Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/9336 E. 2013/16137 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/9336
- Karar No
- 2013/16137
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalıya ait işyerinde 31/07/2002 - 14/10/2010 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığını, noter aracılığı ile gönderdiği ihtarname ile iş akdini haklı nedenle kendisinin feshettiğini, davalının mevzuata aykırı olarak fazla çalışma yaptırdığını, öğlen yemeklerini dahi işbaşında yemek zorunda kaldıklarını, yıllık ücretli izin ücretlerini de zamanında ödemediğini, davalının ihtarnameye verdiği cevapta taleplerini kabul etmediklerini bildirdiğini belirterek, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davacının başka bir iş bulduğu için işten ayrıldığını, ve davalı şirketten hiçbir alacağı bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının ödenmemiş yıllık izin alacakları bulunduğu belirtilerek, feshin davacı tarafça haklı nedenle yapıldığının kabulü ile bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık, yıllık izin ücretlerinin ödenmemiş olmasının davacı işçi açısından haklı fesih nedeni olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Dairemizce, iş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gereken izin ücreti, geniş anlamda ücret içinde değerlendirilmemiş ve İş Kanununun 34 üncü maddesinde sözü edilen bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilemeyeceği kabul edilmiştir. Bu itibarla, izin ücreti için yasal faiz uygulanmalıdır. Yıllık izin hakkı Anayasal temeli olan bir dinlenme hakkı olup, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında ücrete dönüşmez ve bu haktan vazgeçilemez. İşçinin iş sözleşmesinin devamı süresinde kullanmadığı yıllık izinlere ait ücreti istemesi mümkün değildir. Bu nedenle, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında izin hakkının bulunduğunun tespitini istemesinde hukuki menfaati vardır. Somut olayda; davacı çalışma koşullarının ağırlaşmış olması ve yıllık izin alacaklarının ödenmemiş olması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia etmiştir. Mahkemece davacının ödenmemiş yıllık izin alacakları bulunduğu gerekçesi ile davacı feshinin haklı nedene dayandığı kabul edilmiştir. Davacı, yıllık izin ücreti alacağı dışında işçilik ücreti talebinde bulunmamış olup, davacının fazla mesai alacağı veya başkaca işçilik ücreti alacağı bulunduğu sabit değildir. Mahkemece sadece yıllık izin alacaklarının ödenmemiş olması haklı fesih nedeni kabul edilmiş olup, yıllık izin bir dinlenme hakkı olduğundan, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında ücrete dönüşmez. Bu kapsamda iş sözleşmesi devam ettiği sırada yıllık izin ücretlerinin ödenmediği iddiası haklı fesih nedeni olarak kabul edilemez. Kaldı ki fesih sonrasında ödenmesi gereken izin ücreti, geniş anlamda ücret içinde değerlendirilemez. Ayrıca, davacının çalıştığı dönem içinde yıllık izinlerini kullanmak istediğini işverene bildirdiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığı da dikkate alındığında, yıllık izin ücretlerinin ödenmediği iddiası tek başına haklı fesih nedeni olarak kabul edilemez. Yapılacak iş, davacı tarafça yıllık izin ücretlerinin ödenmediği iddiası dışında, davacı açısından haklı fesih nedeni bulunup bulunmadığının araştırılarak, sonucuna göre feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı konusunda bir karar vermektir. Mahkemece hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.