Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/5394 E. 2013/13959 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/5394
Karar No
2013/13959
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı-karşı davalı işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini belirterek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini belirterek asıl davanın reddini, davacı ihbar öneline uymadan sözleşmeyi feshettiğinden eğitim gideri ile ihbar tazminatının davalı işçiden tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, davacının eylemi nedeniyle savcılık tarafından takipsizlik kararı verilmesi nedeniyle işverenin fesih nedenini ispatlayamadığı, davacının işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle fesih ettiğini belirtilerek asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise eğitim giderinin davacının yaptığı iş gereği işverence yapılması gereken masraflardan olduğu bu nedenle iadesinin istenemeyeceği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gereken ücret ve davalı-karşı davacı yararına hükmedilecek avukatlık ücreti konusunda taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. Kıdem tazminatı hesabında esas alınacak ücret, işçinin son ücretidir. Başka bir anlatımla, iş sözleşmesinin feshedildiği anda geçerli olan ücrettir. İhbar öneli tanınmak suretiyle yapılan fesihte önelin bittiği tarihte fesih gerçekleştiğinden, önelin bittiği tarihteki ücret esas alınmalıdır. Bildirim öneli tanınmaksızın ve ihbar tazminatı da ödenmeden (tam olarak ödenmeden) işverence yapılan fesih durumunda ise, bildirim öneli sonuna kadar işyerinde uygulamaya konulan ücret artışından, iş sözleşmesi feshedilen işçinin de yararlanması ve tazminatının bu artan ücret esas alınarak hesaplanması gerekir. Kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gereken ücret, işçinin brüt ücretidir. O halde, kıdem tazminatı, işçinin fiilen eline geçen ücreti üzerinden değil, sigorta primi, vergi sendika aidatı gibi kesintiler yapılmaksızın belirlenen brüt ücret göz önünde tutularak hesaplanır. Kıdem tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde 4857 sayılı İş Kanununun 32 nci maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler göz önünde tutulur. Buna göre ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınır. İşçiye sağlanan özel sağlık sigortası yardımı ya da hayat sigortası pirim ödemeleri de para ile ölçülebilen menfaatler kavramına dahil olup, tazminata esas ücrete eklenmelidir. Satış rakamları ya da başkaca verilere göre hesaplanan pirim değişkenlik gösterse de, kıdem tazminatı hesabında genişletilmiş ücret kavramı içinde değerlendirilmelidir. Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücreti tespit edilirken aylık 88.00 TL yemek ücreti brüt ücrete ilave edilmiştir. Ancak bilirkişi yemek ücreti hesabını hangi kriterlere göre belirlediğini açıklamamıştır. Bu nedenle yemek ücretinin tespiti dosya kapsamına göre afaki kalmıştır. Davalı-karşı davacı vekilinin dosyaya sunduğu işyerindeki çalışan işçilerin yemek ücretini gösteren belgeye göre bir işçinin günlük yemek bedeli 3.00 TL‘dir. Bu nedenle mahkemece yapılması gereken davacının kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücretini davalı-karşı davacı tarafından sunulan belgenin esas alınması suretiyle hesaplamaktır. Bu husus gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olmuştur. Ayrıca yapılan yargılama neticesinde asıl davada davacının ücret alacağı reddedilmesine rağmen davalı-karşı davacı yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek avukatlık ücretine hükmedilmemesi de hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı-karşı davacıya iadesine, 05.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/5394, K. 2013/13959, T. 05.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-5394-e-2013-13959-k-8e8d9facfd68