kazandırmalar yaptığı tespit edilmekle TMK'nun 618. Maddesinde belirtilen yasal şartların oluştuğu kanaatine varılarak..." gerekçesiyle "Davanın kabulü ile davalıların Kdz Ereğli 1.SHM'nin 2012/99 Esas - 2012/369 Karar ... 12/04/2012 tarihli muris ...'nın mirası redlerinin iptaline" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davasının ve alacak iddiasının hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını, murisin davacıdan belirtildiği şekilde altın almadığı gibi murisin hesaplarında da böyle bir artışın yaşanmadığını, davaya konu taşınmazlara ilişkin satışların gerçek satışlar olduğunu, murisin paraya ihtiyacı olduğu için bu satış işleminin yaptığını, davalıların iyi niyetli olduklarının tartışmasız olduğunu, TMK'nın 618 inci maddesince uygulanacak olsa dahi müvekkillerinin iyiniyetli oldukları hususunun dikkate alınması gerektiğini, icra takibinin de satıştan bir yıl sonra yapıldığını ayrıca davanın zamanaşımına da uğradığını belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...Somut olaya gelince, Muris ... ile davacı arasında 1 Nisan 2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesi yapıldığı ve davacının iddiasına göre murise 2 kilo altının depozito olarak verildiğini, müvekkilinin taşınmazı 2010 yılına kadar kullandığını, bu alacak için murise karşı Kdz. Ereğli 1. İcra Müdürlüğünün 2010/4973 esas ... dosyası ile takip yaptığını murisin itirazı üzerine açılan icra takibine itirazın iptali davasının Kdz Ereğli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/789 esas 2016/203 karar ... kararı ile lehlerine sonuçlandığını murisin itirazın iptali davasının reddine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini murisin 2009 yılında davalılara yaptığı devrin iyiniyetli olmadığını ileri sürmüştür. Murisin itirazın iptaline konu olan ve 17.03.2021 tarihinde kesinleşen borcunun 2001 tarihli kira sözleşmesinden kaynaklandığı bu sözleşme gereğince davalıların murisine 2 kg altının depozito olarak verildiğinin ileri sürüldüğü anlaşılmıştır. Buna ilişkin dava görülüp kesinleştiğine göre murisin 2001 yılında 2 kg altını depozito olarak aldığının kabulü gerekmektedir. Bu sebeple murisin 2009 yılında verdikleri kadar mirasçılarının sorumlu olması TMK'nın 618/1. Maddesinin hükmü gereğidir. Mahkemece keşif yapılarak devre konu taşınmazların tutarı ve mirasçıların borçtan sorumlu tutulacağı miktar tespit edilmiştir. Bu durumda ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf itirazlarının reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili, istinaf başvurusundaki gerekçelerle temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 ... ... Medeni Kanunu'nun 618 inci maddesi gereğince mirasbırakanın alacaklısı tarafından öne sürülen mirası reddin iptali isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.4721 ... ... Medeni Kanununun 618 inci maddesi şöyledir; "Ödemeden âciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı, ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olurlar." 2. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.