Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2014/1941 E. 2014/4599 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2014/1941
- Karar No
- 2014/4599
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe İade YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, iş sözleşmesinin herhangi bir geçerli ve haklı neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının işyerinde çalışma süresi boyunca sürekli sorun çıkardığını, özensiz ve isteksiz davranışlar sergilediğini, çalışma saatleri içerisinde işi aksatacak keyfi hareketlerde bulunduğunu, yapmakla yükümlü bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar ettiğini, sergilediği bu davranışların iş yerinde huzur ve sükunun bozulmasına sebep olduğunu, davacının özensizliği ve çalışma saatleri riayet etmemesi nedeniyle çeşitli kereler uyarılmış olmasına rağmen benzer davranışlarını sürdürdüğünü, 01.10.2010 tarihinde yemek molası zili çalmadan yemekhanede olduğunun tespit edildiğini ancka yazılı savunma vermediğini, 29.02.2012 ve 04.03.2013 tarihlerinde sigara içtiğinden bahisle savunma istendiğini ancak savunmada bulunmadığını, 07.03.2013 tarihinde saat 16.50 de çalışma saatleri içinde davacının işinin başında olmadığı tespit edildiği, araştırıldığında davacının fabrikanın arka kısmında yer alan ve yetkili kişiler dışında girilmesi yasak bulunan, kullanılmayan makine ve kumaşların depolandığı alanda uyuduğunun tespit edildiğini, söz konusu olaya ilişkin olarak davacıdan yazılı savunması istendiğinde de " Abdurahman Ustanın verdiği iş üzerine eski kalıpları, hurdaları düzenliyorduk" diyerek akla ve hayatın olağan akışına uygun olmayan bir bahane sunduğunu, oysa kendisini uyurken gören Hülya Akcin ve ...'a molada telefonunu düşürdüğünü onu aradığını söylediğini, kalıp bölümünde usta olarak çalışmakta olan ...'ın ise davacıya sözünü ettiği gibi bir görev vermediğini ve dolayısıyla davacının davranışları neticesinde ve iş sözleşmesinin 15.maddesinde işi esnasında uyumayı ve işinin başında çalışır durumda bulunmayı taahhüt ettiğinden yapılan feshin haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece,yapılan yargılama ve toplanan deliller karşısında 4857 sayılı Yasanın 25.maddesindeki sebeplerin bulunduğu ancak iş akdinin davalı işverence geçerli nedene dayanarak feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda, davacının kalıpçı olarak davalı işyerinde yaklaşık 3 yıl süreyle çalışmıştır. Davalı İşverince, " ....15.7.2013 tarihinde fabrikanın arka kısmında hurdaya ayrılan kalıplar, kullanılmayan kumaşlar, eski kullanılmayan makinaların bulunmakta olduğu kısımda kumaşların bulunduğu 2.rafta uyuduğu tespit edildiği, fabrikanın söz konusu kısmına girişin yasak olmasının yanı sıra iş saati içerisinde yapmakla ödevli olduğu işi bırakarak uyumasında 4857 sayılı Yasa gereği işçinin yükümlülüklerine aykırı olduğu, söz konusu davranışı sebebiyle iş sözleşmesinin 4857 sayılı Yasanın 25/2 fıkrası uyarınca haklı nedenlerle feshedildiği" davacı işçiye bildirilmiştir. Ancak davacının şahsi dosyası incelendiğinde; fesih nedeni yapılan uyuma olayının 07.03.2013 tarihli tutanağa konu olduğu, söz konusu tutanak ile de, " ...16.50 civarlarında işinin başında olmadığının tespit edildiği, firmanın mola saatlerinin 10.05-10.15/12.20-13.00/15.05-15.15 sıralarında olduğu belirtildiği", davacının alınan savunmasında ise " Abdurrahman Usta'nın verdiği iş üzerine eski kalıpları hurdaları düzenliyorduk" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu olaydan sonra fesih bildiriminin işçiye ulaştığı 15.07.2013 tarihine kadar olan süreçte davacı işçinin herhangi olumsuz bir durumunun dosyaya yansımadığı görülmüştür. Dolayısıyla davacının son eylemi ile fesih tarihi arasında 4 ay kadar bir süre geçmiştir. Hukuk düzenlerinde bir hakkın kullanımı ilanihaye sürmez. Hukuk sisteminin kabul ettiği makul bir süre içerisinde hakkın kullanımı gereklidir. Somut olayda davalı işverence en son 07.03.2013 tarihinde tespit edilen eylem nedeniyle davacıdan savunma alınmıştır. Fesih tarihi olan 15.07.2013 tarihine kadar geçen süreçte yaklaşık 4 aylık dönemde davacının herhangi bir olumsuz tutum ve davranışı olmadığı gibi fesihten önce alınmış son savunması da yoktur. Bu nedenle gerek son eylem üzerinden makul sürenin geçmiş olması gerekse de davacının bu dönemde tespit edilen başkaca bir olumsuz davranışının olmaması nedenleri dikkate alındığında davalı işverence yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşılmakta olup davalının temyiz itirazları yerinde değildir. Hal böyle olunca mahkemece davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, 3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine, 4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, 5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 25,20 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 24,30 TL harcın mahsubuyla bakiye 0,90=1,00 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T.’ye göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 139,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avanslarından varsa artan miktarının ilgili tarafa iadesine, 9-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, oybirliğiyle 25.02.2014 tarihinde KESİN olarak karar verildi.