Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2021/6612 E. 2022/7072 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/6612
Karar No
2022/7072
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.12.2018 tarihinde verilen dilekçeyle müdahalenin men'i ve ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; müdahalenin meni talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin reddine dair verilen 05.03.2020 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, İstanbul ili, Gaziosmanpaşa ilçesi, ... Mahallesi, 6619 ada 120/313600 arsa payı, 26 C Tipi Blok, zemin kat no:4 bağımsız bölümün müvekkili adına kayıtlı olduğunu, ancak taşınmazda davalının oturduğunu, taraflar arasında karşılıklı olarak imzalanan satış ve geri devir protokolüne göre davacı tarafça kredi çekildiği, çekilen kredinin davalı tarafça ödeneceği, kredi ödendikten sonra taşınmazın davalıya devredileceğinin belirtildiği, ancak davalının protokole uymadığını, kredinin davacı tarafça ödendiği, davalı ...'e Noterlik aracılığıyla ihtar göndererek Yapı Kredi Bankasından çekilen toplam 400.000 TL tutarındaki kredinin aylık 6.105,27 TL'lik taksidi ödemesi ve akabinde taşınmazın tahliyesinin istendiğini, davalının müvekkil adına kayıtlı olan taşınmazı 29/09/2015 tarihinden itibaren ücret ödemeden kullandığını, davalının müvekkilinin taşınmazı kullanımına engel olduğunu herhangi bir bedel de ödemediğini belirterek davalının taşınmaza müdahalesinin önlenerek taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, uyuşmazlığa konu taşınmazın 18/09/2015 tarihli protokol gereği müvekkil tarafından davacıdan alındığını, belirtildiği üzere hiçbir şekilde alıcı satıcıdan kira, ecrimisil ve her ne ad altında olursa olsun ücret talep edilemeyeceğini, dolayısıyla açılan davanın sözleşmeye aykırı olduğunu, yine tapu iptali ve tescil talebi başta olmak üzere diğer tüm başvuru haklarını saklı tuttuklarını, davanın reddi ile yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, İstanbul ili, Gaziosmanpaşa ilçesi, ... Mahallesi, 6619 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davacı adına kayıtlı olan 26C tipi zemin bağımsız bölüm 4 nolu daireye davalının el atmasının önlenmesine, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir. Hükme karşı, davalı vekili ve davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuşlardır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/(1).b.2 maddesi gereğince incelenen mahkeme kararının kaldırılmasına, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davalarının kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Kural olarak 6100 sayılı HMK’ya göre, İstinaf Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde, İstinaf Mahkemesi aşağıdaki kararları verebilir; a) İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi, b) İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesi ve davanın esası hakkında karar verilmesi. Öte yandan, HMK’nın “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilam harçları yargılama giderleri arasında sayılmış, “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlıklı 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanununa ekli (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı, Bölge Adliye Mahkemelerinin tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları için bu oranda karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı Kanunun 16. madde düzenlenmesi ile de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tabi olacağı öngörülmüştür. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28/09/2018 tarih, 2018/2 Esas, 2018/8 sayılı Kararının gerekçesinde ise; düzelterek onamanın yargılama giderlerinden olan onama harcı bakımından bozma kararı niteliğinde olması, aslında bozulması gereken bir kararın, bozma sebebinin yeniden yargılamayı gerektirmeyecek mahiyette görülmesi nedeniyle yasanın verdiği takdir yetkisine istinaden onanmasına karar verilmesi, bunun yanında onama kararlarında harç alınacağına yönelik yasal bir düzenleme bulunmaması karşısında, düzelterek onama kararlarında onama harcı alınmayacağı görüşü benimsenmiştir. Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp geçersiz hale getirdikten sonra, yeniden hüküm tesisi suretiyle karar verdiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararı tasdik edilmediği için ayrıca istinaf harcına hükmedilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle Bölge Adliye Mahkemesi, tasdik etmediği bir karar için istinaf harcı alamaz. Taraflardan birisinin istinaf talebinin kabulü ve yeniden hüküm kurulması işlemi, aslında başlı başına bir istinaf yargılaması işlemidir. Bölge Adliye Mahkemesi bu aşamada işin esası ile ilgili hüküm verdiğinden, hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi harca hükmedilmeli ve ayrıca hükmün başka bir bölümünde istinaf yargılamasına yönelik mükerrer ve çelişkili hüküm kurulmamalıdır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden kurulan hükmün (C) bendinin ikinci paragrafında, karar tümüyle tasdik edilmediğine göre davalı taraftan mükerrer harç alınması şeklinde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Bu husus kararın bozulmasını gerektirmiş ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 370/2. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının KABULÜNE, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün (C) bendinin ikinci paragrafında yer alan “Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 47.817,00TL harçtan peşin olarak alınan 11.954,25TL harcın mahsubu ile bakiye 35.862,75‬TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin karar temyiz edildiği takdirde Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleştiği takdirde ilk derece mahkemesince yazılmasına” ifadesinin hükümden çıkarılmasına, HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 21.11.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/6612, K. 2022/7072, T. 21.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2021-6612-e-2022-7072-k-746c13b7a7cf