Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/5450 E. 2013/12836 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/5450
- Karar No
- 2013/12836
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, sözleşmesinin haksız feshedildiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacının 12.04.2010 tarihinde müvekkili şirket adına fason üretim yaparak şirket müşterisi olan TOYOTA’ya sevkiyat yapan ... Otomotiv Ürünleri A.Ş’de geçici olarak görevlendirildiğini, davacının geçici görev süresi boyunca görevinin parçaların müşteriye sevk edilmesinden önce kalite kontrol işlemlerinin yapılması işi olduğunu, Ekim 2010 tarihinde davacının geçici görevinin sona erdiğini, Ekim ayının ikinci haftası sonunda davacının müvekkil şirketin bir başka çalışanı olan ...’e iş devrini yaptığını, Ekim ayının 3. haftasında davacının müvekkil şirketteki görevine geri döndüğünü, davacının ... çalışanlarından ...’a mesaj atarak, ...'in kontrol edip sevikayata hazırladığı ürünlerin üzerinden braketi sökerek bilerek ürüne zarar vermesi ve bu şekilde müşteriye kusurlu mal gitmesi yönünde telkin ve talimatlarda bulunduğunu, ...'in müşteriye kusurlu ürün göndermesi halinde davacının yeniden ...’ta çalışabileceği şeklinde plan yaptığı, davacının kendi menfaatleri doğrultusunda hem müvekkili şirketi zarara uğratacağını ve müşteri karşısında zor bırakacağını hem de müvekkil şirket çalışanlarından ...'in görevinden alınmasına sebebiyet olacak ahlaka ve hukuka aykırı davranışlarında bulunduğunu, davacının resmen sabotaj planladığını ve bu sabotajı gerçekleştirebilmek için ... çalışanına ahlaka aykırı talimatlar vermeye çalıştığını bu nedenlerle davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ve kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davacının 7 yıllık bir kıdeme sahip olduğu, feshe konu davranışı dışında aleyhine hiçbir tutanak, bilgi ve belge bulunmadığı, davacının ... isimli işçiye uyulması gereken talimatlara aykırı davranması telkininin 4857 sayılı Yasanın 25/ll-e bendinde yazılı ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller kapsamında değerlendirilemeyeceği, feshin haklı neden değil geçerli bir fesih mahiyetinde olduğu gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir. İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. Somut olayda davacı bağlı olduğu şirketin birlikte çalıştığı ... Şirketinin üretip davalı adına gönderdiği ürünlerde hataya sebebiyet verdirerek başka bir çalışanın görevinin değiştirilmesine ve hatta çıkarılmasına yolaçabilecek eylemlerde bulunması için ... isimli işçiye “Günaydın kardeşim operasyonu yaptın mı ses çıkmadı henüz; yapınca yaz bana; 0235 varya braketin dibindeki klipsi sök ama kaşe basılıyorya hani tarihi net olarak okunandan sök tamam mı?” şeklinde mesajlar gönderdiği, gönderilen mesajların davacı savunmasında geçtiği üzere şaka sınırları içerisinde kalmadığı, yapılmasını telkin ettiği eylemin davalı şirketin müşteri ilişkilerine de zarar verebileceği dikkate alındığında eylemin doğruluk ve bağlılığa uygun olmadığı açık olduğu halde mahkemece aksi yönde değerlendirme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. SONUÇ;Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 08.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.