Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/5676 E. 2013/14125 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/5676
- Karar No
- 2013/14125
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalı işyerinde uçak ve gemi servisleri müdürü olarak görev yaptığını ve iş akdinin haklı neden olmaksızın işveren tarafından feshedildiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ve Temmuz ayındaki 15 günlük ücret zammı alacağının ödetilmesini istemiştir. Davalı, davacının görevi sırasında şirketin zararına ve kendi yararına yolsuzluk yaptığının tespiti üzerine iş akdinin ahlak ve doğruluk kurallarına uymayan davranış nedeniyle sona erdirildiğini ve davacı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu sanık hakkında ceza davası açıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, yapılan feshin haklı nedene dayanmadığının kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma alacağının kabulüne ücret zammı alacağının reddine karar verilmiştir. İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 25'inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. Somut olayda, davacının, iş akdinin devamı sırasında, çalışma sistemine göre usulen böyle bir ödemenin bulunmamasına rağmen, konteynır dolum işlerinde hamaliye ücreti adı altında kestiği makbuzların karşılığını davalı şirketten tahsil ettiği, bu rakamların zaman içinde bir yılda 15-20.000,00 TLyi bulan meblağlara ulaşması üzerine muhasebe elemanlarının dikkatini çektiği ve davacının şahsi bilgisayarında yapılan incelemede, davacının Akbank Alsancak Liman Şubesindeki şahsi hesabına ait ekstreden, davalı şirketçe koyteynır dolum ücreti için kesilen meblağlara yakın paraların aşağı yukarı aynı miktar ve tarihlerde davacının hesabına yatırıldığının belirlenmesi üzerine hakkında suç duyurusunda bulunulduğu; sanık hakkında açılan ceza davasının mahkemece delil yetersizliğinden beraatine karar verilmekle sona erdiği ve sonradan zamanaşımından dolayı ortadan kaldırıldığı görülmüştür. Ceza hakiminin verdiği delil yetersizliğinden beraat kararlarının hukuk hakimini bağlamayacağı ilkesi de göz önünde tutularak, dosyaya sunulan konteynır dolum ücretlerine ait makbuzların tarih ve miktarları ile davacının Akbank Alsancak Liman Şubesindeki şahsi hesabının bilirkişi marifetiyle karşılaştırılması yapılarak, davalının fesih gerekçesinin haklı olup olmadığının tespiti ile çıkacak sonuca göre kıdem ve ihbar tazminatı talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının kıdem ve ihbar tazminatı hesabına yönelik temyiz itirazların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.