Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/6621 E. 2013/13878 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/6621
- Karar No
- 2013/13878
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalı bankada çalışmakta iken 11/08/2010 günü saat 12,40'da son müşteri de bankadan çıkmak üzere iken öğlen tatili için dışarıya yöneldiğini, bu sırada operasyon yöneticisinin "nereye gidiyorsun" diyerek bağırmaya başladığını ve kendisine hakaret ettiğini, bu şekilde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/2-b maddesi ile düzenlenen ve işçiye haklı sebeple derhal fesih hakkı veren hadisenin gerçekleştiğini, iş akdini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, diğer işçilik alacakları ile birlikte kıdem tazminatı isteğinin hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı, ihtarname ve dava dilekçesinde iş akdine haklı gerekçe ile fesih nedeni olarak gösterilen olayın davacı tarafça yansıtıldığı gibi gerçekleşmediğini, sadece o gün için öğlen arasında çalışması gerektiğini bildiği halde üstü konumundaki operasyon yöneticisine sert bir şekilde öğlen tatiline çıkacağı yönünde cevap verdiğini ve operasyon yöneticisinin de işin aciliyetini belirterek, iftardan önce işlerin bitmesi için davacıyı uyardığını, kesinlikle hakaret söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı işçinin iş akdini haklı nedenle feshettiğini ispat edemediği gerekçesi ile kıdem tazminatı isteğinin reddine karar verilmiştir. İş sözleşmesinin işçi tarafından haklı olarak feshedilip feshedilmediği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Öncelikle, davacının işveren temsilcisi konumundaki çalışan ile ara dinlenmesi zaman dilimi olan öğle tatilinin başlama saatinde öğle tatiline çıkma hususunda tartışma yaşadığı, davacının iş akdini haklı olarak feshettiği iddiasının aynı işyerinde çalışan tanıkların beyanları ile doğrulandığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, işyerinde öğle tatilinde çalışılacağı ve bu çalışma nedeni ile mesainin çalışılan süre kadar erken biteceği hususunda herhangi bir yazılı belge veya işyeri uygulaması bulunmadığı; davacı işçinin öğle tatilini kullanmasına izin verilmemesi, çalışmak zorunda olmadığı saatte çalışmaya zorlanması nedeni ile iş akdinin 4857 sayılı Kanunu'nun 24/II-f maddesi uyarınca davacı işçi tarafından haklı olarak feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda kıdem tazminatı isteğinin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. O halde davacı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 05.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.