Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/3658 E. 2013/6658 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/3658
Karar No
2013/6658
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalı bankada 16.07.1997-14.02.2011 tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davalı bankanın fesih bildiriminde koruma ve güvenlik hizmetinin üçüncü firmalardan alınması kararı neticesinde iş sözleşmesinin feshedildiğinin öne sürüldüğünü, davalı banka yetkilileri tarafından yapılan bir duyuru ile güvenlik görevlisi personelinin, bankanın yapacağı bir sınava tabi tutulacağının ve sınavda başarılı olanların ihtiyaç olan şubelerde banka elemanı olarak görev alacağının bildirildiğini, sınavı kazandığını ancak mailleri kapatıldığı için sınavı kazandığına ilişkin mailden suret alamadığını, yapılan feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanununun 29.maddesi çerçevesinde feshedildiğini, söz konusu madde gereğince işverenin gerekli prosedüre uyarak ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya işin gerekli sonucu toplu işçi çıkarmak istediğinde toplu çıkarma yapabileceğini, toplu işten çıkarmanın haklı ve geçerli bir sebebe dayandığını, davacının sözleşmesinin haklı ve geçerli nedenle feshedildiğini ve tüm yasal haklarının kendisine ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı banka yönetim kurulu kararı çerçevesinde Genel Müdürlük, Bölge Müdürlüğü ve şubelerin güvenlik hizmetinin üçüncü firmadan alınmasına karar verilmesi üzere Türkiye genelinde güvenlik görevlisi olarak istihdam edilen 372 kişiden toplam 221 kişinin iş sözleşmesinin feshedildiği, 146 kişinin davalı bankada ağırlıklı olarak gişe memuru olmak üzere değişik pozisyonlarda istihdam edildiği, davalı bankanın 146 güvenlik görevlisini başka şekilde çalıştırmaya devam etmesi, bunlardan 128 kişinin gişe memuru olarak çalıştırılması dikkate alındığında subjektif kriterlerle çalışanı teste tabi tutup sonrasında sınavı veremedin diyerek işine son vermesi tutarlı, ölçülü ve gerekli bir tutum ve işlem olmadığı gerekçesi ile davacının işe iadesine ve işçilik haklarının verilmesine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda, davacının davalı işyerinde güvenlik görevlisi olarak görev yaptığı, bankanın aldığı Yönetim Kurulu kararı ile güvenlik hizmetlerinin profesyonel olarak bu işi yapan firmalardan hizmet alımı şeklinde alınmasına karar vermesi nedeniyle davacının da aralarında bulunduğu güvenlik görevlilerinin tümünün işine son verildiği sabittir. İş akitlerinin feshinden önce davalı işveren tarafından söz konusu personele yönelik bir sınav açarak bu sınavı kazananları bankada başka birimlerinde görevlendirileceğinin bildirildiği, hatta işine son verilen 221 kişiden 146 sının bankada ağırlıklı olarak gişe memuru olarak görevlendirildiği de dosya içeriğinden açıkça anlaşılmaktadır. Yerleşik yargı kararlarına göre, davacının güvenlik birimini tümden kapatması nedeniyle işçilerin iş akitlerinin feshi geçerli bir fesihtir ve bu nedenle verilen birçok işe iade talebinin reddine dair mahkeme kararları ilgili dairelerce onanarak kesinleşmiştir. Ne var ki davacı, banka tarafından açılan sınavı kazandığını ancak teknik aksaklıklar nedeniyle sisteme girerek buna dair belgeleri dosyaya sunamadığını bildirmiş olup mahkemece davalı işverene yazı yazılarak davacının bu iddiası hakkında belge olup olmadığı, sınava girip girmediği ve girmişse sınav sonucu araştırılmadan eksik araştırma ile davanın kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Yapılacak iş, davacının banka tarafından açılan sınava girip girmediği ve girmiş ise sınavı kazanıp kazanmadığının davalı işyerine yazılacak yazı ile tespiti ve sınavı kazanmış ise bankanın daha önce sınavı kazanan elemanlarını bankada değişik birimlerde işe başlattığı gerçeği karşısında davacının iş akidinin feshi haksız olacağından davacının işe iadesine karar vermek, davacının sınava girmemiş ya da sınavı kazanamamış olması halinde ise akdin feshi geçerli nedene dayandığından işe iade talebinin reddine karar vermekten ibarettir. O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 15.4.2013 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/3658, K. 2013/6658, T. 15.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-3658-e-2013-6658-k-a0fac3644815