Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/8083 E. 2013/15277 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/8083
- Karar No
- 2013/15277
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı.Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara,hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili,davacının 10.06.2009 tarihinde davalı işyerinde müşteri temsilcisi olarak aylık net 735.00 TL ücretle çalışmaya başladığını, 15.06.2011 tarihinde ödenmeyen 4.5 aylık ücretini talep etmesi üzerine işveren tarafından kovulmak suretiyle iş akdinin haksız ve ihbar öneline uyulmaksızın feshedildiğini,görüşmeler sonunda ücretlerinin ödenip tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatı ile ulusal ... ve genel tatil ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili,davacının 16.06.2011-18.06.2011 tarihleri arasında mazeretsiz ve izinsiz olarak işe gelmediğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını,resmi tatillerde çalışılmadığının mesai takip çizelgesinden anlaşıldığını ve işten ayrıldıktan sonra da alacaklarını alarak makbuz imzaladığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece,davacının son aylık net ücretinin davacı tarafça iddia edilen ücret seviyesinde olduğunun tespiti ile kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne,ulusal ... ve genel tatil alacağı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında davacıya 20.07.2011 tarihinde 1000,00 TL ödeme yapıldığı hususunda ihtilaf olmayıp ,uyuşmazlık işveren tarafından yapılan kısmi ödemenin işçinin hangi alacağına mahsup edileceği noktasında toplanmaktadır. İş sözleşmesinden ... para borçlarının kısmi ifasında, mahsubun ne şekilde yapılacağı ile ilgili 4857 sayılı İş Kanunu'nda özel bir düzenleme bulunmadığından, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri kapsamında sorun çözümlenmektedir. İşçinin işverenden bir alacağının, örneğin sadece kıdem tazminatı alacağının bulunduğu durumlarda, kısmi ödeme nedeniyle mahsup işlemi Borçlar Kanununun 101. maddesi çerçevesinde yapılacaktır. Dairemiz uygulamasına göre, temerrüde düşmüş olan işverenin yaptığı kısmi ödeme işçinin bu hususta beyanda bulunup bulunmadığına bakılmaksızın öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilmelidir. Borcun taksitle ödenmesi konusunda yapılan anlaşma aksi öngörülmemişse, kural olarak, işçinin faiz talebinden vazgeçtiğini kapsar. Ancak, bu sonuç işverenin taksit anlaşmasına uygun hareket etmesine bağlıdır. İşverenin taksitlerden birini zamanında ödememesi halinde, işçinin faizle ilgili feragati geçersiz hale gelir ve sadece ödenmeyen taksit için değil, tüm alacak için faiz talep hakkı doğacaktır. Bu durumda ödenmiş olan önceki taksitlerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubu gerekecektir. Kuşkusuz taksit sözleşmesinin işçinin serbest iradesi ile meydana gelmesi gerekir. İşçinin birden fazla alacağının söz konusu olması halinde, yapılan kısmi ödemenin hangi alacağa ilişkin olduğu işveren tarafından ödeme sırasında belirtilmemiş ve işçi tarafından da bu husus makbuzda gösterilmemiş ise,mahsup işlemi Borçlar Kanunu'nun 102. maddesine göre yapılacaktır. İş Kanunu'nda işçinin sözleşme ve kanundan ... alacaklarının muacceliyet ve vade zamanları konusunda değişik hükümler öngörülmüştür. 4857 sayılı İş Kanunu'na göre ücret en geç ayda bir ödenir (m.32/5). İş hukuku mevzuatımızda Basın İş Kanununun 14 üncü maddesi hariç, ücretin peşin ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle ücret, çalışılan ayı takip eden aybaşında muaccel hale gelmektedir. Fazla mesai, hafta tatili ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücretlerinin muacceliyet tarihleri normal aylık ücret gibidir. İşçinin ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti sözleşmenin feshi ile muaccel hale gelir. 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14 ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 120. maddesi uyarınca, işveren kıdem tazminatı borcu bakımından iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte temerrüde düşer. Yukarıda belirtilen diğer tazminat ve alacaklar bakımından ise, tarafların sözleşme ile kararlaştırdıkları ödeme zamanı ya da işçi tarafından gönderilecek ihtarnamede belirtilen ödeme günü itibariyle işverenin temerrüdü gerçekleşir. Somut olayda,Mahkemece 20.07.2011 tarihli para makbuzunda yapılan ödemenin hangi alacağa ilişkin olduğunun açıkça belirtilmemesi,davacı vekilinin 15.06.2011 ile 26.09.2011 tarihleri arasındaki ücret alacağına ilişkin bir ödeme olduğu ve davacının iş akdinin feshinden sonra işveren tarafından ücret alacakları ödendiği için ücret alacaklarının dava konusu yapılmadığı yönündeki beyanı nazara alınıp davalı tarafın ödeme itirazı kabul edilmeyerek hüküm kurulmuş ise de davalı işveren vekili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Ankara Bölge Müdürlüğünde 03.11.2011 tarihinde alınan beyanında 20.07.2011 tarihinde yapılan 1000,00 TL'lik ödemenin davacının Haziran 2011 ayına ait 15 günlük ücreti ile birlikte kıdem tazminatına ilişkin olduğunu belirtmiştir. Bu durumda yapılacak iş ;yapılan ödemenin davacının ücretinin yarısına karşılık gelen 367.50 TL'sinin ücret alacağına sayılarak bakiye 632.50 TL'sinin hesaplanan kıdem tazminatı tutarından mahsup etmektir. SONUÇ; Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.