Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/7173 E. 2013/8953 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/7173
- Karar No
- 2013/8953
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiğini, fesih gerekçesi olarak ... ile Petrol İş Sendikası arasında imzalanan 21.07.2011 tarihli protokole göre emekliliği hak etmesinin gösterildiğini, İş Kanunu'nun 18. maddesi emredici nitelikte olup sendikayla imzalanan protokol gereği feshin geçerli sebep teşkil etmediğini, ayrıca söz konusu protokolün mevcut TİS 24/II-c bendine ek fıkralar getirdiğini, 2822 sayılı Yasanın 5. maddesi TİS hükümlerinin yasa veya tüzük hükümlerine aykırı olamayacağını düzenlediğini, protokolün 4857 sayılı Yasanın 18. madde hükümlerini bertaraf edici nitelikte olduğunu ileri sürerek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine ve buna bağlı yasal haklarının belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, ... ile Petrol İş Sendikası arasında imzalanan ve yürürlükteki TİS 24/II-c fıkrasına düzenleme ilave eden 21.07.2011 tarihli protokolün 1/b. maddesinin ..54 yaşını dolduran erkeklerden emekli olmayı hak etmiş personelin iş akdi yaşını doldurduğu tarihi takip eden Ocak ve Temmuz aylarının son iş günü itibariyle ... tarafından ihbar önel ücreti ile kıdem tazminatı ödenerek tek taraflı feshedilebileceği yönünde düzenleme getirdiğini, bu protokol hükmü gereği davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini, protokolün geçerli olduğunu, TİS taraflarının TİS'te düzenlenen hak ve yükümlülüklerinin bir kısmını imzalanacak protokol ile her zaman değiştirebileceklerini, ...'e yeni alınan mavi yakalı personelin tamamının meslek lisesi ve meslek yüksek okulu teknik bölümü mezunu olduğunu, ...'in davacı gibi vasıfsız eleman çalıştırmasının beklenemeyeceğini, davacı gibi vasıfsız elemanların mağdur edilmeyip emekliliğe hak kazandığı tarihe kadar çalıştırıldığını, emekliliği hak etmesini takiben de protokol gereği her türlü yasal hakkı ödenmek suretiyle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece fesih yazısından da anlaşıldığı üzere davacının iş sözleşmesi Petrol-İş ile ... Petrokimya Holding AŞ. arasında imzalanan protokol gereği sona ermiştir. TİS'in tarafları TİS hükümlerini değiştirebilecekleri gibi yeni hükümler de koyabileceklerdir. Bu değişiklikler işçi lehine olabileceği gibi aleyhine de olabilir. Gerek Toplu İş Sözleşmesinde gerek iş sözleşmesinde belli bir yaşın dolması veya yaşlılık aylığına hak kazanılmasının geçerli bir fesih nedeni olarak kabul edilebilmesi için işverence objektif ve genel olarak uygulanması halinde mümkündür. TİS'e protokolle eklenen bu hükmün genel ve objektif olduğu taraf tanıklarınca da ifade edilmiştir. Bu durumda fesih işleminin geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun'un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Somut olayda; davacıya 24.01.2012 tarihinde tebliğ edilen fesih bildirimiyle "..54 yaşınızı tamamlamış ve 12.10.2003 tarihi itibariyle Sosyal Güvenlik Kurumundan emekliğinizi hak etmiş bulunmaktasınız. Buna göre iş akdiniz, işyeri sendikası ile yapılmış olan 21.07.2011 tarihli protokol hükümleri doğrultusunda, yasal hakların peşin ödenmek suretiyle 31.01.2012 tarihi itibariyle feshedilmiş bulunmaktadır." denilerek iş sözleşmesi feshedilmiştir. Uyuşmazlık işverenle TİS tarafı Petrol İş Sendikası arasında imzalanan TİS eki protokol gereğince emekliliği hak etmesi nedeniyle yapılan feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı noktasındadır. 21.07.2011 tarihli protokolde; TİS'in suçsuz çıkarmalar başlıklı 24. maddesinin 2/c fıkrasına ek hükümler getirildiği, 50 yaşını dolduran kadın ve 55 yaşını dolduran erkek personelin hizmetinin bir yıl daha uzatılmasının ... tarafından gerekli görüldüğü hallerde Petrol İş Sendikası'ndan olumlu görüş alınacağı, 49 yaşını dolduran kadın ve 54 yaşını dolduran erkek işçilerin emekli olmayı hak etmeleri halinde yaşını doldurduğu tarihi takip eden Ocak ve Temmuz aylarının son iş günü itibariyle işverence ihbar öneline ait ücreti ve kıdem tazminatı ödenmek suretiyle tek taraflı olarak iş sözleşmelerinin feshedilebileceği, halen çalışan okur-yazar, ilkokul, ortaokul, lise mezunu olup teknik olmayan unvanlarda çalışan (tüm destek ve işlem elemanı unvanlı, fotoğraf, idari işler, iş takip, satın alma, sicil ve tahakkuk, kontrol elemanı gibi) personelin iş sözleşmelerinin emekliliğe hak kazandığı tarihi takip eden Ocak ve Temmuz aylarının son iş günü her türlü hakları ödenmek suretiyle işverence tek taraflı olarak feshedileceği, daha önceden olduğu gibi kendi isteğiyle ayrılmak isteyenlerin de her türlü hakları ödenmek suretiyle işlerine son verilmeye devam edileceği, ancak gönüllü olarak ayrılmak isteyenlerin çok olması halinde işverenin gerek duyduğunda personelin talep ettiği fesih tarihini 6 ay öteleyebileceği kararlaştırılmıştır. Somut olayda; davalı işverenle davacı işçinin üyesi olduğu sendika arasında yapılan 21.07.2011 tarihli protokolde 54 yaşını dolduran erkeklerden emekli olmayı hak etmiş personelin iş akdini yaşını doldurduğu tarihi takip eden Ocak ve Temmuz aylarının son işgünü itibariyle işverene geçerli fesih imkanı tanımış ise de bu protokolden sonra 01.08.2011 tarihinde imzalanan 01.01.2011-31.12.2012 yürürlük tarihli TİS'de bu hükümlere yer verilmemiş ayrıca bu protokolde 01.08.2011 tarihinde imzalanan TİS'in yürürlük tarihleri arasında uygulanacağına dair bir düzenlemeye de yer verilmemiştir. Böyle olunca, 01.08.2011 tarihinde imzalanan TİS'nin protokol hükümlerine yer vermediği, protokol hükmünü değiştirdiği kabul edilmelidir. Bu durumda; davacının iş sözleşmesinin feshi TİS hükümlerine uygun olmadığına göre, yapılan fesih geçersizdir. Davanın kabulüne, feshin geçersizliğine ve işe iadesine, işe başlatmama tazminatının davacının kıdemi ve emekliliği hak etmiş olması nedeniyle 4 aylık brüt ücreti tutarında ve boşta geçen süre ücretinin de 4 aylık ücreti tutarında belirlenmesine karar verilmek gerekirken davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE, 3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 24.30 TL harçtan peşin alınan 21.15 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.15 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacının yapmış olduğu 95.80 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ye göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider ve delil avansından artan miktarın ilgilisine iadesine, 9-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, 15/05/2013 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.