Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/9194 E. 2013/9401 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/9194
Karar No
2013/9401
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi sıfatıyla) Dava Türü : İşe İade YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... Ltd.Şti. vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın işverence feshedildiğini belirterek davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Şirket vekili; davanın hakdüşürücü süre ve husumet nedeniyle usulden reddini istemiş, ayrıca işçi ihtiyacı kalmadığından idare ile yapılan sözleşme son bulduğundan feshin geçerli nedene dayandığından davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ... vekili ise Öğretmenevi Müdürlüğünde 30 çalışan olmadığını, davacı ile arasında sözleşme bulunmadığını, ihale suretiyle hizmet alımı yapıldığını, işveren sıfatı bulunmadığını bu nedenle husumet yokluğundan davanın reddi gerekeceğini savunmuştur. Mahkemece, davalılar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisinin olduğu, asıl işverenin davacı hakkında tutanak tutması nedeniyle alt işveren tarafından davacının iş akdinin fesih edildiği, alt işveren olan davalı ... Ltd.Şti vekili tarafından dosyaya delil sunulmadığı, ancak şirkete yazılan müzekkere gereği davacının iş akdinin İş Kanunu'nun 25. Maddesine göre fesih edildiğinin bildirildiği, işverenin fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorunda olduğu, işçinin yeterliliği veya davranışları nedeniyle yapılacak fesihlerde işçinin savunmasının alınmasının yasal hükümler olduğuna göre asıl işveren tarafından davacının davranışlarına yönelik olarak tutulan tutanak tutulduğu ve savunması alınmaksızın hakkında fesih işlemi uygulandığı, bu nedenle yapılan feshin geçerli bir sebebe dayanmadığı, davalı alt işveren açısından yukarıda belirtilen işe iade şartlarının varolduğu, ancak asıl işverenin işe iade davasının muhatabı olmadığı değerlendirilmekle ... Ltd.Şti'ne iadesine karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesi uyarınca, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. Keza aynı maddenin 7. fıkrasına göre de “Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler.” Asıl işveren ve alt asıl işveren arasındaki sözleşmenin muvazaalı olması halinde, asıl işveren başlangıçtan beri gerçek işveren olduğundan, feshin geçersizliği ve işe iade davasının tarafı asıl işveren olmalıdır. Alt işverenin bu anlamda işverenlik sıfatı bulunmadığından, taraf sıfatı olmayacaktır. Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması ve muvazaa bulunmaması halinde ise, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfatı bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır. Muvazaalı bir hukuki muamele ile üçüncü kişinin ızrar edilmesi ona karşı bir haksız eylem niteliğindedir. Üçüncü kişiler muvazaa nedeniyle hakları halele uğratıldığı takdirde haksız fiil sorumluluğuna dayanarak muvazaalı hukuki işlemi yapan taraftan zararının tazminini isteyebilir. Haksız fiil işleyen kimse uygun illiyet bağı çevresine giren bütün zararlardan sorumludur. Ayrıca muvazaa sebebiyle akdin hükümsüzlüğünün ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması sayılan hallerde muvazaa ileri sürülemez. Somut olayda; dosya kapsamındaki deliller ve özellikle davalılar arasındaki hizmet alım sözleşmesi ve eki şartname dikkatle incelendiğinde, Öğretmenevi Müdürlüğünce yapılması istenilen iş öğretmenevinde verilen hizmetlerin yürütülmesi yemek yapımı, dağıtımı, çamaşır yıkanması, kalorifer yakılması, otel odalarının temizlenmesi ve resepsiyon işleri ve genel temizlik işlerinin yapılması olduğundan bahisle bu işleri yapabilecek, aşçı, kaloriferci, kat görevlisi, resepsiyon görevlisi, çamaşırcı ve garson ünvanlarında işçi talebinin olduğu görülmüştür, Şartname ve Sözleşmede belirtilen bu işler Öğretmenevi Müdürlüğünün asıl işleri olup teknolojik bakımdan uzmanlık gerektiren işlerden de değildir. Davacı da bu kapsamda işe alınmış olup resepsiyonist olarak uzun süre çalışmıştır. Bu nedenle usulüne uygun ve geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisinden bahsedilemez. davalılar arasındaki ilişkinin muvazaya dayandığının kabulü ile davacının asıl işveren olan davalı ... Kahta öğretmenevi Müdürlüğündeki işine iadesi gerekmektedir. Ancak iyiniyetli olan davacı işçiye karşı taraf olmadığı muvazaanın ileri sürülemeyeceği, akdin hükümsüzlüğünün davacıya karşı ileri sürülmesinin MK.'nun 2.maddesindeki iyiniyet kurallarına aykırı olması ve hiç kimsenin kendi hilesinden yararlanamayacağı ilkesi gereğince muvazaalı işlemi yapan davalı Şirketin davacının davalı ... Kahta Öğretmenevi Müdürlüğü'ne süresi içinde başvurması halinde hak kazanacağı 4 aya kadar ücret ve diğer haklarından, davacının davalı ... Kahta Öğretmenevi Müdürlüğü tarafından süresi içinde işe başlatılmaması halinde hakedeceği 4 aylık brüt ücreti tutarındaki tazminat alacağından daha açık bir anlatımla davalı şirketin davacının iş akdini geçersiz nedenle feshi sonucuna bağlı yasal yaptırım sonucu doğan alacağından diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilmelidir. (HGK.'nun 03.12.2008 T. 2008/9-704 E, 2008/730 K. sayılı kararı) 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının ... Kahta Öğretmenevi Müdürlüğü işyerine İŞE İADESİNE, 3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı ... Kahta Öğretmenevi Müdürlüğü tarafından süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın her iki davalının müştereken ve müteselsilen birlikte sorumlu olmak kaydı ile miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 4.Davacı işçinin işe iadesi için davalı ... Kahta Öğretmenevi Müdürlüğüne süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE, 5.Alınması gereken 24,30 TL harçtan, peşin alınan 17,15 TL harcın tenzili ile bakiye 7,15 TL'nin davalı şirketten tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 6.Davacının yapmış olduğu 35,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 37.05 TL harç giderinin davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 8.Kalan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine, 9.Temyiz harcı peşin alındığından davalı şirketten harç alınmasına yer olmadığına, 22.05.2013 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/9194, K. 2013/9401, T. 22.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-9194-e-2013-9401-k-d2342aa2a094